Son Dakika | Hakan Fidan "Türkiye'ye saldırı olur mu" sorusuna yanıt verdi! İran savaşı için ilk açıklama

Son Dakika | Hakan Fidan "Türkiye'ye saldırı olur mu" sorusuna yanıt verdi!  İran savaşı için ilk açıklama
Son dakika... Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'ın bölgedeki ABD üslerine saldırı düzenlemesinin ardından Türkiye'ye de bu saldırıların sirayet etme ihtimali hakkında, "İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşın gidişatına, bölgesel etkilerine ve Türkiye’nin tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İran, İsrail ve ABD'nin saldırıları nedeniyle komşu ülkelerindeki ABD üslerine füzeler yolladı. Türkiye'nin de benzer bir saldırıya maruz kalabileceği ihtimaline ilişkin Hakan Fidan şunları dedi:

"Türkiye’ye yönelik saldırı ihtimali hakkında ise “İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz.” ifadelerini kullandı."

Fidan, çatışmaların hem bölgeyi hem de küresel düzeni tehdit ettiğini belirterek şöyle dedi:

“Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte. İran’ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor.”

Hürmüz Boğazı’na dikkat çeken Fidan, “Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir.” dedi.

"REJİM DEĞİŞİLİĞİ SONUCU GÖRÜNMÜYOR"

İlk aşamada İran’ın vekil unsurlarında belirgin bir hareketlenme görülmediğini belirten Fidan, “Ama Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler oldu. İran halkı içinde, ‘rejim değişikliği sonucunu doğuracak’ ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor.” ifadelerini kullandı.

EN OLUMSUZ SENARYOYU AÇIKLADI

Enerji riskine de değinen Fidan, İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında aksama yaşanmasının küresel arz güvenliğini tehdit edebileceğini belirtti.

Fidan, mevcut şartlarda en kötü ihtimal olduğunu belirtip şunları ifade etti:

"Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo şu: Çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması. Bunun yanında enerji boyutu var. İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir."

"ATILABİLECEK TÜM ADIMLARI HAZIRLIYORUZ"

Türkiye’nin tüm boyutlarıyla hazırlık yaptığını vurgulayan Fidan, “Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün.” dedi.

"İSRAİL REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İSTİYOR"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaklaşımına değinen Fidan, “Netanyahu tabii ki İran diye bir tehdidin ortadan kalkmasını istiyor tamamıyla hem bugün için hem gelecek için. Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran’ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var.” ifadelerini kullandı.

"SAVAŞIN BAŞLANGICINI GECİKTİRDİK"

Savaşın önlenmesi için çaba gösterdiklerini belirten Fidan, savaşı geciktirdiklerini söyledi:

"Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız husustu. Bunun mücadelesini verdik. Yaratıcı çözümler de sunduk açıkçası. Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım."

Fidan, İran'ın İsrail'i ciddi bir şekilde saldırıları ile etkileyebileceğini ifade etti:

"Tabii burada saldıran güçlerin niyetine bakmak gerekir. Bence, İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir. Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor. O da Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız. Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi... İran hani buraları bombalayarak bunlar da Amerika'ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar falan diyecek ama o olmayacak gibi. İran'ın elinde, bilmiyorum ne kadar kaldı...

Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa."

İran'daki PKK unsurlarına ilişkin de Fidan şöyle konuştu:

"Şimdi bölgede birinci savaşta da buna benzer bir kıpırdanmanın emaresini görmüştük. Şimdi bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz. Yani farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını, ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz. Bunları tabii ki yakından takip ediyoruz. Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar, ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz, analiz ediyoruz.

PKK, özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan, bölünmüşlerden istifade eden bir yapı bütün terör örgütleri gibi. Terörsüz Türkiye'yle alakalı özellikle şu anda Meclis’te devam eden bir süreç var, Komisyon raporunu tamamladı. Bundan sonra artık siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşmaları, fikirleri, uyumları... Ne türden kararlar alacaklar?.. Artık o şekilde bir tartışma zemini olacak. Ama bizim gördüğümüz, tabii Terörsüz Türkiye’nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor, bunu hep teknik dili biraz düzeltmek için kullanmak zorunda kalıyoruz. Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus. Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, Terörsüz Türkiye'de belli adımları atmak mümkün olmuyor. Yakından takip ediyoruz. İçerideki siyasal süreç ayrı bir konu. Onu ben dediğim gibi, şu anda siyasi partiler raporu aldılar. Bakıyorlar, kendileri de herhalde bir karar verecekler. Yeni dönemde göreceğiz bakalım."

