Yaş ilerliyor şiddet bitmiyor! Yaşlı kadınlar verilerde bile yok
Araştırmaların yıllarca 15-49 yaş aralığına odaklanması, ileri yaştaki kadınların maruz kaldığı şiddeti görünmez kıldı. 60 yaş üzerindeki her 4 kadından biri şiddet görürken, destek mekanizmaları yaşlı kadınların erişimine kapalı.
Kadınlara yönelik şiddet araştırmalarının yıllarca yalnızca 15-49 yaş grubuna odaklanması, ileri yaştaki kadınların maruz kaldığı şiddeti resmi kayıtlarda ve kamusal alanda görünmez kılıyor. Birleşmiş Milletler raporuna göre küresel partner şiddeti verilerinin yalnızca yüzde 11,5’i 50 yaş ve üzerini kapsarken, bakım ihtiyacı ve ekonomik bağımlılık yaşlı kadınların şiddet ortamından uzaklaşmasını engelliyor.
BM RAPORU GERÇEĞİ GÖSTERDİ: ŞİDDET YAŞLA BİRLİKTE BİTMİYOR
Her yaştan kadın şiddetin farklı biçimlerine maruz bırakılırken, yaş ilerledikçe bu durum daha az konuşulur ve daha az görünür hale geliyor. Yaş ilerledikçe ortaya çıkan ekonomik bağımlılık, sağlık sorunları, hareket kısıtlılığı ve bakım ihtiyacı, kadınların şiddet uygulayan kişiden uzaklaşmasını güçleştiriyor. Fail kimi zaman kadının temel ihtiyaçlarını karşılayan, ilacını veren, hastaneye götüren ya da günlük bakımını üstlenen kişi olabiliyor. Yaşlı kadınlar böylece bir yandan kadın olmaktan kaynaklanan eşitsizlikleri, diğer yandan yaşlılığa yönelik ayrımcılığı aynı anda yaşıyor.
BirGün'den Sarya Toprak'ın haberine göre miras ve mülkiyet haklarının engellenmesi, emekli maaşına el konulması, mal varlığının zorla devrettirilmesi, temel bakımın verilmemesi, yalnızlaştırma, psikolojik baskı ve kontrol de yaşlı kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet biçimleri arasında bulunuyor. Dul, engelli, yoksul, göçmen ve mülteci kadınlar açısından bu eşitsizlikler daha da ağırlaşıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet Özel Raportörü Reem Alsalem’in hazırladığı “Yaşlı Kadınlara Yönelik Şiddet” başlıklı rapor, bu tabloyu somutlaştırıyor. Rapor, yaşlı kadınların maruz kaldığı şiddeti yalnızca “yaşlı istismarı” olarak değil, yaşçılık ile cinsiyetçiliğin kesişiminde ortaya çıkan bir kadın şiddeti biçimi olarak ele alıyor ve durumun büyük ölçüde görünmez kaldığını vurguluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri de kadınların 60 yaşından sonra da eşleri tarafından fiziksel ve cinsel şiddete maruz bırakılmaya devam ettiğini belirtiyor. Küresel tahminlere göre 60 yaş ve üzerindeki daha önce bir ilişki yaşamış kadınların yüzde 23’ü, hayatlarının bir döneminde partnerlerinin fiziksel ve cinsel şiddetine maruz bırakılıyor. Şiddeti uygulayanlar yalnızca eş veya eski eşlerle sınırlı kalmıyor; çocuklar, diğer aile üyeleri, bakım verenler ve kurumlarda çalışanlar da failler arasında yer alıyor.
161 ÜLKENİN SADECE 74'Ü YAŞ GRUBUNA GÖRE VERİ AÇIKLIYOR
Şiddetin boyutlarının tam olarak ortaya konamamasının temel nedenini veri eksikliği oluşturuyor. Kadınlara yönelik şiddet konusunda veri bulunan 161 ülke ve bölgenin yalnızca 104’ünde 50 yaş ve üzerindeki kadınlara yönelik partner şiddeti ölçülüyor. Bu ülkelerin ise yalnızca 74’ü verileri yaş gruplarına göre ayrıştırarak kamuoyuna açıklıyor.
Küresel partner şiddeti tahminlerinde kullanılabilecek verilerin yalnızca yüzde 11,5’i 50 yaş ve üzerindeki kadınları kapsıyor. BM raporu, bu veri yetersizliği nedeniyle yaşlı kadınlara yönelik şiddetin mevcut istatistiklerde gerçekte olduğundan çok daha düşük göründüğü uyarısını kayıtlara geçiriyor.
YOKSULLUK VE ERİŞİLEMEYEN MEKANİZMALAR BAĞIMLILIĞI ARTIRIYOR
Kadınların yaşamları boyunca karşılaştığı ekonomik eşitsizlikler ileri yaşlarda şiddetten kurtulmayı zorlaştırıyor. Düşük ücretlerle çalışma, ücretsiz bakım emeği, çalışma yaşamından uzun süre uzak kalma ve sosyal güvenceye erişimdeki engeller ekonomik bağımsızlığı sınırlandırıyor. Emekli aylığı veya bağımsız geliri bulunmayan kadınlar, şiddet uygulayan eşe ya da aile üyelerine bağımlı kalıyor.
Ekonomik şiddet; paranın kontrol edilmesi, emekli aylığına el konulması, mal varlığının zorla devrettirilmesi ve miras haklarının engellenmesi yoluyla uygulanıyor. Evlenip boşanmış kadınlar bazı ülkelerde mirastan ve mülkiyetten mahrum bırakılma riskiyle doğrudan karşı karşıya kalıyor.
Mevcut koruma ve destek mekanizmaları da yaşlı kadınların ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Kadın konukevlerinin ve destek merkezlerinin fiziksel koşulları, hareket kısıtlılığı olan yaşlı kadınların erişimini engelliyor. Sağlık ve sosyal hizmet personelinin yaşlı kadınlara yönelik şiddeti tespit etme konusundaki eğitim eksikliği ise vakaların resmi kayıtlara geçmesini önlüyor.
BM değerlendirmesi; şiddetle mücadele politikalarının yaş sınırı olmaksızın tüm kadınları kapsamasını, sığınakların, sağlık hizmetlerinin, hukuki ve sosyal desteklerin yaşlı kadınların erişebileceği şekilde yapılandırılmasını zorunlu kılıyor.
YAŞLI KADINLARIN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU ŞİDDET TÜRLERİ
Yaşlı kadınlara yönelik şiddet uygulamada şu biçimlerde ortaya çıkıyor:
- Fiziksel şiddet
- Cinsel şiddet
- Psikolojik ve duygusal şiddet
- Ekonomik şiddet
- Emekli aylığına veya parasına el koyma
- Mal varlığını zorla devrettirme
- Miras ve mülkiyet haklarından mahrum bırakma
- İhmal ve bakımın kasıtlı olarak verilmemesi
- Zorlayıcı ve kontrol edici davranışlar
- Aile üyeleri ve bakım verenlerin şiddeti
- Bakım kurumlarında şiddet ve kötü muamele
Kadına şiddet cinayetle bitti: Kocasının boğduğu Hacer hastanede yaşamını yitirdi