İlk hedef: Hak, hukuk, adalet!

İlk hedef: Hak, hukuk, adalet!
Gelibolu’da toplanan Adalet Kurultayı’nın açılışını yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Kimliğimiz, siyasi görüşümüz ne olursa olsun adalet istiyoruz. İlk hedefimiz, hak, hukuk ve adalettir” dedi.

CHP’nin Çanakkale Gelibolu Yarımadası’nda düzenlediği Adalet Kurultayı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “FETÖ’nün her istediğini verdin de bu ülkenin çiftçisi, emeklisi, işsizi, taşeron işçisi istedi vermedin. Sen vatansever değilsin kardeşim” diye seslendi. Son 15 yılda yurttaşların cebinden alınıp faiz lobisine ödenen miktarın 142 milyar dolar olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Benim atletimle uğraşacağına, 142 milyar doları bu ülkenin çiftçisine, köylüsüne, emeklisine versene” dedi. Kurultayın açılışını yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

‘Orman gibi kardeşçesine’ nasıl yaşayacağız: Bugün 26 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın başlandığı gündür. Bu ülke için kanını, gözyaşını, canını veren herkese şükran borçluyuz. Bu savaşı en iyi Nâzım Hikmet anlatır: “Dört nala gelip Uzak Asya’dan... bu cehennem bu cennet bizim. Yok edin insanın insana kulluğunu. Bu davet bizim. Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine” nasıl yaşayacağız. Farklılıklarımızla bir arada bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine nasıl yaşayacağız. Bunun temeli sihirli sözcüğü, adalet.

Bardağı taşıran son damla

Tüm darbecilere karşıyız: Adaletsizliğin temellerinden birisi 15 Temmuz darbe girişimiydi. 15 Temmuz darbe girişimini fırsat bilip, 20 Temmuz’da başka bir darbeyi yapanlara karşıyız. Saray’ın 15 Temmuz’u ve 20 Temmuz’dan sonra bir darbe gerçekleşti. İlk kez sivil darbe gerçekleşti.

Tutuklanma bardağı taşırdı: Üniversitelerden binlerce akademisyenin görevine son verildi, hapishaneler gazetecilerle doldu. Milletvekilleri hapiste. Hiçbir suçu ve günahı olmayan Enis Berberoğlu’nun tutuklanması bardağı taşıran son damla olmuştur. Ankara’dan İstanbul’a yürüdük. Hak, hukuk, adalet diyerek yürüdük. ‘Yürüyemezsiniz’ dediler yürüdük, ‘yolda kalırsınız’ dediler yürüdük. Onlar da biliyorlar bu ülkede hak da, hukuk da, adalet de yok. Biz; hakkı, hukuku, adaleti yeniden tesis etmek için yürüdük.

Vatansever değilsin

80 milyon adalete susadı: Bugün Türkiye’de 80 milyonun adalete susamışlığı var. Sizler buraya hakkı, hukuku, adaleti savunmak için geldiniz. Bu topumun en az yüzde 80’i bu ülkede adaletin olmadığını söylüyor. Bir yerde büyükşehir belediye başkanısınız, ofisiniz basılıyor, memurlarınız gözaltına alınıyor, 397 yıl hapisle yargılanıyorsunuz. Sizi yargılayanlar hapse giriyor, siz beraat ediyorsunuz. Bu adaletse böyle adalet olmaz olsun.

FETÖ istedi verdin, işçi istedi vermedin: Devleti yöneten ‘Ne istediniz de vermedik’ diyor. Her istediklerini verdiler, vali, müsteşar, kaymakam, okul, general, üniversite, her şeyi verdiler. Peki kardeşim FETÖ’nün her istediğini verdin de bu ülkenin çiftçisi, emeklisi, işsizi, taşeron işçisi istedi vermedin. FETÖ ne istediyse apar topar hepsini verdin. Sen vatansever değilsin kardeşim, bunu yapanlar asla vatansever olamaz.

Cesursan çık karşıma

‘Kılıçdaroğlu hastalığı’ nüksetti: Son 15 yılda geldiğimiz noktaya bakın. Hırsızlık yapanlar, kul hakkı yiyenler bu ülkede muteber kişi oldular. ‘Devleti yönetmek için cin gibi olmak, milleti soymak lazım’, bu algıyı yerleştirmeye başladılar. Onların bu algısını yıkmaya çalışıyoruz. Namuslu insanların, kul hakkı yemeyen insanların ülkeyi yönetmesini istiyoruz. Benim adımı görünce kan beyinlerine sıçrıyor. Ben buna ’Kılıçdaroğlu hastalığı nüksetti’ diyorum. Sağa dönüyorum ‘Ey Kılıçdaroğlu’, sola dönüyorum ‘Ey Kılıçdaroğlu’, arkaya bakıyorum ‘Ey Kılıçdaroğlu’, öne bakıyorum ‘Ey Kılıçdaroğlu’. Bu Kılıçdaroğlu ne yaptı? Ben bu ülkede hakkı, hukuku, adaleti savunuyorum, bu ülkede huzuru, birlikte yaşamayı savunuyorum.

İlk hedef adalet: İzmir’de atama bekleyen öğretmen intihar etti, benimle uğraşacağına bunlarla uğraşsana. Çok açık ve net çağrı yaptım. Ödlek değilsen, korkak değilsen, cesursan çık karşıma. Çıkabilir mi? Ben de adım gibi biliyorum ki çıkamaz, cesaret edemez. Biz hep birlikte, kimliğimiz, siyasi görüşümüz ne olursa olsun adalet istiyoruz, demokrasi paydasında buluşacağız. Görüşlerimiz farklı olabilir. İlk hedefimiz, hak, hukuk ve adalettir.

