Son Dakika | CHP'den Muhittin Böcek'in etkin pişmanlık ifadesine ilk açıklama! "İnsan demans olsa bunu hatırlar"

Son Dakika | CHP'den Muhittin Böcek'in etkin pişmanlık ifadesine ilk açıklama! "İnsan demans olsa bunu hatırlar"
Son dakika... CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Antalya Büyükşehir Başkanı Muhittin Böcek'in etkin pişmanlığa başvurması hakkında partisi adına ilk açıklamasını yaptı.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı ve partili isimlere yönelik suçlamalara tepki gösterdi. Emre, bazı kişilerin “iftiracılığa zorlandığını” savunarak, iddiaların dayanağı olmadığını söyledi.

"İNSAN DEMANS OLSA HATIRLAR"

Emre, açıklamasına şu sözlerle başladı:

“Değerli basın mensupları, şimdi her türlü kötülüğü yapıyorlar yetmiyor. Bu kez de insanları iftiracılığa zorlayarak genel başkanımız ve partili arkadaşlarımız hakkında ipe sapa gelmez suçlamalar yöneltiyorlar.

Efendim neymiş, işte tabii rakamlarla da öyle oynuyorlar ki gelişigüzel... Hatırlarsanız bu salonda Sayın Genel Başkanımız Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi, belgeleriyle birlikte anlattı.

Bunu kendisine ilk sorduklarında dedi ki, 'Muhittin Böcek’in' dedi, 'biliyorsunuz itirafçı olma durumu var, işte Manisa'da bir buluşmadan bahsediliyor' genel başkanımızı kastederek. Efendim orada çok ciddi baz istasyonu delilleri var. İşte aday yapılma karşılığı bilmem kaç milyon dolar verilmiş. Genel Başkanımız İçişleri Bakanlığı tarafından zorunlu korumaya tabi olduğundan Ankara’da olduğu ortaya çıkınca, bu sefer başka yöne evrildiler. Önce dediler ki 50 milyon dolar, sonra dediler 20 milyon dolar. Biz dedik ki; biz 20 milyon doları hiç görmedik ama arkadaşlar bunun 200 kilo olduğunu söylüyor. Bu nasıl ki bir benzin istasyonunda kimsenin görmeden değişimi gerçekleşiyor? İki kişi bunu değiştiriyor.

Bu sefer döndü dolaştı, hani İBB’de 560 milyar kamu zararı vardı ya, yok oldu o iddialar. Döndü dolaştı yok efendim 1 milyon euro biri getirmiş de Muhittin Böcek’in oğlu... hangi gün geldiğini de bilmiyor, hatırlamıyor. Parayı kimden aldığını hatırlamıyor. Kime verdiğini hatırlamıyor, para miktarı da 1 milyon euro. Bak insan demans olsa bunu hatırlar. 1 milyon euro... 1 milyon euro paradan bahsediyorsunuz; aldığını hatırlamıyor, kime verdiğini hatırlamıyor. Genel Merkez'de 6. katta birine vermiş. Giriş çıkış kaydı yok, kamera kaydı yok. Külliyen yalan! Yani hiçbir yeriyle tutulur hiçbir tarafı yok.”

BÖCEK HAKKINDA DİSİPLİN SÜRECİ İŞLETİLECEK Mİ?

Emre’ye, Muhittin Böcek hakkında bir disiplin süreci işletilip işletilmeyeceği soruldu. Emre, belediye başkanının ifadesini henüz görmediklerini belirterek şu yanıtı verdi:

“Şimdi Gökhan Böcek oğlu tabii. Diğeri belediye başkanımız. Oğlunun ifadesini gördük. Belediye başkanının ifadesini henüz görmüş değiliz. Amma ve lakin Muhittin Böcek'in birden fazla, defalarca medyaya da yansıyan şekilde kendi el yazısıyla "Ben hiçbir baskıya boyun eğmem. Partime iftira atmam. Bu suçlamaları kabul etmiyorum. Hepsi birer iftiradır." şeklinde beyanları var. Tabii bütün aile boyu yapılan operasyonlar, tutuklamalar, eşe dosta, şoföre ve en son çarşamba günü de tüm mal varlığının el konulması sonrasında baskılara boyun eğip eğmediğini bilemiyoruz yani. Onu göreceğiz. Ama önümüze geldiği zaman o konuda bir karar veririz”

ÖZKAN YALIM HAKKINDA AÇIKLAMA

Emre, partililere yönelik soruşturmalarda baskı kurulduğunu öne sürdü. Özkan Yalım’la ilgili iddialara da değinen Emre, soruşturma süreçlerinde ailelerin de hedef alındığını savundu:

“Bu kadar hani iftirayı, kurguyu yapıyorlar; inanın insanların vicdanlarını sızlatacak. Bir diğeri de işte Özkan Yalım'la ilgili. Bu içeri attıklarını biliyorsunuz tüm mal varlığına el koyuyorlar. Eşlerini, çocuklarını gözaltına almakla tehdit ediyorlar. Şimdi Özkan Yalım'la ilgili de itirafçı beyanları çıktı ortaya, orada anlatıyor.

