Özgür Özel'den Ataşehir operasyonuna ilk tepki

Özgür Özel'den Ataşehir operasyonuna ilk tepki
Özgür Özel, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’e yönelik gece yarısı gözaltısına Barcelona’dan sert tepki gösterdi. Operasyonun saatine ve yöntemine dikkat çeken Özel, belediyelere dönük bu adımın hukuki değil, siyasi ve itibarsızlaştırma amaçlı olduğunu savundu.

İspanya Barcelona’da bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İlerici Küresel Seferberlik toplantısına katılmak için gittiği Barcelona’da konuştu. Özel, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına ilişkin ilk değerlendirmesinde, operasyonun saatine, yöntemine ve siyasi anlamına dikkat çekti.

Özel, gözaltı işleminin gece yarısına yakın yapılmasına tepki göstererek şöyle dedi:

“İçişleri Bakanı'nın ilk beyanatı 'şafak operasyonu yok artık' demişti. Şafak operasyonu yapmayacağız diye söz verenler, gece 1'e 10 kala belediye başkanının kapısına dayanıyor.

Bugüne kadar İmamoğlu dâhil, onları bıraksanız nereye kaçacak? Zaten kaçacağını bilse Erdoğan onları bırakır. Erdoğan onlardan kurtulmak için yapıyor bu operasyonları. Gecenin yarısında evine gidip küçücük çocuğunun, eşinin yanında gözaltına alınan belediye başkanının bu saatlerde büyük bir kütüphane açılışı olacaktı, çok heyecanlıydı.

Gecenin 12'sinde gidip alıp götürüyorsunuz, yeni bir itibar suikastine girişiyorsunuz. Ataşehir'in bir önemi şu; İstanbul'un Anadolu yakasında, Beykoz'dan sonra, yapılan ilk operasyon.”

Özel, Onursal Adıgüzel’in belediye başkanlığı performansına vurgu yaptı. Adıgüzel’in gençlik kollarından geldiğini, ilçede yüksek memnuniyet oranlarına ulaştığını söyledi.

CHP'li Adıgüzel'in neredeyse hiç ihale işleminde bulunmadığını belirten Özel şöyle dedi:

“Onursal bizim gençlik kollarından gelen, Ataşehir gibi bir yerde önemli bir seçim başarısı göstermiş, kendi ölçeğindeki ilçeler arasında memnuniyet anketinde en üstlerde yer alan, günde 16 saat Ataşehir için çalışan, imkânsızlıklara rağmen koşturan birisi.

Ne yaptı Onursal? Köpürtecekler şimdi, bir sürü yalanlar atacaklar, sonra bir iddianame çıkacak...

4 bin sayfa İstanbul iddianamesi ne oldu? Söyledikleri yalanların hiçbirini iddianameye koyamadılar bile. Bırakın ispatlamayı, iddia dahi etmediler. Orada bir yargılama sürüyor, nerede A Haber, nerede TGRT, nerede her akşam yalanla Türkiye'yi meşgul edenler? Mahkemeden, içeriden haber veriyorlar mı?

İtirafçının İmamoğlu'na 'ben bunu söylemedim, savcı baskısıyla imzayı attım, hakkınızı helal edin' dediğini duyuyoruz.

Aynı şey Onursal'a yapılıyor. İki yıldır belediye başkanı. Onursal bir şey yapmış olmalı! 'İhaleye fesat'tan suçlayacaklar onu. Onursal neredeyse hiç ihale yapmadı. Çünkü belediyede para yok. Mevcut ihaleler bitince olabildiğince para harcamadan durumu toparlayıp Ataşehirlilere söz verdiği hizmetleri toparlıyorlar. Büyük ihale yok, neyle suçlayacaklar gerçekten merak ediyorum...”

