Bengal kedilerinin sırrı 63 yıl sonra ortaya çıktı: "Kaplan" geni hepimizi kandırdı
Bengal kedileri, minyatür bir yaban kedisini andıran görünümleriyle uzun süredir vahşi atalarının mirasçısı sayılıyordu. Stanford Medicine'den araştırmacılar bu kabulü alt üst etti.
Irk, 1963 yılında yetiştirici Jean Mill'in vahşi bir Asya leopar kedisiyle evcil bir erkek kediyi çiftleştirmesiyle ortaya çıktı. On yıllar boyunca Bengal kedilerinin karakteristik beneklerinin ve mermer desenlerinin bu vahşi atadan miras kaldığı düşünüldü.

Yeni araştırma, bu önyargının yanlış olduğunu kanıtladı. Ortalama bir Bengal kedisinin genomunda vahşi leopar kedisine ait DNA yalnızca yüzde 3,5 oranında yer tutuyor.
Su içmiyor, yılan yiyor, havlıyor: Bu nasıl kedi?
KAPLAN DEDİLER GERÇEKTEN DE KEDİ ÇIKTI
Bengallerin benekli ve mermer görünümünü yaratan DNA varyantları leopar kedisinden gelmemiş. Evcil kedilerde zaten var olan bu özellikler, kuşaklar boyunca uygulanan yoğun seçici yetiştirme sayesinde giderek belirginleştirilmiş.

Bengallere özgü altın parıltı olarak bilinen "glitter" etkisini de vahşi kedilerden gelen genlerden kaynaklanmıyor. Bu parlaklık, Fgfr2 adlı bir gendeki mutasyondan kaynaklanıyor ve söz konusu mutasyon yalnızca evcil kedilerde görülüyor.
Dağların görünmez hayalet kedisi 15 metre sıçrıyor
Araştırmacılar, ırkın benzersiz görünümünün arkasındaki asıl gücün vahşi kan değil, evcil kedi genomundaki çeşitliliği yüzeye çıkaran sabırlı yetiştiricilik süreci olduğunu vurguluyor.
TEK İSTİSNA: KÖMÜR RENGİ BENGALLER

Araştırma bir istisnanın da altını çizdi. Daha koyu ve dumanlı görünümleriyle bilinen "charcoal" Bengalleri, leopar kedisine ait Asip geninin bir versiyonunu taşıyor. Ancak bu gen leopar kedilerinde sıradan bir işlev görürken, evcil kedi genetik yapısıyla birleştiğinde o kendine özgü dumanlı rengi üretiyor. Yani vahşi gen burada da ancak evcil bir kedi geniyle birleştiğinde işlevini kazanıyor.
