Akşener: Seçmenin velinimet olduğunu ağalara ve muhtarlara öğretiyoruz

Akşener: Seçmenin velinimet olduğunu ağalara ve muhtarlara öğretiyoruz

İYİ Parti lideri Meral Akşener, esnafın durumundan bahsederek "Bizim yapmaya çalıştığımız şey seçmenin velinimet olduğunu göstermek. Bunu ağalara ve muhtarlara öğretiyoruz" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’da partisinin üye katılım programında konuştu.

28 Şubat'ta kendisine gelen ölüm tehditlerinden bahseden Akşener, "Biz 40 kişiyiz bu siyasette, herkes birbirinin ciğerini bilir." dedi. Akşener şöyle konuştu:  "28 Şubat’ın Meral Akşener’ine gelen ölüm tehdidine ne kadar doğru oldu diyen gazetecimsi insanlar oldu. Benim bunu hak ettiğimi yazanlar söyleyenler oldu. Biz 40 kişiyiz bu siyasette, herkes birbirinin ciğerini bilir. Eğer o ciğerleri biliyorsak, ciğerleri ur olanlar çok dikkat etmelidir. Burada ciğerinde ur olan yoktur. Bizim içimizde ciğerinde ur olan yoktur." 

Partisinin bütçe yönetimine ilişkin konuşan Akşener, "Biz o paranın 4’te birini il ve ilçe teşkilatlarına yolluyoruz. Çünkü o para teşkilatlardaki kardeşlerime helaldir. Onlar ceplerinden para harcadılar ya da birilerinden borç aldılar. İtibardan tasarruf olmaz deyip büyük harcamalar olmadığı, israf yapmadan yapılan harcamanın ne kadar erdemli olduğunu gösteren bir kaynak harcama metodu uyguluyoruz," dedi.

Akşener'in satırbaşları şöyle oldu:

"Biz normal, rahat bir zamanda bir siyasi parti kurmadık. Yıkılmaz armada olarak nitelenen bir iktidar karşında, kaşınızı kaldırsanız suç olarak nitelendiği bir Türkiye’de bir siyasi parti kurduk, hep birlikte kurduk ve pek çok şeye göğüs gerdik.

Kimimizin çocuğu işten atıldı, kimimizin eşi başka yere sürüldü, Kimimiz esnaftı; müfettişin biri gitti, biri geldi. Kraldan çok kralcı olanlar, ellerinde kocaman sopayla, İYİ Parti’nin teşkilatlanması için çalışan herkesin kafasına indirdiler. Ama sizler Türkiye’nin her yerinde aynı iradeyi gösterdiniz.

En hızlı, en çabuk, imece usulü ile teşkilatlanıp seçime girmeye hak kazanmış bir partiyi 6 ayda bu hale getirdiler. Bunu, ben ölünceye kadar anlatacağım. Bu, bir cesurlar öyküsüdür.

Bu hikaye, 20-25 yıl sonra üzerine master ve doktora tezleri yazılacak bir hikayedir. Ben her zaman Allah razı olsun derim çünkü bunu kalben söylüyorum. Her biriniz cesur ve iyi insanlarsınız. Evlerimiz basıldı, çoluk çocuğumuz işsiz kaldı ama hepsine direnildi. 28 Şubat’ın Meral Akşener’ine kafir dendi ve okafir sözünü sahada kullanmaya kalktılar, Allah’tan korkmadılar.

28 Şubat’ın Meral Akşener’ine gelen ölüm tehdidine ne kadar doğru oldu diyen gazetecimsi insanlar oldu. Benim bunu hak ettiğimi yazanlar söyleyenler oldu. Biz 40 kişiyiz bu siyasette, herkes birbirinin ciğerini bilir. Eğer o ciğerleri biliyorsak, ciğerleri ur olanlar çok dikkat etmelidir. Burada ciğerinde ur olan yoktur. Bizim içimizde ciğerinde ur olan yoktur.