T24'ün haberine göre; Özel, son dönemde belediyelere yönelik adımların yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi ve sembolik mesajlar taşıdığını savundu. Özel, operasyonların tarih ve hedef bakımından bilinçli seçildiğini savundu:

“Bir süredir zamanlamanın manidar olması dışında meseleyi şöyle görüyorum: Bütün yaptıkları işler manidar, sembolik, mesaj yüklü ve mafyavari... 31 Mart, seçimlerin yıl dönümü... 31 Mart'ta ellerinde olan ama kaybettikleri Bursa'ya operasyon yapıyorlar.

'İki yıl önce millet vermedi, geldik zorla alıyoruz' diyorlar. 'Sandıktan çıkamadık, hâkimin tokmağıyla alıyoruz' diyorlar. 'Biz derdimizi anlatamadık, siz derdinizi savcıya anlatın' diyorlar...”

"ADİL BİR SEÇİM BEKLEMİYORUM, OYLARI ÇALIYORLAR"

Özel, Türkiye’de seçim ortamının adil olmaktan çıktığını söyledi. İktidarın, muhalefeti suçlamalarla yıpratarak halk iradesini etkilemeye çalıştığını söyleyen Özgür Özel, şunları ifade etti:

“Adil bir seçim beklemiyorum: Şu an zaten oyları çalıyorlar! Eskiden sandığa atılınca oy çalınırdı. Artık oylar sandığa atılmadan çalınıyor, fikirde çalınıyor. Bugün İstanbul'u üç kere kazanmış birisine 'Evrakta sahtecilik' diyorlar, 'hırsız, yolsuz, ajan' diyorlar! Hepsi birden yalan! İstanbullunun en güvendiği insana bu yalanlarla saldırarak seçimleri kazanmasına engel oluyorlar, oyu çalmak bu!

CHP'yi yolsuzlukla bir araya getirerek oyları şimdi çalmaya çalışıyorlar. Var gücümüzle mücadele ediyoruz. Adil seçim asla beklemiyoruz ama bunun da bir seçim olmadığını biliyoruz. Artık bir referanduma gideceğiz: Bir yerde otokrasi, bir yerde demokrasi. Halkın seçtikleri mi yönetecek, Tayyip Bey'in atadıkları mı yönetecek, mesele bu!”

"ENGEL OLUNURSA HERHANGİ BİR CHP'Lİ BİZİM ORTAK ADAYIMIZ"

Özel, açıklamasında ara seçim ve erken seçim tartışmasına da değindi. Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda da Ekrem İmamoğlu’na işaret etti.

Özel şu değerlendirmeyi yaptı:

“Erdoğan ve Sayın Bahçeli, ara seçim sorunusu 'erken seçime' çevirdi. 'Ara seçim yok' demek 'Anayasa'yı tanımıyorum' demek. Sayın Bahçeli onu erken seçim gibi alarak, 'seçimler zamanında yapılacak' dedi. Ara seçimin yapılması gerektiğini Sayın Bahçeli'nin ifadesi de teyit ediyor. Seçimler zamanında yapılacak dediğinde 'aday Erdoğan dışında biri olacak' diyor. Anayasa'ya göre Erdoğan gününde yapılacak bir seçime aday olamıyor. CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olacak diyorlardı ya, şimdi AK Parti'nin adayını konuşmak lazım. Bizimki İmamoğlu... Diplomasını iptal ettiler, mahkeme lehimize deliller toplayınca hâkimi başka bir yere yolladılar. Diplomanın geri alınacağını düşünüyoruz. O zaman içeride de olsa aday, dışarıda da olsa aday! Ama tut ki engel oldular... Herhangi bir CHP'li, herhangi bir demokrat bu otokrasiye karşı bizim ortak adayımız. Bir demokrasi sevdalısı seçimi kazanacak, bunları yollayacağız! İş, oraya kadar dayanmak, sabrederek...”

"ERKEN SEÇİME DİKTATÖRLER DİRENİR"

Özel, toplumda erken seçim isteğinin güçlendiğini savundu. CHP’nin sahadaki temposunu daha da artıracağını söyledi. Özel şöyle konuştu:

“Vatandaşın erken seçim talebi yüzde 66'ya yaklaştı. Olgunlaşmış bir erken seçim talebine sadece diktatörler direnir. Türkiye'de yapılmaya çalışan da artık demokratik bir yönetimin diktatörleşmesinin sonucudur. İşin esas sahibi 'yetkiyi geri ver, tekrar dağıtacağım' diyor. 'İki yıl daha oturacağız' diyorlar. Erken seçim olursa gideceğini biliyor...

