Annesiyle birlikte ölen istismar mağduru İkra yaşadığı cehennemi böyle çizmiş!
Kurana Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismara uğrayan ve faille zorla evlendirilen, yıllar sonra kızının da babasının kendisine istismarda bulunduğunu söylemesi üzerine adalet mücadelesine başlayan Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler, Zeytinburnu sahilinde ölü olarak bulunmuştu.
Geçtiğimiz gün son yolculuklarına uğurlanan anne ve kızın tabutlarını kadınlar taşımıştı. Olaya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirilmişti.
Annenin adliye önünde başlattığı adalet nöbetinde elinde tuttuğu İkra'nın çizdiği o resmin net hali ortaya çıktı. Resmin her köşesinde küçük kızın yaşadığı cehennemin emareleri görüldü

KÜÇÜK KIZ YAŞADIĞI CEHENNEMİ BÖYLE ÇİZMİŞ!
Anne Fatma Nur Çelik’in, sanık Ayhan Şengüler’in tutuksuz yargılanması nedeniyle adliye önünde başlattığı “adalet nöbetinde” elinde tuttuğu resim, küçük kıza yaşatılan kabusu gözler önüne serdi. İkranın çizdiği o görselin net hali ortaya çıktı. Resmin herbir köşesinde küçük kızın yaşadığı cehennemin emareleri görüldü.
Çocuğun yaptığı resimde güneşin ağladığı, dünyanın ise karanlık olarak resmedildiği görüldü.
Annesini ve kendisini çitlerle çevrelenmiş bir şekilde ağlarken resmeden çocuğun, çiçekleri ise solmuş bir şekilde çizdiği fark edildi. Sayfanın kenarında ise, kenarında kırılmış ve yara bandıyla yapıştırılmış bir kalbin bulunduğu görüldü.

“HİFA İKRA’NIN DÜNYASINA İYİ BAKIN”
Toplumbilimci Nuran Durmaz, o resmi paylaşarak “Acı içinde yaşanmış kısacık hayatın şu resmine iyi bakın. Hifa İkra’nın dünyasına iyi bakın. Annesiyle birlikte aynı çitle/engellerle hapsedildiklerini anlatmış, o arada kopan bağ parçalanmış bedeni de temsil ediyor. Güneş bile ağlıyor, dünya karanlık, çiçekler solgun, umut yok.” değerlendirmesini yaptı.

MAHKEMEDE “SESİMİZİ DUYUN” DİYEREK HAYKIRMIŞ!
Fatma Nur Çelik’in, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada “Ben çocuğumun yüzüne artık bakamıyorum. Perişan ve bitmiş haldeyim. Lütfen ne olur sesimizi duyun. Çocuğumun yüzüne bakamıyorum ben. Bu şekilde yaşayamıyorum” dediği öğrenilmişti.

“Yıllardır bu çocuğun acılarının silinmesi için mücadele ediyorum. Ben bir vakıf, bir cemaat baskısından da size bahsetmiştim. Bana ‘şikâyetçi olursan olan sana ve çocuğuna olacak’ demişlerdi, elimde ses kayıtları mevcuttur.” diyen anne ‘Mahkemeye gidersen ne olacak? Hiçbir şey olmayacak. Biz hakim, avukat kardeşlerimizle konuştuk. Yapacağın her hamle seni bu sistemin yasalarına göre suçlu kılacak’ dediler. Gerçekten de öyle. Yaptığımız her hamle bizi bu sistemin yasalarına göre maalesef ki haklı olduğumuz halde suçlu gösteriyor” sözlerini sarf etmişti.