KKTC'YE SALDIRI OLUR MU?

İran’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) ’hedef alma ihtimali sorulan Fidan, şunları dile getirdi.

"Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir."

Körfez'deki Arap ülkelerinin İran'a yanıt verme ihtimaline ilişkin de Fidan, "Tabii resmi olarak deklere etmiyorlar ama bölge ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair bazı iddialar var. Bu iddiaları biz de duyuyoruz. Bu doğru da olabilir" dedi.

DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Gerginliğin azaltılması için yoğun temas yürüttüklerini belirten Fidan, “Tüm muhataplarımızla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürüyoruz. Sükûnetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz.” dedi.

Savaşın sona erme koşullarına ilişkin değerlendirmesinde Fidan, “Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir.” ifadelerini kullandı.

Avrupalı yetkililerle temaslara değinen Fidan, Avrupa Birliği ve bölge ülkeleriyle görüşmelerin sürdüğünü söyledi.

İRAN'DA 20 BİN TÜRK VATANDAŞI VARMIŞ

Bakan Fidan, İran’da yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı bulunduğunu belirtti. Sınır kapılarının açık olduğunu, çağrı merkezlerinin 24 saat çalıştığını ifade etti. Şu ana kadar yaralanan ya da hayatını kaybeden Türk vatandaşı olmadığını açıkladı.

Olası göç dalgasına ilişkin ise gerekli planlamaların yapıldığını belirten Fidan, İran’ın şu anda kendi vatandaşlarının çıkışına izin vermediğini söyledi:

"Bir yandan diplomatik çözüm için temaslarımız sürüyor, bir yandan da çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz. Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok. İran’da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor. Çağrı merkezimiz var, Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz, burada Konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz. Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai'de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda. Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını. Riyad üzerinden, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız. Bir de orada yaşayıp çalışanlar var. Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir. Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz. Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti."

İRAN'DAN GÖÇ DALGASI GELİR Mİ?

Fidan, savaş nedeniyle İran'dan Türkiye'ye göç dalgası gelme ihtimaline ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri’nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz. İçişleri, AFAD, Kızılay, Savunma, MİT… Her türlü planlamayı yapıyoruz. Bu konuda halkımız müsterih olsun. Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz. Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize. Ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12 gün-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar."

GAZZE SÜRECİ

Savaşın Gazze’yi olumsuz etkilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin insani yardımlarının sürdüğünü ifade etti:

"Tabii ki kötü etkiliyor, kötü etkileyecek. Şimdi İsrail Gazze'ye giriş çıkışları durduruyor, biliyorsunuz savaştan dolayı ve vurulan diğer ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün vesaire bunlar, hepsi beraber çalıştığımız ülkeler. Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor.

Filistin meselesinde, daha önce de söyledik, her türlü platforma destek sağlama irademiz var. İnsani yardımlar baştan beri devam ediyor, herhalde bizden daha fazla veren olmadı. Dolayısıyla bizim bir de ayrıyeten nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor. Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda hali hazırda bizden bir talep olmadı. İnsani yardım konusunda oldu. Bunu da yapıyoruz."

Fidan, ABD'nin CAATSA yaptırımlarının kalkmasını İsrail'in istemediği minvalinde konuştu:

"İsrail belli yeteneklere civardaki ülkelerin kavuşmasını istemez. Şu anda o modda gidiyor. Bakalım bu mücadeleler devam edecek. Herkes kendi elindeki kartı bir şekilde oynayacak. Ara seçimden önce CAATSA’dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor. Biz siyasi adımları attık. Göreceğiz."

Hürriyet'in haberine göre; Avrupa güvenlik mimarisi tartışmalarına da değinen Fidan şöyle konuştu:

"Avrupalılar bunu kendi aralarında daha çok, ileri savunma sanayii alanında ileri götürdüler biliyorsunuz, SAFE gibi. Biraz daha işte Amerikan savunma sistemlerinden bağımsız hale gelelim ama NATO'nun dışında NATO birliklerinin olmadığı, Avrupa'nın kendi birlikleri ile bir şeyler yapmaya ilişkin kapsamlı bir çalışma ve plan halihazırda yok. Arayışlar var, tartışmalar var. Biz de tartışmaları yakından takip edip ediyoruz. Gerekli yerlerde gerek biz gerek diplomatlarımız müdahil oluyoruz. Bizim duruşumuz,
Cumhurbaşkanımızın duruşu bu: Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa biz de bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız.""

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi