Google yapay zekası gazeteciliği bitirmeye geldi! Türkiye'nin emeği, sermayesi ABD'ye böyle akıyor

Google'ın arama motoruna entegre ettiği yeni yapay zeka özelliği, haber sitelerinin içeriklerini kopyalayarak ziyaretçi trafiğini kesiyor. ABD ve Avrupa'da gazeteciliğe büyük darbe vuran sistem Türkiye'de de devrede. Avrupa Birliği teknoloji devinin bu emek hırsızlığına karşı soruşturma başlattı, Türkiye'de ise durum belirsiz.

Geçtiğimiz dönemde algoritma değişiklikleri ve güncellemeler yoluyla haber sitelerinin ziyaretçi trafiğini düşüren Google, Türkiye'de gazeteciliği bitirme noktasına getiren yeni bir uygulamayı devreye aldı. Konu, Halk TV ekranlarında Seda Selek'in sunumu ve halktv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker'in açıklamalarıyla tüm detaylarıyla masaya yatırıldı.

YAPAY ZEKADAN GAZETECİLİĞE SON KURŞUN

Süreci "Google sansürü" olarak tanımlayan Seda Selek, haber sitelerinin yaşadığı trafik kaybına dikkat çekerek, "Bu sefer yeni bir şey çıktı karşımızda. Google'a girdiğinizde bir yapay zeka kutucuğu var. İlk dikkatinizi o çekiyor, oraya yönlendirilmek isteniyor ziyaretçiler. Ama bu yine yayıncı kuruluşların, haber kaynaklarının ilk elden ziyaret edilmesi, okunmasının önüne bir engel olarak çıkıyor" ifadelerini kullandı.

ekran-goruntusu-2026-03-12-132717.jpg

Bu durumun çok boyutlu bir kriz yarattığını belirten Bengü Şap Babaeker ise meseleyi, "Çok daha büyük bir sorun. Bu aslında artık ulusal egemenlik, kültürel bağımsızlık ve kendi sermayenizin üzerine çökülmesi artık bu" sözleriyle özetledi.

"BİZİM EMEĞİMİZLE OKURU KENDİSİNDE TUTUYOR"

2024 yılından bu yana algoritmalarla internet medyasının trafiğini düşüren Google'ın, ABD ve Avrupa'nın ardından bu ayın başında Türkiye'de de yapay zeka uygulamasını başlattığını belirten Babaeker, sistemin nasıl çalıştığını şu sözlerle anlattı:

"Diyelim ki bir haber arıyorsunuz. Bugünün gündemi, işte 'İmamoğlu davasında bugün kim ifade verecek?' İBB davasında. Bunu yazıyorsunuz arama motoruna. Size yapay zeka sitelerden ya da sosyal medya paylaşımlarından derlediği bilgileri bir özet olarak önünüze veriyor. O bilginin yanında da küçücük, nerelerden aldığının küçük kutucukları var. Google bizim emeğimizle, bizim haberimizle tüm okuru kendisinde tutmanın bir yolunu buldu böylece. Sadece onun özetlediği bilgiyi okuyup çıkıyor internet kullanıcısı. Kaynağa inmiyor."

"YALAN BİLGİYİ ALENEN YAYMAYA DÖNÜŞEBİLİR"

Yapay zekanın haberleri derlediği kaynakların belirsizliği, bilgi güvenliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Gazeteciliğin kan kaybetmesinin yanı sıra ulusal çıkarlar ve gündemin doğru analizi açısından büyük bir tehdit oluştuğunu vurgulayan Babaeker, şu soruları yöneltti:

"Size verdiği o özeti nereden aldı? O bilgiyi aldığı mecra o bilgiyi doğrulamış mıydı? Sosyal medyadan da alıyor, Twitter kullanıcılarından da bilgi alıyor, Instagram'dan da, YouTube'dan da... Bunların hepsinden bir özet çıkarıyor. O bilgiyi nereden aldı? Nasıl doğrulandı? Hiçbir şey yok."

