Kutlu Adalı cinayeti nasıl işlendi? KKTC Eski Dışişleri Bakanı Kudret Özersay anlattı

Eski KKTC Dışişleri Bakanı Kudret Özersay Halk TV'de, gazeteci Kutlu Adalı cinayetini anlattı. Özersay, "Bu karanlığın aydınlatılması gerekiyor" dedi

Yayınlanma:
Güncelleme: 26 Mayıs 2021 17:11

Halk TV'de yayınlanan Can Coşkun ile 'Haber Masası' programına bağlanan Eski KKTC Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kutlu Adalı cinayetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Can Coşkun'un, "Bugün yapılan açıklamaları da üzerine ekleyince manzara nasıl oluştu? Ne biliyoruz biz bu cinayete ilişkin? sorusu üzerine Kudret Özersay şu ifadeleri kullandı;

"Bir kere hiç bu olaylar ortaya çıkmamış olsa dahi Kıbrıs Türk Halkı'nın kamu vicdanını ciddi bir şekilde yaralamış olan faili meçhul bir cinayettir Kutlu Adalı cinayeti. Bugün itibarıyla dün itibarıyla ortaya çıkan bilgilerle birlikte bunun sadece siyasi değil başka nedenlerle de işlenmiş bir cinayet olduğu ortaya çıkıyor.

En azından iddia edilene göre, yeraltı örgütlerinin çeşitli rant paylaşımı bağlamında ve siyasilerle bağlantılarıyla ilgili olarak belli bazı sonuçlara erişmek ulaşmak üzereyken katledildiğini anlıyoruz rahmetli Kutlu Adalı'nın. Belki aynen Uğur Mumcu'nun olduğu gibi ya da belki benim de hocam olan rahmetli Ahmet Taner Kışlalı'nın başına gelenler gibi. 

Dolayısıyla burada, Kuzey Kıbrıs'ta kamu vicdanını yaralayan ve insan hakları ve demokrasi açısından ülkemizin alnında bir kara leke olarak duran bir cinayettir Kutlu Adalı cinayeti. Aydın bir insanın, bir gazetecinin katledilmesidir."

Eski Bakan Özersay şöyle devam etti;

'Bu karanlığın aydınlatılması gerekiyor'

"Bu bağlamda bizim görevde olduğumuz dönemde yeni bir gelişme veya bir bilgi söz konusu olmadı yani aradan çeyrek asır 25 yıl geçmiş durumda. Şimdi ise bir itirafçı söz konusu orada olduğunu söyleyen, bu diyaloglara tanıklık ettiğini söyleyen bildiğini görgü tanığı olarak ortaya koyan, ha doğrudur değildir onu biz bilemeyiz. Ama madem ki ortada bir iddia ve verilen bir ifade var, yeni bir bilgi ve yeni veriler çerçevesinde üzerine gidilip bu karanlığın aydınlatılması gerekiyor.

Şu anda detayı konuşulan husus cinayetin işlenmesi değil cinayetin işlenmesine dair bir kalkışmadır aslında. Yani cinayet işleme girişimine ilişkin ziyaretten bahsediliyor şu anda, 'Kıbrıs'a gittik temaslar yaptık olacaktı olmadı geri döndük sonra ben bu cinayetin işlendiğini öğrendim' gibi bir iddia var ortada. O zaman kritik olan şey, cinayeti işlemeye teşebbüs tarihinde olup bitenlere çok fazla takılmamak lazım aslında, cinayetin ertesinde işlendiği tarihe de bir bakmak lazım"