Tanju Özcan davasında hukuk krizi! Şikayetçi yok, tutuklama var

İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin "suç unsuru yok" dediği, şikayetçisinin dahi bulunmadığı dosyada Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan tutuklandı. Avukatı Uğur Poyraz, hakimin dosyayı incelemeden 10 dakikada karar okuduğunu açıklarken, sürecin Özcan’ın ihmali gerekçesiyle şikayet ettiği Başsavcı ile arasında yaşanan krizinin bir yansıması olduğunu iddia etti.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, geçtiğimiz hafta kamuoyunda "3 harfli marketler" olarak bilinen A101, ŞOK ve BİM yetkililerinden "irtikap" iddiasıyla zorla para aldığı gerekçesiyle tutuklandı. Tutuklama kararına gerekçe olarak bu market yetkililerinin şikayetleri gösterildi. Ancak aradan geçen sürede söz konusu 3 market zinciri de kurumsal açıklama yaparak Tanju Özcan’dan herhangi bir şikayetlerinin olmadığını kamuoyuna duyurdu. Bu durum, "Şikayetçi olmayan bir dosyada belediye başkanı neden tutuklu?" sorusunu gündemin en başına taşıdı.

Halk TV'de Haber Masası programına katılarak Remziye Demirkol'un sorularını yanıtlayan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın avukatı Uğur Poyraz, tutuklama sürecine giden yoldaki hukuki aşamaları ve adliye koridorlarında yaşananları tüm detaylarıyla anlattı. Poyraz, dosyada yer alan çelişkileri ve Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı ile Özcan arasındaki gerilimin kaynağına dair iddialarını kamuoyuyla paylaştı.

MÜFETTİŞLER "SUÇ YOK" DEDİ, BAKANLIK "İRTİKAP" İNCELEMESİ İSTEDİ

Sürecin aylar öncesine dayandığını belirten Avukat Uğur Poyraz, İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun iddialar üzerine inceleme yaptığını aktardı. Müfettişler, yaptıkları inceleme sonucunda herhangi bir suç unsuru bulunmadığını ve soruşturma iznine gerek olmadığını belirten 75 sayfalık bir rapor hazırladı. Ancak dosya Ankara'ya, İçişleri Bakanlığı'na gittikten sonra sürecin yön değiştirdiğini vurgulayan Poyraz, Bakanlığın iki sayfalık bir yazıyla dosyayı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndererek konunun bir de "irtikap" (yiyicilik/gasp) yönünden incelenmesini talep ettiğini ifade etti. Poyraz, aynı dosya, aynı kişiler ve aynı deliller ortadayken sürecin bu yazıyla yeniden başlatıldığına dikkat çekti.

İLK İFADELERDE OLMAYAN BEYANLAR VE ŞİKAYETÇİSİZ DOSYA

Bakanlığın talimatı üzerine savcılığın, Bolu'daki zincir marketlerin yetkililerini ifadeye çağırdığını aktaran Poyraz, sürecin temelini 14-15 kişinin katıldığı bir toplantının oluşturduğunu belirtti. Ancak toplantıya katılanlardan sadece 3 kişinin ifadesinde, küfür içermeyen "ya seve seve..." şeklindeki cümlenin yer aldığını söyleyen Poyraz, şu çelişkiye dikkat çekti:

"Bu 3 kişi, daha önce müfettişlere verdikleri ifadelerde böyle bir cümleden hiç bahsetmiyorlar. Bu cümle daha sonra savcılığa verilen ifadelerde ortaya çıkıyor. Üstelik ifadelerinin hiçbir yerinde 'Biz şikayetçiyiz' veya 'Bizden zorla para alındı' şeklinde tek bir beyan yok."

Belediyenin öncülüğünde Boluluların, öğrencilerin ve yaşlıların yararına faaliyet gösteren bir vakıf üzerinden yürütülen bu süreçte, büyük şirketlerin kamuoyuna "şikayetçi değiliz" şeklinde açıklama yaptığını hatırlatan Poyraz, savcılığın yine de "baskı altında para toplandığı" varsayımıyla hareket ettiğini belirtti. Poyraz, şikayetçi olmadığını açıklayan şirketlerin bu durumu resmi bir dilekçeyle savcılığa sunmaları gerektiğini ancak dosyada henüz böyle bir dilekçenin bulunmadığını da ekledi.