Şimdi iyi zamanımız. Seçime girildi, milletimiz bize teveccüh gösterdi, Meclis’te grup da kuruldu. Milletimizin vergileriyle, devletimizin verdiği parayla teşkilatımızı yönettiğimiz, son derece tutumlu şekilde bir sistem kurduğumuz bir siyasi parti. Genelde siyasi partilerin devletten aldıkları paranın nasıl kullanıldığından çok nereye kullanıldığı önemlidir. Biz, hukuki bir zorluk olmayacağı gibi hayra harcıyoruz. Biz o paranın 4’te birini il ve ilçe teşkilatlarına yolluyoruz. Çünkü o para teşkilatlardaki kardeşlerime helaldir. Onlar ceplerinden para harcadılar ya da birilerinden borç aldılar. İtibardan tasarruf olmaz deyip büyük harcamalar olmadığı, israf yapmadan yapılan harcamanın ne kadar erdemli olduğunu gösteren bir kaynak harcama metodu uyguluyoruz. İtibardan tasarruf olmaz diyen arkadaşların partimizin ekonomik tutumunu incelemelerini istiyorum.

Millet bizi çağırıyor diyoruz ya gerçekten millet bizi çağırıyor. Biz acılı günlük hayat dinliyoruz. Konya’dan bizi arayanlar var. İşsizler var, anneler var, EBA’dan dert yananlar var. Aksaray’dan Yozgat’tan, Nevşehir’den arayanlar var. Yani İç Anadolu’nun yüzde 70-75 AKP’ye oy verenler arıyorlar. Esnaflar arıyor diyor ki derdimizi söyleyin. Şu anda sadece yaptığımız iş vatandaşların derdini dinlemek, kürsü araçlığı ile grupta, il ve ilçe teşkilatları aracılığı ile yerel basında ses duyurmaktır. Bir süredir manevi değerler üzerinden bir itibar kaybettirme var. İYİ Parti bunu yıkmaya başladı. Artık insanlar birbirlerinin gözlerinin içine bakıyor. CHP’ye, AKP’ye, İYİ Parti’ye oy veren esnafın durumu facia. Vatandaş bunu fark etmiş durumda. Bizim yapmaya çalıştığımız şey seçmenin velinimet olduğunu göstermek. Bunu ağalara ve muhtarlara öğretiyoruz.

İlçeye gidiyorum oraya ilk kez bir parti genel başkanı gelmiş. Diyorum ki siyaset rekabet işidir benden sonra diğer ağalar da gelir dedim. Bir vatandaş dedi ki abla gelmezler. O kadar korumayla buraya sığamazlar. Dedim o zaman daha alt kademe ağalar gelir. Dedi ki abla onlar da gelmez onlar dert dinlemeyi unuttular. Biz eğer o zor dönemde partimizi kurmamış olsaydık, bugün siyasette rekabet ortamının olması mümkün olabilir miydi? Biz, farklı bir siyasi partiyiz. Biz, kimseye düşman değiliz. Bize düşmanlık edenler dahil kimseye düşman değiliz. Biz sadece eleştirmeyiz çözüm önerisi de sunarız. Alıp uygulamak onların elinde. Bugün buraya gelirken basını taradım. İlginç bir şekilde hem sosyal medyada hem de basında memleket masası var. Memleket masasının kurulup kurulmayacağını soruyorlar. Memleket masası İYİ Parti’nin teklifi. Nedir memleket masası? Bütün siyasi partiler otursun, sorunları konuşalım, çözüm önerileri getirelim, herkes kazansın, Türkiye kazansın. Dün bağırıp çağıranlar, bugün memleket masası kurulsun diyorlar.

İYİ Parti her konuda fikri olan ve bunları paylaşan bir siyasi parti olamaya devam edecek. Biz milletimize hizmet etmek için bu partiyi kurduk. Göreceksiniz iktidar olacağız, memleketi yöneteceğiz, milleti refaha taşıyacağız."