Ev sahiplerine kötü haber: "Almanya'dan oğlum gelecek" sözü gibi o da tarih olacak

Kiracılar ile ev sahipleri arasında yaşanan anlaşmazlıklar giderek daha karmaşık hale geliyor. Özellikle yükselen kira bedelleri, artan tahliye davaları ve mahkemelerin aldığı yeni kararlar, bu süreci daha da zorlaştırıyor. Son olarak, bir mahkemenin yıkılan bir binanın masraflarının kiracıya ait olduğuna karar vermesi, benzer davaların artmasına neden oldu. Hukukçular, kiracıların hakları ve ev sahiplerinin başvurabileceği yollarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
TAHLİYE SÜRECİNDE KİRACI HAKLARI
Hukuk uzmanları, kiracıların tahliye sürecindeki hakları ve karşılaşabilecekleri yasal yollar hakkında detaylı bilgiler verdi.
Haber Global'den Sibel Gülersöyler’in haberine göre, avukat Gizem Gonce, kiracıların tahliye davasında mahkemenin kararına bağlı olarak çeşitli haklara sahip olduğunu belirtti. Sulh Hukuk Mahkemesi, ev sahibinin tahliye talebini haklı bulursa, kiracının binanın yıkımıyla ilgili masrafları karşılamasına karar verebilir. Ancak ev sahibinin talebi haksız bulunursa, kiracı bu masraflardan sorumlu tutulmaz.
Kiracılar, tahliye kararına karşı "tehir-i icra" talebinde bulunarak, istinaf süreci boyunca tahliye işlemlerinin durdurulmasını sağlayabiliyor. Gonce, “Eğer tahliye kararı istinafa açık bir karar ise, yürütmeyi durdurmak mümkündür. Ancak ev sahipleri, tahliye kararını hızlı bir şekilde icra dairesinden alabilir” şeklinde açıklama yaptı.
EV SAHİPLERİ İÇİN TAHLİYE GEREKÇELERİ
Ev sahipleri de tahliye davası açmak için belirli gerekçelere sahip olmalıdır. Hukukçular, ev sahiplerinin hangi durumlarda haklı tahliye davası açabileceğini şu şekilde sıraladı:
Kira bedelinin düzenli ödenmemesi: Kiracının kira bedelini düzenli ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, ev sahibine haklı tahliye davası açma hakkı tanır.
Kiracının çıkartılması durumu: Ev sahipleri, "Ben oturacağım, çocuğum gelecek" gibi gerekçelerle kiracıyı tahliye edip, evi başka birine kiralarsa, kiracıya tazminat ödemek zorunda kalabilir. Bu durumda kiracı, 1 yıllık kira bedelini ve taşınma masraflarını talep edebilir.
TAHLİYE DAVALARINDA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Avukat Emre Doğan, tahliye davalarının nasıl işlendiğini ve mahkemelerin verdiği kararların İcra İflas Kanunu’na göre nasıl uygulanması gerektiğini açıkladı:
Kiracılar, tahliye işlemlerini durdurmak için 3 aylık kira bedelini icra dosyasına yatırarak icranın ertelenmesini talep edebilirler.
Mahkemenin tahliye kararı kesinleşmese bile, icra dairesi tahliye sürecini başlatabilir.
İcra dairesi, tahliye işlemine başlamadan önce kiracıya veya vekiline tahliye kararını bildirmeli ve 10 gün süre tanımalıdır.
Doğan, ayrıca kiracıların sözleşme bitiminden en az 15 gün önce ev sahibine yazılı olarak taşınmazdan çıkacaklarını bildirmeleri gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde, kiracının kontrat süresi otomatik olarak uzar ve ev sahibinin tek taraflı tahliye etmesi mümkün olmaz.
KİRACININ TAHLİYE EDİLEBİLECEĞİ DURUMLAR
Türk Borçlar Kanunu’na göre, kiracının tahliye edilebileceği durumlar arasında şu sebepler yer alır:
- Ödenmeyen kira borcu
- Kiracının yazılı tahliye taahhüdü vermesi
- Ev sahibinin taşınmazı kullanma ihtiyacı
- Kira sözleşmesinin 10 yıllık uzama süresi tamamlanmış olması
- Kiracıya iki kez ihtarname gönderilmiş olması
- Binanın yeniden inşa edilmesi veya kentsel dönüşüm kapsamına alınması
- Kiracının özen yükümlülüğüne aykırı davranması
- Kiracının iflas etmesi
EV SAHİBİ-KİRACI UYUŞMAZLIKLARINDA NELER OLACAK
Hızla artan tahliye davaları ve kira artışları, ev sahipleri ve kiracılar arasında hukuki belirsizliklere yol açarken kentsel dönüşüm süreci ve hukuki anlaşmazlıklar, tarafları zor durumda bıraktı. Uzmanlar, kiracıların ve ev sahiplerinin sözleşme şartlarına dikkat etmeleri ve haklarını bilinçli bir şekilde korumaları gerektiğini belirtti.
Kaynak:Haber Global