Seda Selek'in, yapay zeka kutucuğunu gördüğünde hızlı bir refleksle "Tümü" seçeneğini işaretleyip doğrudan asıl haber kaynağına gitmeyi tercih ettiğini belirtmesi üzerine Babaeker, toplum genelinde bu davranışın yaygın olmadığını ifade etti:

"Ama bunu yapmak zor. Sizin gibi bu işe emek ve zaman harcayan o kadar az ki. Ne öyle bir teknoloji okuryazarlığımız var... Önüne çıkan kolay bilgiyi tüketip geçecek. Yalan bilgiyi alenen yaymaya dönüşebilir, dezenformasyona dönüşebilir. Google'ın yapay zekasına sorun, yalan bilgi verir mi, yanlış bilgi verir mi diye. Yüzde 60'a çıkıyor oran. 'Yüzde 40'la yüzde 60 arasında değişir bilgilerin doğruluğu' diyor. Daha ne olsun, bu bile tek başına büyük bir sorun."

ABD'DE TRAFİK YÜZDE 50, İNGİLTERE'DE YÜZDE 80 DÜŞTÜ

Yeni sistemin medya sektöründe yarattığı mali tahribat, uluslararası verilere de yansımış durumda. Babaeker'in paylaştığı verilere göre, arama motorunun yeni özellikleri sonrası Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Avrupa'da okurların yüzde 50'si kaybedildi. İngiltere'de yapılan araştırmalar ise internet sitelerinin ziyaretçi trafiğinin yüzde 80 oranında düştüğünü gösteriyor. Bu noktada araya giren Seda Selek, Amerika'nın önde gelen yayın organlarından Washington Post'un sadece geçen ay 300 gazeteciyi işten çıkardığını hatırlattı.

Babaeker, gazetecilerin harcadığı emek ile teknoloji devinin haksız kazancı arasındaki uçurumu şu sözlerle detaylandırdı:

"Sizin muhabirimiz var, editörümüz var, bu binanın giderleri var... Bir emek harcıyorsunuz. Bizim Silivri'de muhabirimiz var, bilgileri aktarıyorlar, biz okurumuza duyuruyoruz. Google'ın burada bir ofisi bile yok. Bir tane temsilcisi var, o da formalite yazışmaları idare eden biri. Beş kuruş harcamadan buradaki emeğin üzerine çöküp, bizim haberimizi çalıp, bu kazancın tamamını kendi cebine, dolayısıyla Amerika'ya götürüyor."

"2024'TE 158 MİLYAR LİRAMIZ GİTTİ, DEVLET DAVA AÇMALI"

Avrupa Birliği'nin Google'a karşı soruşturma başlattığını ve süreci bir davaya dönüştüreceğini belirten Babaeker, Türkiye'de ise yetkililerin henüz harekete geçmediğine dikkat çekti. 2024 yılında Türkiye'den Google, Instagram ve YouTube gibi mecralara reklam geliri olarak aktarılan paranın 158 milyar lira olduğunu açıklayan Babaeker, iktidara ve okurlara şu çağrılarda bulundu:

"Biz iki gündür tüm yayıncılarla, internetten haber üreten gazetecilerle siyasi görüşü, duruşu fark etmeksizin herkesle temasa geçtik ve iletişim halindeyiz. Türkiye'de de burada yayıncıların yapabileceği çok bir şey yok. Devletin, iktidarın harekete geçmesi, dava açması, bu işin üzerine gitmesi lazım. Komisyona Google yetkilisini çağır, o anlatsın değil, gerçek bir soruşturma yapması, trafik kayıplarının ne hale geldiğinin hesaplanması gerekiyor."

"GÜVENDİĞİNİZ SİTEYE DOĞRUDAN GİRİN"

Halkın doğru bilgi alma hakkının savunulması için internet kullanıcılarına doğrudan adres çubuğunu kullanma çağrısı yapan Babaeker, sözlerini şöyle tamamladı:

"Okuyucularımızdan bir ricam var. Güvendiğiniz adrese doğrudan girin haber okumak için. Halk TV'ye güveniyorsanız 'halktv.com.tr' yazın. A Haber'e güveniyorsanız öyle, Hürriyet'e öyle, Milliyet'e öyle... Nereden haberi okumak istiyorsanız o mecraya girin. Biz bu kadar titizlendiğimiz halde haberlerimizde bile bazen hatalar, yanlışlar oluyor ve geri adım atıyoruz, düzeltiyoruz. Biz bir kurum olarak karşısındayız halkın. Google ne yaptığı yanlışın hesabını verir ne dezenformasyonun hesabını verir. Bu durum gerçekten gazeteciliğe sıkılmış son kurşundur."

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi