Arkadaşım Diyabet
Diyabetli Çocuklar Vakfınca İznik ve Hazar gölleri kıyısında düzenlenen "Arkadaşım Diyabet" adlı eğitim kamplarından bin 200 çocuk faydalandı.
Diyabet ya da halk arasında kullanıldığı adıyla "şeker hastalığı" erişkin hastalığı olarak bilinir, bu nedenle bir çocuğa diyabet tanısı konduğunda başta aileler olmak üzere herkes şaşkınlıkla karşılıyor. Türkiye’de her yıl bin 700 civarında çocuğa Tip 1 diyabet tanısı konuluyor.
Diyabetli Çocuklar Vakfı Başkanı ve Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Hatun, her yıl bin 700 çocuğa Tip 1 diyabet tanısı konulan Türkiye'de "Arkadaşım Diyabet" adlı eğitim kamplarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, çocukların diyabetle yaşamayı bu kamplarda öğrenmesi gerektiğini söyledi.
Umut tacirlerine dikkat!
Tip 1 diyabet hastasının iyileştirilmesi ve insülin tedavisinden kurtulmasının mümkün olmadığını, bilim insanlarının bu konuda çalışmalarına devam ettiğini belirten Hatun, buna rağmen umut tacirlerinin çeşitli bitkilerle diyabeti tedavi ettiğini ileri sürdüğünü, özellikle ailelerin bu tür insanlara karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Hatun, diyabet tanısı konulan çocukların, psikolojik olarak zor bir süreçten geçtiğine dikkati çekerek, "Türkiye'de her yıl bin 700 civarında çocuğa Tip 1 diyabet tanısı konuluyor. Örneğin, en çok sevdiği yiyeceğin adı olan şeker, bir hastalık adı olmuştur ve bebekliğinden beri korkutulduğu iğne ise herkes tarafından sevimli gösterilmeye çalışılır. İçinde birikmiş iğne korkusunu yenmek için bütün ruhsal güçlerini seferber eder ve sonunda insülin iğnesini kabullenir" diye konuştu.
Çocuklarda etkili bir diyabet tedavisi için kan şekerlerinin günde en az 4 kez ölçülmesi ve buna göre insülin verilmesi gerektiğine işaret eden Hatun, bazı çocukların okulda arkadaşlarından diyabet hastası olduğunu gizlediğini söyledi.
Hatun, bu durumun çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, "Diyabet tedavisi sırasında ani kan şekeri düşüklükleri oluyor ve bu durumda çocuğun arkadaşlarının yardımına ihtiyacı var. Bu nedenle diyabetli çocukların yakın arkadaşlarının diyabetle ilgili acil durumları bilmeleri gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
‘Çocuklar diyabetle yaşamayı eğitim kamplarında öğrenmeli’
Diyabet kamplarının, hem diyabet eğitimi hem de çocukların diyabetle barışık ve arkadaş bir yaşam sürmesi için eşsiz fırsatlar sunduğunu vurgulayan Hatun, şunları söyledi:
"Kamplarda diyabetli çocuklar, doktorlar, hemşireler, diyetisyenler, psikologlar ve tıp öğrencileri ile 1 hafta birlikte yaşarlar. Kamplarda akran etkileşimi ve diyabet tedavisinde ustalaşmış kişilerle karşılaşma ve onları örnek alma diyabetli çocukların yaşamlarını değiştirebilir. Bunların ötesinde diyabetli çocuklar kamplar sayesinde yalnız olmadıklarını, diyabetin üzüntü kaynağı olmadığını, ailelerinden uzakta kendi kendilerine yaşayabileceklerini deneyimleriyle görürler ve evlerine değişmiş olarak dönerler. Kamplarda eğitim ve arkadaşlık kadar eğlence ve spor da vardır. Çocuklar kamplarda kendilerine olan güvenlerini yeniden kazanırlar ve yaşamlarına yeni bir başlangıç yaparlar. Diyabetli çocukların en az bir kez diyabet kamplarına katılmaları sağlanmalıdır."