Şimdi değerli arkadaşlar, bir defa bakın her şey bir tarafa, siyaset bir tarafa, insanlığın dahi hani okurken böyle utanç duyacağı diyaloglar var. Bir savcı nasıl olur da, herhangi bir şekilde Uşak'taki soruşturmayla ilgisi olmayacak bir şekilde, hayatını genç yaşta kaybetmiş Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay'la ilgili ve Genel Başkanımızla ilgili soru sorabiliyor? Yani oradaki tutanağa bakın, soru sorabiliyor. O da diyor ki, 'Bizim burada yemek yedikleri oldu ben başka bir şey bilmiyorum.' Ya bu iftiralarla ilgili, kadıncağız hayattayken suç duyurusunda bulundu aile, tazminat davası açıldı. Şimdi hani kendini ifade etme imkanı yok, hayatını kaybetmiş çok acı bir şekilde... Hala iftiralarda bulunuyorsunuz ki kayıtlar bellidir, ortaya çıkar. Hayatın hiçbir döneminde Sayın Genel Başkanımızla Gülşah Durbay'ın da Uşak'ta yemek yemişliği dahi yok. Manisa sınırları dışında hiçbir siyasi faaliyete katılmışlıkları yok. Yani bu kadar herkesin gözü önünde iftiralara nasıl... nasıl vicdanınız kaldırıyor bunu? Sizin kız çocuğunuz, eşiniz yok mu? Nasıl başınızı yastığa huzurla koyabiliyorsunuz yani? Hakikaten inanılır gibi değil.

Oradan da birçok şey türetmeye çalışıyorlar. Yok efendim almış da biri 200 bin lirayı da bahçe duvarına koymuş da... Yani hakikaten böyle deli saçması şeyler. Genel Başkanımızın babası araba almış da... Ya Genel Başkanımızın babasının almış olduğu arabanın faturasıyla İş Bankası Manisa'dan gönderilen miktar, adamın kendi hesabından gönderilen miktar birebir aynı. Yani insan hiç olmazsa bir araştırır ya doğruluğunu, yanlışlığını.”

CHP Sözcüsü Emre, Türkiye’de geçmiş dönemlerde sert siyasi tartışmalar yaşandığını ancak bugünkü tabloyu “utanç duyulacak” bir dönem olarak nitelendirdi:

“Böylesine kirli bir dönemin içerisindeyiz. Gerçekten geçmiş dönemlere, geçmiş siyasi tartışmalara baktığınız zaman bu ülkede birden fazla kez Demirel geldi gitti göreve, Ecevit geldi gitti göreve. Televizyon karşısında bu ülkenin siyasetçileri ülkenin problemlerini tartıştı. Sert tartışmalar oldu. Ama hiç bu dönem bu kadar çirkin, bu kadar rezil, bu kadar arsız tartışmalar ya da suçlamalar, iftiralar yaşanmamıştı. Hakikaten utanç duyulacak bir tablo. Şimdi bula bula ne çıkartmışlar, günlerce televizyonda tartışıyorlar...

Efendim Genel Merkez, buraya kayıtlı, Genel Başkanımızın kendi adına da değil, bir tane araç alıyor. Aracın içi de ilk başta yapılıyor. Sonra aracın içinin dizaynına yönelik Özkan Yalım, 'Ben bunu yaptıracağım' diyor. Yani genel merkeze, 'Ben bunu partisine hediye edecek'.

Kim bilebilir ki onun Uşak Belediyesi'nden bunu ödetmiş olacağını? Tabii bunun üzerine biz hemen ilgili şirketle yazışmaya girdik. 'Eğer bunu Uşak Belediyesi ödediyse, biz bu miktarı ödeyelim, Uşak Belediyesi size geri versin bunu.' Ve bizim yani rakamlar da aslında bugünkü düzen içerisinde, Türkiye düzeni içerisinde küçük rakamlar.”

