Bolu'da 'Tanju Özcan'a Özgürlük' buluşması: Özgür Özel'den '3 harfli marketler' açıklaması
CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile diğer belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından her hafta gerçekleştirilen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 95’incisi Bolu’da düzenlendi.
Bolu buluşması CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tutuklanmasına tepki gösteren Özel, Tanju Özcan'ın 7 yıllık belediye başkanlığı dönemindeki projelerini tek tek sıraladı.
Özel'in konuşmasında şu ifadeler yer aldı: “Bugün Bolu’da tarih tekerrür üretmektedir. Yine zalimler ve mazlumlar karşı karşıyadır. Bolu bugün iradesine kast edenlere karşı hep beraber omuz omuza ayaktadır. Kimse unutmasın; eğer zalim olacaksan sana bir Bolu Beyi, bir de tüfek yeter. Ama kahraman olacaksan sana bir Köroğlu, bir kıraat, bir de arkandan millet gerek. Buradan bugünün Bolu beylerine sesleniyorum; siz bir başınasınız, Bolu Tanju‘yla beraber. Daha önce ifadelerini alıp zorlayıp, Tanju’nun karşısına dikmeye çalıştıklarınız birbirleriyle yarışıyorlar. ‘Ben şikayetçi değilim. Ben Tanju‘ya bir şey demedim. Tanju Başkan kötü bir şey yapmadı"
"Biz ondan razıyız’ diye. Bolu Beyi’nin bugünkü temsilcilerine söylüyorum; bu meydan Köroğlu’nun meydanıdır, bu meydan evladına sahip çıkan, Bolu’nun meydanıdır. Size bugün bir Bolu hikayesi anlatacağım. Bu şehri en son 1989’da Sosyal Demokrat Halkçı Parti kazanmıştı. Sonra biz Bolu’nun rızasını alamadık, belediyesini kazanamadık. 2011’de birlikte milletvekili olduğum Tanju Özcan‘la beraber 2019’a kadar aradaki kısa dönemlerle dört kez siz onu milletvekili seçip Meclis’e yolladınız. Her fırsatta Bolu’nun sorunlarını konuştu, ülkenin sorunlarını konuştu. Meclis kapandı, Bolu’ya koştu. Burada girmediği sokak, tanımadığı esnaf, dokunmadığı hiçbir hemşerisi kalmadı. 2019 seçimlerinde Bolu onu çağırdı ve aday gösterdik. Yüzde 52,7 gibi bir oyla, her iki seçmenden birinden fazlasının oyunu aldı ve siz onu şehrin emini, şehremini bildiniz. Sonra beş yıl görev yaptı. Beş yıl sonra bu kez ittifak da olmadan bir başına seçime girdi, oylarını artırdı. Yüzde 53-54 oyla bir kere daha göreve geldi. Bolu, siyasi partisi yıllardır oy vermediği bir parti olmasına rağmen kendisine sahip çıkanı bildi. Evladını bildi. Onun sayesinde Bolu’yla CHP arasında bir gönül köprüsü kuruldu. O günden bugüne Bolu’da bambaşka bir hikaye yazıyoruz.”
“BOLU İÇİN ÇALIŞTI, BOLU ONA SAHİP ÇIKTI”
“Tanju Başkan Bolu’da emeklinin evladıdır. Gencin ağabeyidir. Yetimin hamisidir. Ben birçok kente gidiyorum, başarılı belediye başkanlarını görüyorum. Ama bir kentin bir belediye başkanından memnuniyetini, en iyi o kentte bu yaptığı hizmetleri saydığımda o meydandaki insanların gözünden görüyorum. Şimdi televizyonlarda canlı yayındayız. Bütün Türkiye’ye döndü, Bolu’ya bakıyor. Eksi 2 derece sıcaklık, kara kışın ortasında, bu ayazda, Ramazan mübarek günde tutulmuş oruçların üstüne ve teravihin çıkışında bu meydana bakıyorum. Bu meydanı görüyor ve anlıyorum ki Tanju masumdur. Tanju, Bolu’nundur. Tanju, Bolu için çalışmıştır. Bolu da ona sahip çıkmıştır. Elimizdeki ay yıldızlı al bayrağa gönülden bağlı, Atatürk’ün kurduğu partinin bir evladı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden Tanju’ya sahip çıkan Bolu’ya selam olsun.”
TANJU ÖZCAN'IN PROJELERİNİ TEK TEK SIRALADI
“Ramazan’ın tam ortasındayız, 16’ncı oruç tutuldu. Bugün 17’nci kez teravihe duruldu. Buradan bütün Türkiye’ye haykırıyorum, duyduk duymadık kalmasın. Bu 7 yılda Tanju Özcan 585 bin ton asfalt attı Bolu’ya. 56 bin metrekare kaldırım döşedi, yürüyüş yolu yaptı. 87 kilometre içme suyu hattı, 62 kilometre yağmur suyu hattı döşedi. 7 yılda toplam 97 yeni park yaptı Bolu’ya. 35 eski parkı yeniledi. Kişi başına, bakın İstanbul’da, örneğin Esenyurt‘ta, kişi başına tabii 25 yıldır da AKP yönetti ya kişi başına yeşil olan 1 metrekare. Biz İstanbul’da Esenyurt’tan farkımızı gösteriyoruz. Orayı AK Parti, yönetti 1 metrekare, Beylikdüzü’nü Ekrem İmamoğlu yönetti, Mehmet Murat Çalık yönetti, 10 metrekare diyoruz. 10 katı. Burada, Bolu’da kişi başına düşen yeşil alan 24 metrekare. Bir adam gelip de 7 yılda 90 park yapar mı? Bolu’ya varıp da bir büyükşehire yapmıyorsun, Bolu gibi nüfusu belli, yüzölçümü belli bir yerde 97 park yapıyorsun. Önceden 35 park var. İlave 97 park yapıyorsun. Toplamda 132 parkla Bolu’yu bambaşka bir noktaya getiriyorsun. Bitmedi, yoksul annelere gıda ve ev eşyası yardımı yapmış. Engellilere, öğrencilere nakdi destek… Güney Çevre Yolu projesini bitirdi. Yöresel ürünler pazarı kurdu. Bolu Belediyesi İş Merkezi’ni yaptı. Zübeyde Hanım Camii yaptı. 12 Kasım Gençlik Merkezi’ni yaptı. Solmaz Ana Aşevini açtı. Hayır Çarşısı’nı inşa etti. Uğur Mumcu Kültür Merkezi yaptı. Kent lokantasını açtı. Güneş enerjisi santrali kurdu. En son benim gelip tanıtımını yapıp, birinci etabını açtığım 100 bin metrekarelik 100. Yıl Cumhuriyet Parkı’nın ikinci aşaması da yapılıyor, 29 Ekim’de açılışını yapacağız.”
“BOLU’NUN ÇEHRESİ DEĞİŞTİ”
“Duyduk, duymadık kalmasın; duyanlar duymayanlara duyursun. Burası Bolu. Tanju Özcan geldiğinde, AK Parti’den aldığında Bolu Belediyesi’nin geliri 44 milyon dolar, borcu 82 milyon dolardı. Bugünkü parayla 3,5 milyar lira borç. Şimdi aynı Bolu, yedi yıl sonra. Yedi yıl önce gelir 44 milyon dolar, bugün 95 milyon dolar. Gelir tam iki katına çıkmış dolar bazında. Borç yedi yıl önce 82 milyon dolar, şimdi 15 milyon dolar. Altıda birine düşmüş. Düşünün ki gelir iki kat artmış, borç altıda bire düşmüş. Bolu 2019’dan bu yana dolar bazında yüzde 107 büyümüş. Diyordu ki Tanju Başkan ‘Çin’den daha çok büyüyen bir tane belediye var Türkiye’de. O da Bolu Belediyesi.’ Buradan yaptıklarıyla, ödediği borçla, geliri artırmasıyla, Bolu’nun çehresini değiştirmesiyle helal olsun Tanju Başkanıma. Bu kadarını ben de bilmiyordum. Ama hepiniz adına iki gece önce gittim ve gördüm. Önümüzdeki günlerde yine Tanju Başkan’ı ziyaret edeceğim. Bu yaptıkları için hepiniz adına eğer onayınız varsa onu bu sefer alnından öpeceğim.”