SALON DEĞİŞTİRİLDİ, 6 KLASÖRLÜK DOSYAYA 10 DAKİKADA 3 SAYFALIK KARAR

Duruşma günü adliyede yaşananları anlatan Uğur Poyraz, hakimin milletvekillerinden ve salondaki kalabalıktan kaçınmak için duruşma salonunu gizlice üçüncü kata taşıdığını, salona sadece avukatların ve şüphelilerin alındığını aktardı.

Poyraz, duruşmada hakime sunduğu teklifi şöyle anlattı:

"Biz burada iki-üç saat daha bekleyelim. Siz bu şahısları polis zoruyla getirin. Onlar burada 'Tanju Özcan bizden zorla para aldı' desinler, biz savunma dahi yapmayacağız, suçlamayı kabul edeceğiz dedim. Hakim ise 'Bunu mahkemede söylersiniz' dedi. Mahkemeye çıkana kadar 3-5 ay geçeceğini söylediğimde ise 'O beni ilgilendirmez' yanıtını verdi."

İfadelerin bitmesinin ardından hakimin "10 dakika ara veriyorum" diyerek salondan ayrıldığını belirten Poyraz, masanın üzerinde duran 5-6 klasörlük dosyaya hakimin hiç dokunmadığını ifade etti. 10-15 dakika sonra dönen hakimin, son derece teknik cümleler içeren tam 3 sayfalık bir kararı okuduğunu aktaran Poyraz, "Kendisine duruşmada, 'Siz bu kararı vermediniz. Bu karar önceden hazırlanmış ve elinize verilmiş, bunu tutanağa geçirin' dedim. Hakim kaçarak salonu terk etti. Avukatlar olarak kendi aramızda durumu tespit eden bir tutanak tuttuk ve bu hakim hakkında suç duyurusunda bulunmak için hazırlık yapıyoruz" dedi.

whatsapp-image-2026-03-11-at-16-47-30.jpeg

SAVCILIK BAŞKA ESNAFI DA ÇAĞIRIYOR: "AKILLI OLUN" BASKISI İDDİASI

Soruşturma kapsamında Tanju Özcan ile birlikte Süleyman Can'ın da tutuklandığını hatırlatan Poyraz, savcılığın dosyada somut bir şikayetçi bulamaması üzerine Bolu'daki fırıncıları ve diğer esnafı da ifadeye çağırmaya başladığını duyurdu. İfadeye çağrılanlara "Sizden zorla para alındı mı?" diye sorulduğunu, esnafın ise "Hayır, kimse bizden zorla para almadı" yanıtını verdiğini belirten Poyraz, ciddi bir iddiayı da gündeme taşıdı. Poyraz, ifade işlemleri sırasında odaya giren Başsavcının esnafa, "Böyle ifade vermeyin, başkaları Tanju Özcan bizden zorla para topladı diyor, akıllı olun" diyerek baskı kurduğunu ve bu durumun bizzat ifade verenler tarafından kendilerine aktarıldığını söyledi.

HSK ŞİKAYETİ VE 78 KİŞİNİN YANDIĞI FACİA

Avukat Uğur Poyraz, savcılığın şikayetçi olmamasına rağmen neden bu dosyayı tutuklamaya dönüştürdüğü sorusunu, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı ile Tanju Özcan arasındaki bir yargı krizine dayandırdı.

Poyraz'ın aktardığı bilgilere göre sürecin temelinde, Bolu'da 78 kişinin yanarak zarar gördüğü bir yangın faciası yatıyor. Yangında Turizm Bakanlığı yetkililerinin sorumluluğunun tespit edildiğini ve haklarındaki yargılanmama kararının Danıştay tarafından kaldırıldığını belirten Poyraz, "Olayın üzerinden 14 ay geçmesine rağmen Bolu Başsavcılığı kılını bile kıpırdatmadı. Sorumlular evlerinde, bakanlıkta maaşlarını alıp çalışmaya devam ederken, yangınla ilgisi olmayan kişiler cezaevinde ömür boyu hapis yatıyor" bilgisini verdi.

Tanju Özcan'ın, Danıştay kararına rağmen 14 aydır iddianame hazırlamayan Başsavcı'yı HSK'ya şikayet ettiğini vurgulayan Poyraz, "Başsavcının bu şikayet nedeniyle husumet beslediği ve bir bahane arayarak bu dosyayı yarattığı" iddiasında bulundu. Poyraz, Bolu gibi bir ilde yüzde 50'den fazla oyla seçilmiş bir belediye başkanının bu şartlar altında tutuklandığını vurgulayarak, önümüzdeki birkaç gün içinde tahliye talebiyle itiraz dilekçelerini mahkemeye sunacaklarını belirtti.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi