Özel: Türkiye, Tayyip Erdoğan’dan büyüktür
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin yıldönümünde İstanbul Saraçhane’de yaptığı konuşmada, Ekrem İmamoğlu’na yönelik tutuklama sürecini “sivil darbe girişimi” olarak niteledi.
Türkiye’nin demokrasi mücadelesinden geri dönmeyeceğini vurgulayan Özel, “Bugün Türkiye’nin başında bir cunta yönetimi vardır. Ahlaki üstünlüğü, psikolojik üstünlüğü ve çoğunluk enerjisini kaybetmişlerdir” dedi.
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını bir “darbe girişimi” olarak tanımlayan Özel, “Bir yanımda İstanbul’un seçilmiş belediye başkanına yapılan 19 Mart darbesinden sonra… sahip çıktığımız iradeyi İstanbul’un bir başka seçilmişine… birlikte gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Üstünlüğün bir diğer tanımı da çoğunluk enerjisidir” diyen Özel, CHP’nin 1 milyon 650 bin üyeye ulaştığını, yüzde 96 katılımla yapılan ön seçime 15,5 milyon vatandaşın destek verdiğini belirtti.
Türkiye’deki mevcut yönetimi “cunta” olarak tanımlayan Özel, “Devleti bir partinin emrine verenler partiyi devletleştiremedikleri gibi devleti de partileştiremezler” ifadelerini kullandı. Erdoğan’a da gönderme yapan Özel, “Dünyanın en büyük sarayında oturan Erdoğan yerin yedi kat dibinde kendini zindanda hissediyor” dedi.
CHP’nin başlattığı imza kampanyasının büyüklüğüne dikkat çeken Özel, “Dünya siyasi tarihinin en büyük imza kampanyasını başlatmış durumdayız… Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talep eden kampanyayı sürdüreceğiz” dedi.
Uluslararası kamuoyuna da seslenen Özel, şöyle konuştu:
- Şimdi İngiliz İşçi Partisi açıklama yapmış. Türkiye'de demokrasiden yanayız diye. Uyan da balığa gidelim. Onların çok rahat anladığı bir deyim. Şimdi düzeltiyor. Biz demokrasiden yanayız, biz böyle olduğunu bilmiyorduk. Düzelteceğim sen daha çok. Örneğin o İngiliz İşçi Partisi uluslararası bizim üyesi olup kendisinin çıkıp şimdi geriye dönmeye çalıştığı yerde bir otokrata bir hafta kadar sessiz kalmış olmanın karşılığını da Sosyalist Enternasyonal'in başkan yardımcısı sıfatıyla Özgür Özel'den görecek. O zaman sen beni ikna etmeye çalışacaksın. Türkiye'deki demokrasi darbesine sessiz kalmanın bir hata olduğunu ve tekrarı olmadığını. Arkadaşlar Türkiye Tayyip Erdoğan'dan büyüktür. Türkiye yurt dışındaki bütün demokratlarla birlikte olacak. Avrupa Birliği sürecini CHP iktidarında başaracak ve Türkiye her şey bittiğinde düşmanlarının sesinden daha çok dostlarının sessizliğini hatırlayacak. Bugünlerde sessiz kalan bütün dostlara içeriden dışarıdan şunu söylüyorum: Çok insancılız, çok mütevaziyiz, çok iyi ilişkiler içindeyiz ve bundan sonrası için de çok kararlıyız ama bu zor günlerde 18 yaşında çocuklarımız bir gün yatırı olmadığı halde Silivri'ye tıkılırken, seçilmiş Ekrem İmamoğlu, peşinden koştuğunuz Ekrem İmamoğlu, yarın da bir randevu için bir telefon için sıraya gireceğiniz Ekrem İmamoğlu'ya bunlar yapılırken siz bugün hangi tutumdaydınız? Dönüp onlara bakacağız. NATO'nun ikinci büyük ordusu Türk ordusunun genç nüfusuyla, güçlü ekonomisiyle, potansiyeli yüksek ekonomisiyle gelecekte herkesin koşa koşa yatırım yapacağı bir ülkeyle, lojistik üstünlükleriyle, jeopolitik üstünlüğüyle dünyanın turizm açısından, kültür, sanat ve tarih açısından en güçlü şehirleriyle yarın demokratların yönetiminde bütün dünyanın gözdesi olacak bu şehrin ve bu ülkenin gelecek cumhurbaşkanının gelecekte onunla birlikte kazanmak isteyenlere şunu söylüyorum: Bugünkü iktidar otokrasiye mahkum olmuş bir cunta yönetimidir. Ha orada duruyor. Yine isteyen ilişki kursun, isteyen oyun planını ona göre kursun. Güçlü, müreffeh, büyüyen, yürüyen ve gelecek çağın damgasını vuracak Türkiye'nin, demokratik Türkiye'nin dostu olanlara bugün darbe girişimine maruz kalmış o günün cumhurbaşkanıyla bugün kurduğunuz ilişki üzerinden bütün meseleyi değerlendireceğiz.
Konuşmasının sonunda ise “Biz bu darbeye kimimiz Silivri’de, kimimiz sokaklarda direnmeye devam edeceğiz. En sonunda biz kazanacağız, Türkiye kazanacak” sözleriyle kararlılık mesajı verdi.