"TANJU ÖZCAN'IN SUÇU AKP'Yİ YENMESİ"
“Peki Tanju Başkan’ın suçu ne? Asıl suçu, bu şehirde AK Parti’yi yenmesi. En büyük suçu da AK Parti’den, MHP’den aldığı destekle yenmesi. Çünkü kimseyi ayırmadan hizmet etmesi, insanlara dokunması. Bunun için de hedefe kondu Tanju Başkan. Bir de uydurdukları bir suç var. Neymiş? Tanju Başkan bir vakıf kurmuş, içinde AK Partililer var, Milliyetçi Hareket Partililer var, şehrin esnaf odaları var, şoförler odası var. Vakfın adı, Bolu‘yu çok sevdikleri için BOLSEV Vakfı. Bu vakıf şöyle bir şey yapmış; Bolu’nun yoksul çocuklarına borç vermiş. Onun dışında hasta yatağı olmayana hasta yatağı vermiş. Tekerlekli araba vermiş. Ama sadece vermiş. Peki parayı nereden almış? Bu vakıf parayı Bolulu hayırseverlerden almış. Bir de bakmışlar ki Bolu’da dışarıdan gelen, parayı bolca kazanan ama vergiyi Bolu’da vermeyen; Bolu’dan kazanan, başka yerde yatırım yapan, harcayan, hatta vergi verenler var. Kim onlar? Var ya ilk önce bir taneydiler, sonra oldular 10 tane, 100 tane, 1000 tane. Her sokakta bir tane üç harfliler var. Tanju Başkan demiş ki bunlara, ‘İyi, şirketi İstanbul’da kuruyorsun. Bolu’ya geliyorsun, şubeyi açıyorsun. Toptan alıp ucuza satıp, buradaki esnafı eziyorsun. Çoğunlukla batırıyorsun. Parayı kazanıyorsun, İstanbul’a götürüyorsun. Öyle yağma yok. Buraya, bu şehre biz bir tane vakıf kurduk. Bu vakfa bir katkınız olsun. Bu öğrencilerin, hiç olmazsa yoksul öğrencilerin okutulmasına bir katkınız olsun. Ama karşılıksız da vermeyin ha. Bakın Bolu Belediyesi’nin reklam panolarını biz karşılıksız BOLSEV’e, Bolu‘yu Sevenler Vakfı’na verdik. Bu vakıfa parayı yatırın, bu panolarda reklamlarınız çıksın. Bunu kabul etmişler. Ödemeyenler olmuş, ödeyenler olmuş. Ama sonra birdenbire bir şeyler olmuş.”
“BU BAŞSAVCI BAKAN KURTARAN BAŞSAVCI”
“Bir soruşturma açılmış. Kim tarafından? Tanju Başkan’a husumet duyan biri tarafından. Hangi husumet? Şu husumet; Kartalkaya yandı. Bebeler yandı, analar yandı, babalar yandı, hepimizin yüreği yandı ve bütün Türkiye, Bolu‘yla bir ağladı ya. İşte orada bu yangından sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi görevlendirdi. Nereden? Bolu’dan. Bolu’nun insanlarının içinden. Bu bu bilirkişiler, bu namuslu Bolulu bilirkişiler üç gün süre verdiler. Fotoğrafla başladılar çalışmaya, çalışmalarına fotoğrafladılar ve videoladılar. Sonra bir rapor yazdılar. Raporda şu yazıyordu; ‘Bu yangın tamamen Turizm Bakanlığı’nın sorumluluğunda olan, ruhsatı Turizm Bakanlığı’ndan alan, denetleme sorumluluğu onda olan bir yerde çıkmıştır. Birinci sorumlu, Turizm Bakanlığı, İl Özel İdaresi.’ Bu raporu yazdılar, savcılığa götürdüler. Başsavcı aldı, ‘Olmaz bu’ dedi, ‘Buraya Bakanlığı yazamazsınız.’ ‘Yahu bunlar ruhsatı Bakanlık’tan aldı. Koca tabela. Koca otel yandı, tabela inadına kaldı; Turizm Bakanlığı’ndan ruhsatlıdır.’ ‘Nasıl yazmayız?’ ‘Yazacaksın.’ ‘Yazamam’ dediler. ‘Bir de buradan Bakanlığı çıkaracaksın. Buraya Bolu Belediyesi yazacaksın.’ Dedi ki bilirkişi, ‘Nasıl yazarız? Bolu Belediyesi’nin sınırlarının dışında. Burası Bakanlığın sorumluluğunda.’ Savcı dedi ki ‘O zaman getirmeyin raporu. Sakın imzalamayın bunu. İstifa edin bilirkişilikten, çabuk yapın bunu.’ Bu bilirkişilerin yedisi birden raporlarını verecekleri saatte ‘Mazeretim nedeniyle affımı istiyorum’ deyip bilirkişiliği bıraktılar. Savcı başka bilirkişi buldu. Bu rapor ortaya çıkınca korsan ilan ettiler. Bakanı, Bakanlığı bu işten kurtarmaya çalıştılar. İşte tam bu sırada Tanju Özcan bu başsavcıyı Hakimler ve Savcılar Kurulu’na şikayet etti. Bu başsavcı Kartalkaya yangınından bakan kurtaran başsavcı. …. İşin içine katmaya çalışan başsavcı bakıyor Tanju da bir küsur bulamıyor. Biri açık bulamıyor. Bu vakfın bağış yapanları, şirketlerin temsilcilerine çağırıyor tekrar tekrar başkası söyledi sen de söyle. Basın derde sokma. Bilmem ne yapma. Orada başka bir savcı ifade alırken başsavcı gelip orada … zafer Şahin’e, ak Parti‘ye yakın bir gazeteciye açıklama yolladı o da yayınladı.”
