Kendi Yüzünüzü Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Bu ara gündem yoğun ve üzücü. Bir kısmımız mümkünse uzak kalmaya, düşünmemeye gayret ediyoruz ama bu da pek kolay değil. Eli kolu boş oturmak istemiyor, ne yapmak lazım diye düşünmeden edemiyoruz. Anlatacağım şey gündeme dair değil ama kendinizi iyi hissetmek, hafiflemek için çarelerden biri olabilir...
Çevremde hangi kadına sorsam makyaj yapmayı en iyi kendisinin bildiğini iddia ediyor. Yanlış sürülmüş farı, allığı Instagram’ın o süper filtreleri düzeltiyor ne de olsa. Kimileri sır gibi sakladığı filtre programlarıyla yaşıyor hayatını. Oysa gerçekten makyaj yapmayı bilsek telefona bağımlı, 10 yaşındaki gözünü ekrandan kaldırmayan veletler gibi görünmeyeceğiz oysa ki.
Geçtiğimiz günlerde Akasya MAC Kozmetik mağazasına gitmem gerekti. Nedenim azıcık kendimi iyi hissetmek, röportaj öncesi bakımlı gözükmek içindi. Ne zamandır konuşuyorduk MAC Kozmetik Kurumsal İletişim Müdürü Yasemin Berkman’la. Ama onun profesyonel makyajı anlatırken ne demek istediğini ancak mağazanın müthiş pozitif make up artisti Canan Hızlı’nın önüne oturunca anladım. Yaptığı her şeyi detay detay anlatıyor hatta hangi fırça darbeleriyle yapılacağını elime fırçayı vererek yaptırıyordu. Bu ortalama 1 saatlik bir eğitim makyajıydı ki herkes alabiliyordu. Önceden randevu almak yeterliydi.
Şimdiye kadar eyeliner kullandığını sanan ben aslında beceriksizce çizmekten başka bir şey yapmıyor muşum. Rujun dudak kalemsiz anlamsız olduğunu, olmayan elmacık kemiklerimi nasıl varmış gibi göstereceğimi de ondan öğrendim. İşin aslı bir saat boyunca yüzüme makyaj yapıldı ama kimse burnumun dibine girmedikçe makyaj olduğunu bile anlayamazdı.
Makyaj masasının üstünde 2 yıl önce aldığı ruju kullanan, isimsiz kozmetik marketlerde indirimli diye belki de 5 yıldır rafta duran ürünü alan, 5 yıl önce aldığı far setini atmaya kıyamayan, kullandığı fırçayı bir kere bile yıkamamış olan kadınlarımızın sayısı hiç de az değil. Bu deneyim size gerçekte olabileceğiniz kişiyle tanıştırabilir. Ben içimdeki kadını çok sevdim, bıraksalar her gün Canan Hızlı’nın karşısına geçmek için yollara düşebilirim. Fırça darbeleriyle burnum bile gözüme artık o kadar da büyük gözükmüyor.
Ne dersiniz, kendimizi sevmemizin bir yolu da kendi yüzümüzü yakından tanımaktan geçiyor olabilir mi?