Seçime kadar bir gün tatil yapmayacağız! Hiç durmadan koşturduk ama benim performansım bile 2-3 kat artmalı! 100 miting yaptıysak 300 miting yapacağız... Gidilmedik hiçbir köy, belde bırakmayacağız. İlçe ilçe temas kurarak, bütün muhalefeti örgütleyerek yapacağız.”

"MUTLAK BUTLAN HUKUKİ TARTIŞMA OLMAKTAN ÇIKTI"

Özel, CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” tartışmasının hukuki zeminden çıkarılıp siyasi bir gündem malzemesine dönüştürüldüğünü söyledi.

Özel şu ifadeleri kullandı:

“Mutlak butlan mevzusu hukuki bir tartışma olmaktan çıktı. Bir takım mihrakların CHP'yi negatif bir gündemin içine çekmek için uğraştıkları bir şey! Mahkeme, 'dava konusuz kaldı' dedi. Hukuki bir karar kuracaklar ama o zamana kadar gündemi enfekte etmeye çalışılan bir durum. Nelerle mücadele ettik, böyle bir hukuksuzluk olursa bununla da mücadele ederiz. Sen İmamoğlu'nu aldın içeri attın, insanlar anketlerde yüzde 58'le İmamoğlu diyorlar! Parti kapatmak bugüne kadar kime yaramış? Millet böyle şeyleri ayıplıyor...”

GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI! ÖZEL: SOYLU ERDOĞAN'A MESAJ VERDİ

Özel, açıklamasının devamında Süleyman Soylu’ya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

AKP'li Süleyman Soylu'nun Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan'a 'mesaj' vermeye çalıştığını söyledi:

“Çehov'un meşhur lafı var ya; 'Duvarda bir tüfek asılıysa piyesin sonunda patlar.' İşin bir tarafında Süleyman Soylu varsa bu iş sonunda patlar... Soylu'nun 'her şeye bakmıştık' demesi bile bugün birilerine bir şey hatırlatıyor. Erdoğan'a diyor ki 'bu işin sonuna kadar gidilirse, iş bana kadar ulaşırsa ben de bir şeyler söylerim' diyerek, soruşturmanın kaderini etkileyeye çalışıyor Soylu. Yoksa nereden çıktı Soylu şimdi?

Tunceli'de iki yıldır bu dosya üzerine yoğunlaşan kadın bir başsavcı... Bizim giden arkadaşlarımız da onun cesaretle mesele üzerinde çalıştığına ikna olarak döndü. Bu kadın savcı, bu meselede önemli bir iş yaptı, hepimizin ona destek olmamız lazım ve meselenin sonuna kadar gitmesi için çalışmamız lazım. Her türlü pisliğin içinden çıkan -bir kısmı MHP içinde deşifre olan bir ekip var, bir tarafında Soylu var her zaman- bu ekibin, yine bu meselenin üstünün örtülü kalması konusundaki gayretine karşı cesur olanların arkasında durmamız lazım.”

Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i de hedef aldı. Kamuoyunda oluşan tepki üzerinden siyasi ve kişisel itibar devşirilmeye çalışıldığını savundu. Özel şu ifadeleri kullandı:

“Kanıtlı kanaatimce Akın Gürlek bunu bir fırsat olarak görüyor, PR yapmaya çalışıyor. Kabinenin en tartışmalı, itibarsız bakanı şu anda... Hem siyasi operasyon yap, hem ben tarafsızım de, 12'de atanınca 'AK Parti ve Cumhurbaşkanımız için çalışacağız' de... Bir yandan 18 tane tapu çıksın... Bu durumda içeride itibarsız, dışarıda itibarsızken, kamuoyun üzen bir travma üzerinden itibar devşirmeye çalışıyor.”

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi