Faik Öztrak: Aileyi siyasete sokan biz değiliz, Erdoğan

Faik Öztrak: Aileyi siyasete sokan biz değiliz, Erdoğan

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin basın toplantısında konuştu. Konuşmasına Hocalı Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak başlayan Öztrak’ın gündeminde esnafın durumu, ekonomik kriz vardı.

“Bugün sürekli patinaj yapıyorsak, ekonomik kriz ve devlet krizi, sağlık krizi, her gün daha da derinleşiyorsa, ülke ve millet buhrandaysa nedenleri işte bu çürük anlayışta aranmalıdır”  diyen Öztrak’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“128 dolar nerede?”

Bu organize çığırtkanlığın son örneğini, milletimiz adına, Merkez Bankası’nın buharlaştırılan, 128 milyar dolar rezervinin,  hesabını sorarken gördük.  Biz bu konuyu aylardır ısrarla soruyoruz. Milletin 128 milyar doları ne oldu? Bunu sorduk diye, etmedik hakareti bırakmadılar. Elbette kötü söz sahibine aittir. Nihayet, Saray’ın kibirlisi, İstanbul İl Kongresinde çıktı, bu döviz rezervlerinin satıldığını söyledi. Bu itiraf önemli,  ancak “yeterli” değil. Milletin 128 milyar dolarının, “Kime”, “Nasıl”, “Kaçtan” satıldığını da açıklamaları gerekiyor. Damat göreve başladığında, bu ülkede 28 milyon 694 bin kişinin işi, gücü vardı. Damadın görev süresinde bu sayı 27 milyon 140 bin kişiye düştü kimin yönetiminde iş, güç sahibi 1,5 milyon yurttaşımız işinden oldu? Ve kimin yönetiminde bu ülkede işsizlerin sayısı 11 milyonu aştı, milletimiz işsizlik tsunamisinin altında kaldı. Bu milleti kış gününde sokaklarda soğan, patates kuyruklarına, iş kuyruklarına kim soktu? Elbette kayınpeder damat ikilisi… Başarıları buysa, Allah, milletimizi başarısızlıklarından sakınsın.

“Aileyi siyasete sokan biz değiliz”

Şimdi bir de yeni moda çıktı. Biz “damat” deyince, yandaş yorumcular, “Aileyi siyasete karıştırmayın” diye akıl veriyorlar. Ama milletimiz görüyor… Aileyi siyasete sokan biz değiliz, damadını Bakan yapan, Erdoğan… Devleti şirket gibi yönetmeye kalkan da Erdoğan… Madem damat bu kadar başarılıydı,  bu buhranın ortasında neden görevinden affedildi. Damat Bakan başarılıysa, Erdoğan Merkez Bankası Başkanını damada sormadan neden görevden aldı? Hakikatler ortada. Mızrak çuvala sığmıyor. Damat görevden ayrılırken, halefine “devir teslim” bile yapmadı. Instagram’dan attığı mesajla, “At izi it izine karıştı,  Allah sonumuzu hayreyleye” dedi. Sonra çekti, gitti.

Döviz ihale tablolarına ilişkin konuşan Öztrak şöyle devam etti:

Bakın daha önce usulüne ve hukuka uygun yapılan, Müdahale ve döviz satım ihalelerini, Merkez Bankası gün, gün açıklamış. Dalgalı kur rejiminde, döviz piyasasına nasıl müdahale edileceği bellidir. Ya piyasaya “doğrudan müdahale” edersiniz. Ya da “ihale yöntemiyle” döviz alıp, satarsınız. Merkez Bankası daha önce de,  döviz piyasasına doğrudan müdahale etti. Döviz aldı, döviz sattı. Bunları da en geç 15 gün sonra kamuoyuna açıkladı. En son “döviz satım müdahalesi” 23 Ocak 2014’te yapılmış. En son “döviz satım ihalesi” ise 27 Nisan 2016’da görünüyor. Ama bu tarihten sonra, döviz piyasasına yapılan müdahalelere ilişkin hiçbir kayıt yok.  Şimdi ben de buradan soruyorum. Merkez Bankası Kanunu’nun 22. Maddesine göre: Ülkemizin altın ve döviz rezervlerinin yönetimine ilişkin,  ,usul ve esasların tespiti ile gerekli düzenlemelerin yapılması, Banka Meclisi’nin görev ve yetkisindedir.  Ülkemizin 128 milyar dolar rezervi satılmış. Bugüne kadar böyle bir rezerv satışı yok. Bunu Merkez Bankası, Banka Meclisi’nin belirlediği, hangi usul ve esaslara göre yaptı açıklayın. Bu Başkan Yardımcısı halen görevde mi? Biz tüm bu sorulara, kızmadan, bağırmadan, çağırmadan, gırtlağınızı patlatmadan, hakaret etmeden, cevap vermenizi bekliyoruz.

Hatay'da AKP Gençlik Kolları'nın çalgılı çengili eğlendiği görüntüleri göstererek "Erdoğan salonları lebalep doldurttuğu partililerine teşekkür ederse, Hatay’da AK Parti Gençlik Kolları da işte bunları yapar" diyen Öztrak şu ifadeleri kullandı:

"Bir tarafta çalgı çengi diğer tarafta yoksulluk"

Bu yapılanlar dükkânını kapattığınız esnaflarımıza ayıptır, aylardır tedbirli davranan milletimize yazıktır, virüsü bu şekilde yaymak çok büyük günahtır. Millet kâbusu yaşarken, AK Partililer rüyada yaşıyor. Milletimizin çocukları salgında yaşama tutunmaya çalışıyor. Dün, Kuryeci gençlerimiz partimizdeydi. Bir de onların sözlerini izleyin. İki ayrı Türkiye var. Bir tarafta debdebe, çalgı, çengi; diğer tarafta yoksulluk ve yaşam mücadelesi.  “Sana yasak”,  “Bana yasal” diyerek, salgınla nasıl mücadele edilir?  Edilemiyor da zaten. Günlük vaka sayıları yeniden 10 binlere yaklaştı. Vaka sayıları patladı gidiyor.

Fahrettin Koca'ya yanıt

Bu arada Sağlık Bakanı’nın dün yaptığı açıklamaları yadırgadık. Dünkü açıklamalardan ne biz, ne de milletimiz bir şey anladı. Damat galiba, “at izi it izine karıştı” derken haklıymış. Saray kabinesinde, “Davul kimin belinde,  tokmak kimin elinde” belli değil. Devlet krizi işte tam da budur.  Sayın Sağlık Bakanı, Çin’den gelen 1 milyon doz aşının, ücretsiz olduğunu gösteren beyannameyi kabul eden Bakan kim?  Aşılara 12 dolar ödedim diye fatura kesen DMO’dan sorumlu Bakan kim? Hazine ve Maliye Bakanı. Cevap vermesi gereken bu Bakan.  Peki, size bu açıklamayı kim yaptırdı Sayın Bakan? Anlaşılıyor ki sizi yemek isteyenler var.

Bizim sorumuz gayet açık. Gümrükten ücretsiz gelen 1 milyon doz aşıya, DMO 12 milyon dolar ödediyse, bu 12 milyon dolar kime, hangi amaçla gitti? Bunları ticari sır diyerek saklayamazsınız. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Milletimiz herkesin ne yaptığını biliyor. Kim yanında, kim değil görüyor. Bunlara notunu veriyor. Artık bunların millete verecekleri bir şey kalmadı. Sözleri tükendi. Kes yapıştır konuşmalara kaldılar. Metal yorgunular. Miatlarını doldurdular. Millete hizmet edemiyorlar. Milletin derdine derman olamıyorlar. Şahsım Hükümetinin beyin ölümü gerçekleşti. Artık fişi çekip, bu çaresizliğe son vermesi için milletin hakemliğine gitme vaktidir. Seçim sandığını milletin huzuruna getirin. Milletle daha fazla inatlaşmayın"