İşte CHP'nin 12 maddelik seçim bildirgesi

İşte CHP'nin 12 maddelik seçim bildirgesi

CHP, 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere ilişkin 12 maddelik seçim bildirgesini ve 900 adayını düzenlediği bir toplantı ile kamuoyuna duyurdu. Seçim çalışmalarının ekonomi odaklı olacağı öğrenildi.

CHP, 31 Mart yerel seçimlerindeki adaylarını Ankara Kapalı Spor Salonu'nda sabah saatlerinde başlayan toplantı ile açıkladı. Kılıçdaroğlu 900 adayın tanıtımından önce CHP'nin 12 maddelik seçim bildirgesini açıkladı. Yerel seçimlerde ağırlıklı olarak ekonomi işleneceği kaydedildi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından başlıklar şöyle:

"Bu toplantıdan sonra il başkanları, ilçe başkanları, belde yetkilileri, milletvekilleri, belediye başkanlarımız, eski belediye başkanlarımız... Herkes alana çıkacak, herkes!

Bu süreçte İYİ Parti'yle birlikte Türkiye genelinde işbirliği yaptık. Bu vesileyle Sayın Akşener'e ve İYİ Partili kardeşlerimize buradan sevgi ve selamlarımızı gönderiyoruz.

Saadet Partisi'yle dirsek teması yaptık. Başta Sayın Karamollaoğlu olmak üzere, tüm Saadet Partili kardeşlerime selamlarımı gönderiyorum.

82 milyon vatandaşıma sesleniyorum. Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Eğer herhangi bir soruna, çözüm bulmak istiyorlarsa, çözüm arayışı içindelerse, gelecekler Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadrolarına başvuracaklar. Hangi sorun nasıl çözülür onlara anlatacağız.

Biz, yurt sathına dağıldığımızda; ilçenin, ilin, beldenin, büyükşehir belediyelerinin ve aynı zamanda Türkiye'nin sorunlarını anlatacağız.

Bir sorunu dikkatlerinize sunmak isterim; Türkiye iyi yönetilmiyor, Türkiye yönetilmiyor, bırakın yönetilmeyi Türkiye savruluyor.

Bir siyasal iktidar sorunlara teslim olmuşsa, sorunları çözme kabiliyetini kaybetmişse, sorunların peşinden gidiyorsa o siyasal iktidar çözüm üretemez. O siyasal iktidar şikayet üreten bir makam haline gelir. Şikayet ediyorsan o koltuktan ayrılacaksın! Sorunu çözen insanlar gelip o koltuğa oturacak.

"ŞİKAYET ETMEYE HAKLARI VAR MI?"

Bunların, yani 17 yıldır iktidar olanların, şikayet etmeye hakkı var mı?

17 yıldır istedikleri bütün kanunları çıkarttılar, kararnameleri çıkarttılar, bakanları değiştirdiler, bütün atamaları yaptılar.

Borcu ödemek için borçlanan bir hükumet gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlı'dan sonra ilk kez Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edilmiştir! Mahzuni Şerif diyor ya "Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana, bilmem söylesem mi söylemesem mi"... Bunlar ne yaptılar? Sadece yiğidi değil, 82 milyonu kuru soğana muhtaç ettiler.  Kurşunun hesabını yapıyorsan neden Tank Paleti satıyorsun? Haram yemeğe alıştıkları için israf yapmaktan kaçınmıyorlar. Aynı savurganlık yerel yönetimlerde de var. Onlara biz sarayın belediye başkanları diyoruz. Seçimle gelen Saray'ın kararı ile koltuktan alınır. Arada bu kadar derin bir fark var.

Borç alan, emir alıyor. Bu bir avuç tefeciye AK Parti döneminde ne kadar faiz ödendi? 163 milyar dolar...

"BU FAİZİ KİM ÖDEDİ?"

Bu faizi kim ödedi? Saray'da oturan zat mı, bakanlar mı, Türkiye'de vergi ödememek için Man Adası'nda şirket kuran yandaşlar mı ödedi? Hayır. İşçisi, işsizi, ev kadını, sanayicisi, emeklisi... Herkes ödedi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kurduğunda ilk yaptığı işlerden bir tanesi Osmanlı'nın borçlarını son kuruşuna kadar ödemiştir. Bugün geldiğimiz noktada siyasal bağımsızlığımız olmakla birlikte, Türkiye ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir. Dışarıdan talimat alan ve talimatla iş yapan bir hükumet iş başındadır.

ABD başkanı tweet atıyor, "papazı bıraktın bıraktın yoksa seni mahvederiz". Sabah mahkeme toplanıyor ve papaz serbest kalıyor. Hani bu ülkede adalet vardı? Adaletin terazisini Saray'a bıraktılar.

Acı bir şey yaşadık. Türkiye'yi üretimden kopardılar. Üretmeyen Türkiye oldu. Tarımı mahvettiler. Size bazı rakamlar vereceğim... Buğday üretiyoruz, kilosunu 96 kuruştan alıyorlar ama yurtdışından 1 lira 31 kuruşa getiriyorlar. Türkiye'deki çiftçiye daha az, aynı işi yapan yabancı çiftçiye daha çok ödüyoruz.

Bir zat var biliyorsunuz. Saray'da oturuyor. Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden bir zat. Kin üretiyor, nefret üretiyor, çatışma kültürünü besliyor.

İŞTE SEÇİM BİLDİRGESİ 

1- Hoşgörülü ve saygılı kentler: Kimsenin kimliğine, inancına bakmadan eşit davranacağız. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Hiçbir ayrımcılık yapmayacak.

2- Hakça paylaşan kentler:Rant bütün kentlerde vardır. Rantı hakça bölüştüğünüz zaman hiçbir sorun yoktur. Biz rantın hakça bölüşülmesini istiyoruz.

3- Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler: Biz halktan vergi topluyoruz, harcadığımız her kuruşun hesabını vermek namus borcumuzdur.

4- Yoksulluğu yenen kentler:Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak 2019'dan itibaren asgari ücret 2 bin 200 liradır. Sen 2 bin 200 lira almak istiyorsan, oyunu CHP'ye vereceksin.

5-Üreten ve istihdam yaratan kentleri yaratacağız.

6- Yenilikçi ve akıllı kentler.

7-Ulaşımı çözeceğiz. İstanbullunun yüzde ellisi en büyük sorununu ulaşım ve trafik diyor.

8- Kentleri nefes alan kentler haline getireceğiz.

9- Engelliler, yoksullar için pozitif ayrımcılık yapacağız.

10-Kültür ve sanatı geliştiren kentler: Kentin sanatı, sporu vardır bunları yaşayacaksınız.

11- Doğa dostu kentler: Bizim dışımızdaki bütün canlıları da koruyacağız. Onları da besleyeceğiz.

12- Biz işçisi, sanayicisi, çiftçi velhasıl tüm yurttaşlarımız ile birlikte mutlu yaşamak istiyoruz. Biz bunun sözünü veriyoruz. Başarmak zorundayız."

CANLI BLOG

12.30 CHP'nin 900 adayı tanıtıldı

11.30- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasına başladı.

11.15 Seçim sloganı "Martın sonu bahar" olarak belirlendi

11.10- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu salona giriş yaptı. Yanında büyükşehir belediye başkan adayları salondaki yerini aldı.