"BİZ ŞİKAYETÇİ DEĞİLİZ DEDİLER"
“Ben buraya gelirken A101 CEO’su bizi arıyor, yana yakıla. Dediği şu, ‘Biz şikayetçi değiliz.’ E orada sizin çalışan birisinin ifadesi varmış. Bir araştırıyorlar, ‘O zaman başka yerde çalışırmış, ifadeye adımızı karıştırdılar.’ Şimdi bütün basını açıklama geçtiler. ‘Tanju Özcan bize baskı yapmadı. Tanju Özcan’dan, Bolu Belediyesi’nden şikayetçi değiliz.’ Bolu’ya duyuruyor, Türkiye’ye duyuruyor. Bolu’ya duyuruyor, Türkiye’ye duyuruyor. Şimdi üç harflilerden bir tane kaldı. Bir tane. Kim o? Şimdi ona bakacağız. Eğer o da bir gün gerçekleri söylerse bu başsavcının baskılarına boyun eğmezse o da kendi halini bilir. Bilmezse kim? Ben sorayım. Kim? Bolu biliyor. Bolu ne yapacağını biliyor mu? Ben bir şey demiyorum. Bu Bolu ile uğraşan, Bolu beyinden yana taraf olanın karşısında Köroğlu’nu bulur. O kadar söylüyorum.
İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU
Bolu Valiliği önündeki meydanda düzenlenen ve on binlerce vatandaşın destek verdiği buluşmada, 19 Mart 2025'te tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı, CHP’nin ve 25,1 milyon yurttaşın cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki hücresinden yolladığı mektup okundu. İmamoğlu’nun mektubunu CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz okudu.
İmamoğlu, Karagöz tarafından okunan mektubunda şunları söyledi: “Güzel Bolu’nun koca yürekli, yiğit insanları… Kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, ateş gibi gençler, güler yüzlü çocuklar… Her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum. Mübarek Ramazan’ın içimizi sevgi, sabır ve hoşgörüyle doldurmasını temenni ediyorum. Evlerinize, işlerinize bereket getirmesini diliyorum. Bugün sizlerle buluşmamıza vesile olan, örgütümüzün güçlü ve kararlı duruşunu temsil eden Bolu İl Başkanımız Tahsin Mert Karagöz’e ve onun şahsında tüm örgütümüze verdikleri kararlı mücadele için yürekten teşekkür ediyorum.”
“KENDİNİ MİLLETE ZORLA DAYATAN BİR HÜKÜMET VAR”
“Sevgili kardeşlerim; pek çoğumuz, yaşadığımız ya da tanık olduğumuz ihmaller, haksızlıklar karşısında, ‘Nerede bu devlet’ diye tepki göstermişizdir. Devletimizin hukukun sınırları dışına çıktığını, milletin emrinde olmadığını görürsek; bu durumu sorgular ve itiraz ederiz elbette. Çünkü bizler, bu ülkenin 86 milyon vatandaşı, bu ülkenin, bu devletin sahibiyiz. Millet adına devleti yönetme yetkisini kullananlar hadlerini bilmek, sınırlarına riayet etmek mecburiyetindedir. Maalesef bugün, hukuk dışında hareket etmeyi kural haline getiren, kendini millete zorla dayatan bir hükümet var iş başında. Bu hükümet, kendisini devlet kurumlarından biri olarak değil, devletin ta kendisi olarak görüyor. Yasama, yürütme ve yargıyı, medyayı, tüm toplumsal hayatı kontrol ve tahakküm altında tutmaya çalışıyor.”
