Whatsapp'tan fırlayan psikiyatrik sıkıntı: Grup stresi

Whatsapp'tan fırlayan psikiyatrik sıkıntı: Grup stresi

Salgınla birlikte hayatımızın büyük bölümünü esir eden iletişim uygulamalarındaki mesaj gruplarının ruhsal sorunlara yol açabildiği artık psikiyatrik araştırmalarda görülüyor

Salgınla birlikte evde daha çok vakit geçirmeye başlayan dünya, iletişimin odağına Whatspp başta olmak üzere yaşamımızı kolaylaştıran mesajlaşma ya da görüntülü sohbet gruplarını koydu. Gruplar birçok sorunumuzu çözse de yeni tip ruhsal kaygıları beraberinde getirdi. En büyük sorunlardan biri olarak da iletişimin her saniye devam etmesi ve hızlı yanıt vermenin birçok grupta neredeyse 'mecburi' olarak algılanması. Mesajların birikmesi bir sosyal kabahat gibi karşımıza çıkabiliyor. Üstelik salgından önce bağlantı kurmamayı yoğun tempoya bağlarken şimdi kaçmak mümkün değil.
BBC'den Bryan Lufkin bu yeni nesil stres tiplerinin sebepleri ve olası çözümleri üzerine etraflıca bir araştırma yapmış. Lufkin konuyu inceleyen uzman psikiyatristlerin görüşlerini aktarıyor. 

Gruplar kaygıyı artırmış

Stanford Üniversitesi'nde teknolojinin psikoloji üzerindeki etkileri konusunda uzmanlaşan Elias Aboujaoude, "Hemen yanıt vermemek kaygı yaratıyor. Bize bir geride kalmışlık ve internet iletişiminin büyük bir kuralını ihlal etmiş olma hissi yaşatıyor" diyor. Aboujaoude, bu gerçek zamanlı okuma ve yanıt verme ritüelini yönetebildiğimizi, ancak sayısı ve miktarı arttıkça bunun imkansız hale geldiğini belirtiyor. Ayrıca salgın haberleriyle artan stres ve kaygının grup sohbetlerinde bire bir mesajlaşmaya kıyasla çok daha büyüdüğü gözlemlenmiş. Gelen her bir mesaj ya da son dakika haberiyle gelen bildirimler, telefonumuzun ışığı her yandığında kaygılanmaya yol açıyormuş.

Mesajlar arasında gidip gelmenin maliyeti

Oxford Üniversitesi Internet Enstitüsü'nden Bernie Hogan şunları söylüyor: "Anında mesajlaşma şu anda eş zamanlı olmayan mesajlarla oluşabilecek, korkulan bir iletişim borcuna dönüştü. Her bir grup sohbetinin kendi duygusal karakteri olabilir. Bunların arasında gidip gelmenin hem psikolojik hem de entellektüel anlamda maliyeti olabilir." 

Pavlov'un köpeği örneği

Amerikan Psikoloji Birliği'nden Vaile Wright son dakika bildirimi kaygısını "Farklı bildirim seslerini ayırt etmeniz bile, Pavlov'un köpeği deneyinde olduğu gibi sadece o bip sesi bile kaygı yaratmaya başlayabilir" diye açıklamakla birlikte herkesin aynı stres düzeylerini yaşamadığına da dikkat çekiyor: "Büyük halanız emekli, yalnız yaşayan ve grup sohbetlerini tek hayata bağlanma yöntemi olarak gören biri olabilirken, üniversite arkadaşlarınız evden çalışan, Zoom toplantılarından bıkmış, evde çocukların eğitimiyle ilgilenen ve bir grup sohbetine yetecek bant genişliği kalmamış insanlar olabilir. Çok sayıda insanın deneyimlediği yorgunluk düzeyleri, grup sohbetlerine girmelerini pratik bir şey haline getirmeyebilir."

Sesli aramaya yönelin

Birinin mesajına hemen yanıt vermemek için herhangi bir bahaneniz olması gerekmediği tavsiyesinde bulunan Wright bazıları buna alınsa da bildirimleri kapatmayı bildirimleri kapatmayı ve daha çok sesli aramayla iletişim tavsiye ediyor.  Stanford'dan Aboujaoude de, grup sohbetlerinden duyulan bıkkınlığın sesli aramalara yönelmek için iyi bir neden olabileceğine dikkat çekiyor. Sesli aramayla, fazla rahatsız edilmeden, daha derinlemesine bir iletişimin mümkün olduğunu söylüyor.