Tutuklu gazetecilerin hakkını sağlamak, temel görevimiz

Teslim olmayacağız: CHP üzerinden bir operasyonu nasıl gerçekleştirebiliriz arayışındalar. Çanakkale’den sesleniyorum. Siz, yalnız değil, 7 kişi, 77 kişi, 77 bin kişi kaç kişi gelirseniz gelin, CHP olarak dik, kaya gibi duracağız, asla ve asla ödün vermeyeceğiz. Hakkımızı, hukukumuzu, sonuna kadar arayacağız. Zulme, zalime teslim olmayacağız, çünkü biz çok iyi biliyoruz ki haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır. Onların şeytanlıklarına asla boyun eğmeyeceğiz.

Bu hukuksuzluğu dünya görmedi: Üniversitede hocasınız, görevinize son veriliyor, giriyorsunuz üniversite sınavlarını kazanıyorsunuz, bir yönetmeliği değiştiriyorlar. Böyle bir hukuksuzluğu emin olun dünya görmemiştir, hep birlikte adaleti getirmek için mücadele edeceğiz. Ahmet Şık, Altan kardeşler, Mediha Olgun, Gökmen Ulu, Ali Bulaç, Akın Atalay, Murat Sabuncu. 150’nin üzerinde gazeteci hapiste, hapisteki bütün gazeteci arkadaşlarıma sesleniyorum. Sizin hakkınızı, hukukunuzu sağlamak, bu ülkenin namuslu insanlarının temel görevi olacak.

Nuriye ve Semih dünyanın en barışçıl eylemini yapıyordu

Bu mudur adalet?: Anneleriyle beraber hapishanede kalan çocukların sayısı 668. Bu mudur adalet? Üniversitelerde öğretim üyesisiniz, bir sabah kalkıyorsunuz, bir KHK ile görevinize son veriliyor, kapının önüne koyuluyorsunuz. Bu mudur adalet? Bunun için adalet, adalet, adalet diyoruz. Bu da yetmiyor, kapının önüne konuyorsunuz, siz dünyanın en barışçıl eylemini yapıyorsunuz, elinizde bir kâğıt ‘işimi istiyorum’ diyorsunu’, her sabah seni oradan alıyorlar, karakola götürüyorlar. Ertesi gün yine gidiyorsunuz, yine alıp götürüyorlar, bakıyorlar başa çıkamadılar, İnsan Hakları heykelini kuşatıyorlar, sonra terörist ilan ediyorlar, ‘açlık grevi de yapamazsınız’ diyorlar. Nuriye ve Semih’i nasıl anmazsınız sormak gerekir bu mudur adalet?

Anayasa Mahkemesi kararı var ama vekiller hâlâ tutuklu

Kararlarınızı yeniden verin: Anayasa Mahkemesi, dokunulmazlığı kalkan vekillerin tutuklanmalarının doğru olmadığı yönünde bir karar verdi ama bu karara rağmen çok sayıda vekil tutuklu. Anayasa Mahkemesi başkan ve üyelerine sesleniyorum, gerçekten hâkimseniz, yargıçsanız, bir an önce kararlarınızı yeniden verin. Enis Berberoğlu gözaltına alındı, kaçacak diye tutuklandı. Herkesin, 80 milyonun bildiği bir konu nasıl devlet sırrı olabilir? Berberoğlu’na Adalet Kurultayı’ndan adaletli selamlarımızı gönderiyorum.

MİT TIR’ları devlet sırrı değil: Berberoğlu, suçsuz yere yatıyor. Anayasa Mahkemesi’nin kararı var, MİT TIR’ları olayı devlet sırrı değildir. Düşünün, Berberoğlu’nu casuslukla suçlayacaksınız, devletin bütün sırlarının saklandığı kozmik odaya FETÖ’nün militanlarını sokacaksınız, devletin bütün sırlarını FETÖ’ye vereceksiniz, devletin harim-i ismetine girenlere bir şey yapmayacaksın, devletin bütün sırlarını bir terör örgütüne vereceksin ama Berberoğlu’nu suçlayacaksın.

Parayı bastıran, gücünü kullanan serbest bırakıldı

Güçsüzlerin takıldığı ağ: İster FETÖ’cü ol, ister ByLock kullan, birilerinin damadıysan, birilerinin paraları pulları varsa, rahatlıkla dışarıda gezebiliyorsun. Gücün varsa, hukuk gücü olanların delip geçtiği, güçsüzlerin takılıp kaldığı bir ağ olmamalıdır. Türkiye’de adalet yok, parayı bastıran, gücünü kullananlar serbest bırakıldı. Bu örgütle ilgisi olmayan çok sayıda vatandaş var.

Türkiye’nin onurunu sattı: Birileri ‘faize karşıyım’ diyor, son 15 yılda bu ülkenin insanlarının cebinden alınıp, bir avuç faiz lobisine ödenen miktar 142 milyar dolar. Sabah akşam benim atletimle uğraşacağına, 142 milyar doları bu ülkenin çiftçisine, köylüsüne, emeklisine versene. Gazze’ye gitmek için birilerini teşvik edeceksin, açık sularda 9 Türk vatandaşı hayatını kaybedecek, kıyameti koparacaksın, asacaksın, keseceksin, her lafı edeceksin, sonra gideceksin önlerinde diz çökeceksin, ‘Ben ettim, sen etme’ diyeceksin, 20 milyon dolara Türkiye’nin onurunu satacaksın.

CENAZEYE KATILDI

Kılıçdaroğlu, kurultayın ilk gününde, Gelibolu Tarihi Alanı’ndaki Şehitler Abidesi’ne üzerinde yalnızca ‘Adalet’ yazan çelenk bıraktı. Kılıçdaroğlu, kurultayın ev sahiplerinden Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek’in annesi Mübeccel Erkek’in cenazesine katıldı.