“MİLLETİN İRADESİNİN KENDİLERİNDEN
BAŞKASINA YÖNELMESİNİ KABULLENEMİYORLAR”
“Nihai olarak kontrol ve tahakküm altına almak istedikleri şey, milli iradedir. Bunlar, milletin iradesinin kendilerinden başkasına yönelmesini kabullenemiyorlar. Ve milleti baskı altına alabilmek için, milletin seçtiklerine zulmediyorlar. Aylardır bizlere ve şimdi de Tanju Özcan Başkanımıza yapılan budur. Güç ve zenginlik hırsından vicdanını, sağduyusunu yitirmiş bu kötü akıl, bu korkak ruh, bizlerle mertçe yarışmaktan kaçıyor. Kontrol altında tuttuğu yargının arkasına sığınıyor. Boluluların, Tanju Özcan’a dair fikri, kararı nettir. Onu üç dönem milletvekili, iki kez de açık farkla Belediye Başkanı seçtiler. Çünkü ona güveniyorlar. Tanju Başkan’ın, kendisi ya da birileri için değil, sadece millet için çalıştığını biliyorlar, görüyorlar.”
“BU SUÇSA HEPİMİZ SUÇLUYUZ AMA BU SUÇ DEĞİL”
“Hükümetin herkesi daha yoksul ve güvencesiz hale getiren ekonomi politikalarına karşı, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak, tüm gücümüzle milletimizin yanında oluyoruz. Darda olanın, zorda kalanın, yalnız ve çaresiz hissedenin derdine derman olmak için uğraşıyoruz. Biz aslında sadece görevimizi yapıyoruz ve milletin parasını doğrudan millete veriyoruz. Bu ülkenin çocukları, gençleri en iyi koşullarda eğitim alabilsinler, aileleri bir nebze rahat edebilsin diye kreşler açıyoruz, yurtlar yapıyoruz, burslar veriyoruz. Hem de hiçbir ayrımcılık yapmadan, kimseye farklı bir gözle bakmadan... Bu suçsa; Tanju Başkan da suçlu, ben de suçluyum, hepimiz suçluyuz. Ama bu suç değil. Bu, insana insan olduğu için kıymet vermenin gereği. Bu; vatanını, milletini sevmenin gereği. Bu, vatandaşın hak ve hürriyetlerine saygı duymanın gereği.”
“TARİHE GÖMECEĞİZ…”
“Biz, siyaseti bunun için yapıyoruz. Bu ahlakla, bu sorumlulukla yapmaya da devam edeceğiz. Meydanlarda da zindanlarda da doğruları anlatmaktan, gerçekleri dile getirmekten geri durmayacağız. Bu ülke için başka ne yapabiliriz, hangi projelerle milletimizin ihtiyaç ve taleplerini karşılayabiliriz diye, çalışmaya devam edeceğiz. Herkes için, her yerde adaleti ve hürriyeti sağlayacak politikalar üretmeye devam edeceğiz. Çünkü biz, bu ülkenin geleceğiyiz. ‘Biz’ derken; herhangi bir kişiyi, bir grubu, bir partiyi kast etmiyorum. Biz; haksızlığa, zorbalığa gelemeyenleriz. Biz, kendisi için ne istiyorsa, başkası için de aynısını isteyenleriz. Biz, ‘birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ duygusuyla yetişmiş, bu ülkenin özgüvenli, cesur, birbirine yürekten bağlı 86 milyon vatandaşıyız. Bir avuç insanın iktidarını tarihe gömeceğiz ve Türkiye, geçim derdi nedir bilmeyen, gelecekten kaygı duymayan, mutlu ve özgür insanların ülkesi olacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
"ÖĞRENCİYE YARDIM ETMEKLE SUÇLANIYORUM"
Etkinlikte, tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın mektubu okundu. Özcan'ın mektubunda şu ifadeler yer aldı:
"Değerli komşularım geçen cumartesi sabahı 06.30'da yatağımdan kaldırılarak gözaltına alındım. Suçum 527 Bolulu gence burs vermek için kaynak bulmakmış. Hastalarımıza yatak, engelli bireylerimize tekerlekli sandalye, aç olana yemek ve gıda desteği de sağladık. Bunların hepsini belediyeye bağlı vakıf üzerinden gerçekleştirdik. Hayırseverlerle ihtiyaç sahiplerini buluşturmak dışında bir şey yapmadık.
Şahsa menfaat sağlamakla değil öğrenciye yardım etmekle suçlanıyorum. Enflasyonu azdırmaktan başka bir işe yaramayan 3 harfli marketlerin şikayeti üzerine cezaevindeyim. Öğrenci kardeşlerime, engelli yurttaşlarıma, yatağa aç giren yurttaşlarıma kaynak bulmak için vakıf kurmaktan pişman değilim. Yine olsa yine yaparım. Tek üzüntüm öğrencilere burs verilemeyecek olmasıdır."