Zeynel Emre, CHP’nin 2019’da İBB’yi kazanmasının ardından geçmiş döneme ilişkin araç tahsislerinin belgelendiğini söyledi. Emre, AKP İstanbul İl Başkanlığına, AKP Genel Merkezine ve Binali Yıldırım’a araç tahsis edildiğini öne sürdü:

“Ancak, ancak ben buradan o aracın dizaynını memleketin beka meselesi yapıp televizyonlarda tartışan, konuşan, saatler boyu yorumculara, televizyonculara da bir hususun dikkatini çekeyim. Siz burada bir aracın iç dizaynından bahsediyorsunuz ya... Sadece bir örnek, araç örneği olsun diye. Yani hakikaten ben hiçbir iktidar hatırlamıyorum ki bu kadar yolsuzluk, bu kadar hırsızlık karşısında bu kadar arsızca kendi rakibine iftiralarda bulunsun.

Bakın, İBB'yi biz 2019'da aldık. 2019'da aldık ve 2017-2019 hemen teftiş kurulunun basit bir araştırması, raporu. 59 adet aracın toplam 14.657 gün AK Parti İstanbul İl Başkanlığına tahsis edildiğini belgeledik. Kamu zararı 14 milyonun üzerinde. 36 adedini İBB direkt bir firmadan almış, il binasına vermiş. Parasını ödüyor, parasını hepimiz veriyoruz. Almış o siyasi partinin il binasına vermiş. Gerisini kendi bünyesinden vermiş.

Yetmemiş, 16 tane Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezine araç göndermiş. Mesela o gün o araca binenlerden biri bugün Meclis Başkanı. Sorun, belgesi var hepsinin. 42 tane aracı da o zaman aday olan Binali Yıldırım'a 'yeni başkanlık' adıyla tahsis etmiş. Bizim çalışkan ve başarılı Genel Başkan Yardımcımız Deniz Yavuzyılmaz suç duyurusunda bulundu bunlarla ilgili. Aha burada belgeleri var, tamam mı değerli arkadaşlar. 'Kovuşturmaya yer olmadığına dair' karar...

'Olmadı' demiyor ha, 'Biz bunları yapmışlar'... Hani bizde bir aracın iç dizaynını konuşuyorlar ya. 80 tane aracın nasıl hiç edildiğini, nasıl kullanıldığını... Hani aklınızda şey kalmasın, burada da böyle örnekleri var, belgeleri var. Gelin yakından bakın. 'AK Parti İl Başkanlığına verilen birim'. Araç kimin? İstanbul Büyükşehir. Plakası var mı? Var. Modeli var, markası var, teslimi var... Bunun gibi onlarca değerli arkadaşlar.”

Emre, iktidara yolsuzluk, kamu ihaleleri ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden de eleştiriler yöneltti. Emre, Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan’a Katar’dan alınan uçak üzerinden seslendi:

“Şimdi, ben tekrar şunu söyleyeyim. Allah aşkına siz böyle bir araç üzerinden, olan biteni memleket meselesi diye konuşuyorsunuz ya; sorun ya bir ilgilisine, bir ülkede 200'den fazla Kamu İhale Kanunu niye değişir? Hangi amaçla değiştirdiniz? Bu ülkedeki bütün büyük işler aynı müteahhitlere gitmek zorunda mı? Niye biz sizin iktidarınız döneminde yolsuzluk endekslerinde, rüşvet endekslerinde en dipte ülkeler sıralamasında yer alıyoruz, bu kadar olayların üstünü kapatmanıza rağmen?

Hani bir küçücük aracın dizaynını soruyorsunuz ya, çıkın Tayyip Bey'e de deyin ki, siz tank paletin verilmesi karşılığında Katar'dan 500 milyon dolarlık uçağı niye aldınız biniyorsunuz? O kadar uçağım var. Biz bu ülkede aç çocuklar var diyoruz. Alsın o uçağı satsın de mi? Bari bunu söyleyin. Alsın uçağı satsın da bu ülkenin garip gurebası doğru dürüst yemek yesin. Beraberinde 53 yarış atı, 10 tane uçak var zaten. Bunu sorabiliyor mu kimse? Yani esas sorgulanması gereken işlerin sorgulanmadığı, hakikaten çok kara bir düzenin içerisindeyiz. Değerli arkadaşlar, ben şunu ifade edeyim tabii. Her toplantıda söylüyorum. Beraberinde 53 yarış atı, 10 tane uçak var zaten. Bunu sorabiliyor mu kimse? Yani esas sorgulanması gereken işlerin sorgulanmadığı, hakikaten çok kara bir düzenin içerisindeyiz. Değerli arkadaşlar, ben şunu ifade edeyim tabii. Her toplantıda söylüyorum. Biz pes etmeyiz. Geçmişte hiçbir darbeci düzen Cumhuriyet Halk Partisi'ni ilelebet yok edemedi. Cumhuriyet Halk Partisi küllerinden yeniden doğdu. Onun için biz mücadelemize aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Emin olun, istediği kadar insanları korkutup sindirmeye çalışsınlar. Milletimizle birlikte halkın iktidarını kuracağız."

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi