Tahtalı, Balçova, Ürkmez ve Gördes barajlarında son durum ne? İZSU açıkladı
2026’nın ilk haftaları, İzmir’in su dengesi açısından dönüm noktası niteliği taşıdı. Geçtiğimiz yıl boyunca kaydedilen toplam 432,1 kilogramlık yağış miktarı, bu yıl yalnızca ilk 44 günde 436,3 kilograma ulaştı. Böylece kent, daha yılın başındayken 2025’in toplam yağış verisini geride bırakarak dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Veriler, İzmir’de yağış rejiminin kısa sürede belirgin şekilde değiştiğine ve kentin su dengesinde kayda değer bir dönüşüm yaşandığına işaret etti.
YILIN İLK AYLARINDA YAĞIŞ REKORU
Yılın daha ilk bir buçuk ayında ortaya çıkan veriler, İzmir’de yağışların alışılmış düzeylerin üzerine çıktığını ortaya koydu. Ocak ayında metrekareye düşen yağış 223,7 kilogram olarak ölçülürken, şubatın sadece ilk 13 gününde 212,6 kilogram seviyesine ulaşıldı. Böylece yaklaşık 45 günlük kısa bir sürede, geçen yılın 12 aylık toplam yağış miktarı aşılmış oldu. Uzmanlara göre özellikle kış döneminde etkili olan güçlü hava sistemleri, kent genelinde geniş alanlara yayılan ve yüksek miktarlara ulaşan yağışlara neden oldu.
![]()
Bu yükseliş, “Barajlar beklenen seviyeye ulaştı mı?” sorusunu da gündeme taşıdı. Toplam yağış miktarı dikkat çekici bir artış gösterse de bazı barajlarda doluluk oranlarının hala arzu edilen düzeye erişmediği ifade edildi.
YAĞIŞ DAĞILIMINDAKİ FARKLILIK
Yağışların hem zamansal dağılımı hem de havzalara göre farklılık göstermesi, su rezervlerinin tüm bölgelerde eşit oranda yükselmemesine neden oldu. Bu tablo, yüksek yağış miktarına karşın su yönetimi konusunun önemini koruduğunu ortaya koydu.

TAHTALI BARAJI DOLULUK ORANI
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre kentin ana içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda aktif doluluk oranı yüzde 38,51 seviyesinde bulundu.
YAĞIŞLAR GÖRDES BARAJINI HAREKETE GEÇİRDİ
Yılın ilk günlerinde kritik seviyeleriyle dikkat çeken Gördes Barajı, 30 Ocak’ta doluluk oranının yüzde 0’a gerilemesiyle alarm vermişti. Bu düşüş, rezervin neredeyse tamamen tükendiğini ortaya koydu. Ancak 31 Ocak’ta etkili olmaya başlayan yağışlarla birlikte barajda yeniden toparlanma süreci başladı ve ilk ölçümde doluluk oranı yüzde 0,42’ye yükseldi. Kısa sürede yaşanan bu değişim, barajın yeniden su tutmaya başladığını gözler önüne serdi.
DOLULUKTA YAVAŞLAMA AMA YUKARI EĞİLİM SÜRÜYOR
Şubat ayındaki kuvvetli yağışlar doluluk oranını kademeli olarak yukarı taşıdı. 25 Şubat’ta yüzde 26,60 olarak açıklanan seviye, 26 Şubat’ta yüzde 27,18’e yükseldi. 27 Şubat’ta artışın durarak aynı oranda kaldığı görüldü. 28 Şubat’ta açıklanan veride ise doluluk yüzde 27,39’a çıkarken bugün ise bu oran 27,57’ye yükseldi. Bu tablo, sert yükseliş döneminin ardından artış hızının yavaşladığını, ancak yukarı yönlü eğilimin tamamen sona ermediğini ortaya koydu.

UZMAN DEĞERLENDİRMESİ
Uzmanlara göre kısa sürede yaşanan bu artış olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de tek başına kalıcı bir rahatlama anlamına gelmiyor. Rezervlerin sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde güçlenebilmesi için yağışların düzenli aralıklarla ve mevsim normallerine uygun şekilde sürmesi gerektiği vurgulanıyor. Aksi takdirde, hızlı yükselişlerin ardından yeniden durgunluk ya da düşüş eğiliminin görülebileceği ifade ediliyor.

İzmir'de yağışa rağmen barajlarda dikkat çeken durgunluk
İZSU’DAN SON RAKAMLAR: İZMİR BARAJLARINDAKİ DOLULUK ORANI
Açıklanan verilere göre:
- Tahtalı Barajı: %38,51
- Balçova Barajı: %89,15
- Ürkmez Barajı: %100,00
- Gördes Barajı: %27,57
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %72,48
BARAJ TAM DOLU, ANCAK TEHLİKE SÜRÜYOR
Ürkmez Barajı’nda doluluk oranı yüzde 100 seviyesini koruyor. Son verilere göre baraj tam kapasiteyle su tutmayı sürdürürken, kısa vadede su arzı açısından güçlü ve güven verici bir tablo ortaya çıkmış durumda.
Uzmanlar, tek bir barajın tamamen dolu olmasının uzun vadeli su güvenliği için tek başına yeterli bir garanti sağlamadığını vurguluyor. İklim dalgalanmaları ve yaz aylarında artan su tüketimi göz önünde bulundurulduğunda, sürdürülebilir bir denge için yağışların düzenli, zaman içinde yayılmış ve havzalar arasında dengeli şekilde devam etmesi gerekiyor. Aksi halde yüksek doluluk oranları yalnızca kısa süreli bir rahatlama ile sınırlı kalabiliyor.
BARAJLARDA TAM DOLULUK NE DEMEK?
Bir barajın yüzde 100 doluluk seviyesine ulaşması, toplam depolama kapasitesinin teknik olarak öngörülen üst sınırına kadar suyla dolduğu anlamına gelir. Bu seviye taşma noktası değil, güvenli işletme kotunun tamamlandığını ifade eder. Maksimum su kotuna ulaşıldığında barajlardaki denge; kontrollü su bırakımı, kapak yönetimi ve anlık ölçümlerle korunur.
Özellikle İzmir gibi büyük şehirlerde “tam doluluk”, su arzı açısından güçlü bir gösterge olarak kabul edilir ancak bu durum tek başına uzun vadeli güvence anlamı taşımaz.
İZMİR’DE BARAJ DOLULUK ORANLARI NEDEN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR?
İzmir’de açıklanan baraj doluluk oranları, kentin içme ve kullanım suyu planlamasında temel veri niteliği taşıyor. Su ihtiyacının büyük bölümü İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından işletilen barajlardan karşılandığı için günlük doluluk verileri yalnızca mevcut rezervi değil, önümüzdeki aylara ilişkin projeksiyonları da doğrudan etkiliyor.
Doluluk oranlarındaki değişim; yağış performansı, tüketim dengesi ve mevsimsel beklentilerle birlikte değerlendiriliyor. Bu nedenle İzmir barajlarındaki her artış ya da düşüş, su yönetimi açısından kritik gösterge kabul ediliyor.
İZMİR BARAJLARINDA KURAKLIK RİSKİ NASIL ÖLÇÜLÜYOR?
Kuraklık değerlendirmesi yalnızca anlık doluluk yüzdesine göre yapılmıyor. Uzmanlar üç temel başlığı birlikte ele alıyor:
Meteorolojik kuraklık: Uzun yıllar yağış ortalamalarının altında kalan dönemler
Hidrolojik kuraklık: Baraj ve yer altı su seviyelerindeki düşüş
Tarımsal kuraklık: Toprak nemi ve sulama ihtiyacındaki artış
İzmir’de özellikle Tahtalı Barajı ve Gördes Barajı gibi büyük rezervuarlar, su güvenliği açısından belirleyici rol oynuyor. Son yağışlarla doluluk oranlarında yükseliş görülse de uzun vadeli ortalamalar ve yaz dönemindeki tüketim artışı birlikte analiz ediliyor.
İZMİR BARAJLARINDA DOLULUK ORANI HESAPLAMASI NASIL YAPILIYOR?
Barajlardaki su seviyesi, sensörler ve otomatik ölçüm sistemleri aracılığıyla düzenli olarak takip ediliyor. Ölçülen mevcut su hacmi, barajın maksimum depolama kapasitesiyle karşılaştırılıyor ve sonuç yüzdelik oran olarak hesaplanıyor.
Bu veriler İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından kamuoyuna açıklanıyor ve su planlamasında temel referans olarak kullanılıyor.
YAĞIŞLAR İZMİR BARAJ DOLULUK ORANLARINI NASIL ETKİLİYOR?
Baraj doluluk oranlarındaki artış yalnızca yağmur miktarına bağlı değil. Yağışın süresi, şiddeti ve havzanın su toplama kapasitesi belirleyici oluyor.
Kısa süreli yoğun sağanaklar, yüzey akışını artırarak özellikle büyük havzalarda hızlı doluluk artışı sağlayabiliyor. Ancak istikrarlı yükseliş için mevsim normallerine uygun ve zamana yayılan yağışlar daha etkili kabul ediliyor.
Son dönemdeki yağışlarla İzmir barajlarında görülen artış olumlu bir tablo ortaya koysa da, su güvenliği değerlendirmelerinde uzun vadeli veriler belirleyici olmaya devam ediyor.