Göç İdaresi Başkanlığı anlattı: 'Türklere özgü davranışlar' ve 'jest ve mimikler'

Göç İdaresi Başkanlığı, ‘Live in Turkiye’ adlı sitede, 'Türklerin kullandığı jest ve mimikler' ile 'Türklere özgü davranışlar' anlatıldı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 28 Ocak 2022 16:21
Göç İdaresi Başkanlığı anlattı: 'Türklere özgü davranışlar' ve 'jest ve mimikler'

Göç İdaresi Başkanlığı'nın Türkiye'de yaşamaya dair birçok bilginin yer aldığı ve 6 dilde hizmet veren Live in Turkiye sitesinin 'sosyal hayat' sekmesinde Türklerin kullandığı jest ve mimiklere yer verildi.

Sitede şu ifadelere yer verildi:

- Kafayı aşağı sallama: Onaylama ve evet anlamında kullanılır.

- Kafayı veya kaşları yukarı kaldırma: Reddetme ve hayır anlamında kullanılır

- Kafayı iki yana sallama: hayır, yok gibi anlamların yanı sıra bir durumu beğenmeme ve ayıplama anlamında da kullanılır.

- Eli kalbe götürmek: selamlaşma anlamı taşıyan bu jest, aynı zamanda teşekkür etmek için de kullanılır.

- Baş parmağı kaldırmak: Türk toplumunda da görülen evrensel jestlerden biridir ve “tamam, okey, başarılı, çok iyi” gibi anlamlar taşır.

- Parmak uçlarını öpmek: Yediği yemekten, bulunduğu ortamdan, aldığı haberden memnuniyet duyan kişi bu hareketi yapar.

- Havaya yazı yazmak: Bir restoranda veya kafede baş parmağı ile işaret parmağını birleştirip havaya yazı yazar gibi yapan insanları görürseniz şaşırmayın. Türk toplumunda garsondan hesabı istemek için sık kullanılan bir jesttir.

- Baş Parmağı Kulağa ve Serçe Parmağı Ağıza Götürmek: Bir arkadaşınız sesini size ulaştıramayacak kadar gürültülü bir yerdeyken size böyle bir jest yaparsa “Seni telefonla arayacağım, telefona cevap ver.” demek istemiştir. Dikkat edilirse parmaklar bu haldeyken telefon biçimini alır.

- Havaya Yumruk Sallamak: Elleri yumruk haline getirip sıkıca 3-4 kez sallayan bir kişi, çok istediği bir şeye ulaşmış demektir. Desteklediği takım gol attıktan sonra sevinen, sınavdan istediği notu alan bir kişi bu hareketi yapabilir.

'Türklere Özgü Davranış ve Uygulamalar' başlığında ise şunlar yer aldı:

Cama veya balkona Türk bayrağı asmak: Türkiye’de sokaklarda yürürken sıklıkla evlerin balkonunda veya camına asılı Türk bayrağı görürsünüz. Türkler genellikle milli hassasiyetlerini belli etmek, kutlama veya anma amacıyla Türk bayrağı asarlar. Yanı sıra milli günlerde de Türk bayrağı sıklıkla asılır.

Konvoy halinde kutlama yapmak: Düğün, sportif başarı, bölgesel veya milli bir kutlama gibi anlarda toplu halde kutlama yapmak için insanlar Türk bayraklarıyla sokağa çıkarak araçlarıyla şehir turu atarlar.

Türk kahvesi ile fal bakmak: Türk kahvesi içildikten sonra kahve içilen fincanda kalan kahve tortusu ve bu tortunun üzerindeki şekillere göre tahminler yapmak Türkiye’de çok yaygındır. Kahve falında yetkin kişiler, fincandaki kalıntılarla ilgili kişinin durumu, geçmişi ve geleceği hakkında tahminler yapar bilgiler iletir. Kahve içen iki kişinin fincanı dikkatle incelediğini görürseniz, fal baktıklarını anlayabilirsiniz.

Yanak yanağa öpüşme ve tokalaşma: Selamlaşma ve vedalaşma sırasında insanlar birbirinin elini sıkarken öte yandan yanak yanağa öpüşür. Öte yandan cinsiyetten bağımsız olarak yakınlık durumuna göre kişiler kucaklaşabilir. Bir Türk ile selamlaşırken bu durumla karşılaşabilirsiniz.

El öpme: Küçük yaşta olanların büyüklerine duyduğu saygı ve sevgiyi göstermek üzere yaptığı harekettir. Genellikle çocuklar ve gençler büyük anne veya büyük babalarını veya diğer saygı gösterdikleri kişilerin elini öper. Büyükler de duyduğu sevgiyi göstermek için el öpenin yanaklarından öper.

Çay ve kahve tüketimi: Günlük yaşantıda en yaygın olarak tüketilen içeceklerdir. İnce belli, kendine has bardakta tüketilen çay ve yine kendine has küçük fincanlarda içilen Türk kahvesi kahvaltıdan gece geç saatlere dek içilir. Sadece bu içeceklerin servis edildiği kıraathaneler ve çay evlerini sokakta yaygın bir biçimde görebilirsiniz. Yanı sıra bir Türk’ün evine davet edildiğinizde size sorulmadan çay getirildiğine şahit olabilirsiniz.

Yemek tüketimi: Yemeğe başlarken “afiyet olsun” denir. Yemekten sonra yemeği pişiren ve sofrayı hazırlayan kişilere “elinize sağlık” denir. Türkler sıklıkla “biraz daha ister misiniz?” veya “şundan da alır mısınız?” gibi sorular sorarak doyduğunuzdan ve her şeyi tattığınızdan emin olmak ister. Genellikle ev sahibi yemeği misafirin tabağına koyar ve misafire ikram eder. Türkiye’de tabakta yemek bırakmamak makbul olandır.

Nazar Boncuğu: Türkiye’de çok yaygın olarak karşılaşabileceğiniz objelerden biri de nazar boncuğudur. Nazar boncuğu, ev ve iş yerlerinde, taşıtlarda, değer verilen eşyalarda hatta yeni doğan çocukların üzerinde bile olur. Genellikle göz şeklinde olan nazar boncuklarının ortaya çıkışı ve kullanımı gözle ilişkilidir. Bu anlamıyla bakıldığında, kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden kötü bakışlardan, kötü niyetlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar kullanılır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğuna günlük yaşantısında yer verir.

Eve ayakkabısız girme: Türkiye’de eve girerken ayakkabı çıkarılır. Siz de bir Türk’ün evine davet edildiğinizde aksi söylenmedikçe ayakkabılarınızı çıkarmalısınız. Ev sakinlerinin ve misafirlerin ev içinde kullanmaları için ayrıca terlikler bulunur ve ev içinde bu terlikler giyilir.