Kubilay Destanı
Kubilay ve iki bekçinin anısına
23 Aralık 1930′dur,
Gece yeşilimsi,
Dağlar ak,
Bir altın çizgi gibi yerle gök,
Gün doğdu doğacak.
Don yoktur ama donmuştur sanki Sarı yapraklarla kış kocaman bir yüz
Tarla çizgileri ile bir kilim işte
Menemen Ovası dümdüz.
Yalancı Mehdi Derviş Mehmet,
Yürümüş Manisa’dan bir sarı su gibi,
Beş on adamıyla Menemen’e varmak üzere yılan uykusu gibi.
Düştü Kubilay’ın başsız gövdesi,
Bir çınar dalı gibi yere.
Sarktı yakasından anasından gelmiş
Mavi çiçek mor çiçek bir çevre.
Düştü Kubilay’ın başsız gövdesi
Bir söğüt dalı gibi yere,
Aydınlık aydınlığa yaklaşır iken,
Sonsuzluğa ere ere.
Düştü Kubilay’ın başsız gövdesi,
Bir zeytin dalı gibi yere,
Düştü cebinden bir kitap, Açıldı göklere…
Fazıl Hüsnü Dağlarca
HÜSEYİN FEHMİ KUBİLAY KİMDİR?
Mustafa Fehmi Kubilay, Türk öğretmen ve asteğmendir. 23 Aralık 1930 sabahı Menemen'de silahlı altı kişi, bir camiden aldıkları yeşil sancağı sabah namazından sonra ilçe meydanına dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya çalıştı. Bu hareket, şeriat talebinde bulunan bir isyan hareketi başlatınca Yüzbaşı Fahri Bey, olaya müdahale etmek amacıyla isyancılara dağılmalarını söyledi ama isyancılar bunu reddetti.
Bunun üzerine Yüzbaşı Fahri Bey, durumu 43. Piyade Alayına bildirdi ve alay komutanı Kubilay'ı olay yerine gönderdi. Kubilay, eylemcilere teslim olmaları yaparken bir ateş sonucunda yaralandı ve kafası kesilerek öldürüldü. Çatışma sırasında mahalle bekçisi Hasan ve Şevki de saldırganlara karşı direndi ve saldırganları yaraladı ancak iki bekçi de çatışmada hayatını kaybetti.