40 bin kişinin atığı doğrudan Akdeniz'e akıyor!
Akdeniz’in giriş kapısı olarak bilinen Cebelitarık’ta, uzun yıllardır tartışma konusu olan atık su yönetimi yeniden gündemde. Bölgedeki yaklaşık 40 bin kişinin ve işletmelerin kanalizasyon sisteminden çıkan sularının arıtılmadan doğrudan denize verildiği belirtildi.
Kıyı Kanunu ihlali mi? Sahil adeta şantiyeye döndü!
Yetkililer, yarımadanın özellikle güney ucunda yer alan Europa Point çevresinden yapılan deşarjın “deniz akıntılarıyla doğal şekilde dağıldığını” savundu. Ancak sahadan gelen görüntüler ve çevre gözlemleri, farklı bir tabloyu ortaya koydu. Çevre örgütleri, kayalık kıyılarda biriken ıslak mendiller, plastik atıklar ve organik kalıntıların giderek arttığını raporladı.
DENİZ EKOSİSTEMİ ZARAR GÖRÜYOR
Uzmanlara göre arıtılmamış kanalizasyon, deniz ekosistemi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Atık sulardaki azot ve fosfor yükü, oksijen seviyesini düşüren zararlı alg patlamalarına yol açabilir. Bu durum hem balık popülasyonunu tehdit ediyor hem de mikroplastik ve kimyasal kirliliğin besin zincirine karışma riskini artırıyor. Ayrıca insan sağlığı açısından patojenler ve antibiyotik dirençli bakterilerin yayılması gibi riskler de gündemde.
YENİ BİR ARITMA TESİSİ KURULACAK
Sorunun geçmişi ise oldukça eskiye dayanıyor. 2017 yılında Avrupa Adalet Divanı, Birleşik Krallık yönetimini Cebelitarık’taki atık suların arıtılmaması nedeniyle Avrupa çevre mevzuatını ihlal etmekten sorumlu bulmuştu. Ancak Brexit süreci sonrasında Avrupa kurumlarının yaptırım gücünün ortadan kalkması, sürecin fiilen durmasına yol açtı.
Uzun yıllar çözümsüz kalan kriz için en son 2025 yılında yeni bir adım atıldı. Bölge yönetimi, modern bir atık su arıtma tesisi kurulması için uzun vadeli bir sözleşme imzaladığını duyurdu. Projenin planlama aşamasında olduğu, saha hazırlıklarının ise kademeli olarak başladığı bildirildi.
RAPORLAR GERÇEKLERİ YANSITMIYOR
Öte yandan yetkililer, mevcut plajlarda düzenli su kalitesi ölçümleri yapıldığını ve yüzme alanlarının uluslararası standartlara göre “mükemmel” seviyede olduğunu savundu. Ancak çevre savunucuları, ölçüm sonuçlarının gerçek kirlilik yükünü tam yansıtmadığını ve bölgenin ekolojik baskı altında olduğunu belirtti.
Cebelitarık’ta devam eden bu çevre tartışması, Akdeniz’in en hassas ekosistemlerinden birinde uzun vadeli risklerin büyüdüğüne dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı.