2 ayrı kadın cinayeti 2 tanıdık savunma! Kadınları sokak ortasında “yanlışlıkla” öldürmüşler
İstanbul ve Yalova’da işlenen iki ayrı kadın cinayetinde, faillerin yaptığı 2 savunmada aynı tanıdık ifadeler sahnedeydi.
İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Seyyid Ömer Mahallesi, Hüseyin Kasım Sokak'ta, geçtiğimiz gün meydana gelen olayda, Semiha Deniz (33), sokak ortasında boşanma aşamasında olduğu Emrah Deniz (40) tarafından silahla başından vurularak katledilmişti. Saldırgan, olayın ardından motosikletle kaçarken polis ekipleri korkunç olaya ilişkin soruşturma başlattı. Emrah Deniz bir süre sonra polis ekiplerine teslim oldu.

2 AYLIK UZAKLAŞTIRMA KARARI ALDIRMIŞ!
Olay ile ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Semiha Deniz'in daha önce 15 ay cezaevinde kalan Emrah Deniz hakkında 'Çocuğun zorla kaçırılması ve alıkonulması' ile 'Huzuru bozma' suçlarından şikayetçi olduğu ortaya çıktı. Saldırgan hakkında 8 Ocak 2026 tarihinde 2 aylık uzaklaştırma kararı alındığı da öğrenildi.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI!
Cinayet Büro Amirliği’nde yapılan sorgusunda suçunu itiraf eden saldırganın, elindeki silahın yanlışlıkla patladığını iddia ettiği ortaya çıktı. Aynı zamanda amca çocuğu olan Semiha Deniz’le 2011 yılında evlendiklerini, 10 ve 14 yaşlarında iki kızlarının olduğunu söyleyen Emrah Deniz, verdiği ifadesinde uzun süredir aralarında şiddetli geçimsizlik nedeniyle tartışmalar yaşandığını söyledi.
Daha önceden genç kadının kendisini polise şikayet ettiğini ifade eden Deniz, "8 Ocak 2026 tarihinde mahkeme bana 2 aylık uzaklaştırma kararı vermişti. Semiha’nın ailesi de beni tehdit ediyordu. Bu nedenle yanımda silah taşıyordum" sözlerini sarf etti.

“KORKUTMAK İÇİN SİLAH ÇEKTİM, BİR ANDA PATLADI”
Saldırgan, ifadesinin devamında, “Çocuklarımı uzun süredir görmemiştim. Olay günü okulun önünde tesadüfen Semiha ile karşılaştım. Aramızda yine tartışma çıktı. Elindeki telefonla benim videomu çekmeye çalışınca, ben de onu korkutmak için silahımı çektim. İtiş kakış sırasında bir anda silah patladı. O yere düşünce çevredekilerde bağırmaya başlayınca korkup oradan kaçtım" sözlerini sarf etti. Deniz, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

GÖĞSÜNDEN YARALADI, YANINA GİDİP BAŞINDAN VURDU!
Yalova’nın Altınova ilçesinde meydana gelen olayda ise, Özgür Aslanoğlu, ayrı yaşadığı eşi Belgin Aslanoğlu’nu sokakta tabancayla vurdu. Göğsünden vurulan Belgin Aslanoğlu’nu, yanına giderek bu kez de başından vurarak katleden saldırgan, Çiftlikköy ilçesinde yakalanarak tutuklandı.
Saldırgan hakkında 'Kadına ve eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri bulundurmak’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

“BEN SİLAHLA ATEŞ ETMESİNİ BİLMEYEN BİRİYİM”
Özgür Aslanoğlu’nun yargılanmasına Yalova 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Aslanoğlu, mahkemede yaptığı savunmada eşinin psikolojik sorunları olduğunu ve cezaevinde ilaç kullandığını iddia etti.
Eşini ve çocuklarını katletti: "Anne ve babasız kalmasınlar istedim" dedi! İstenen ceza belli oldu
Sanık, Belgin Aslanoğlu ile aralarında çeşitli tartışmalar yaşandığını fakat boşanma davası olmadığını ifade ederek “Belgin'in tutarsız davranışları vardı. Belgin’in öyle bir sevgi öyle bir kalbi var ki beni çok seviyor. Tutarsız davranışlarından dolayı bazen kavga ediyor, yine de barışıyorduk. Bizim Belgin ile boşanma davamız hiç olmadı. Olsaydı onun cezaevinde olduğu dönemde olurdu" ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının, kullandığı silahla ilgili sorduğu soruyu yanıtlayan saldırgan, "Silah Belgin'in silahıydı. 5-6 senedir bendeydi. Belgin cezaevine girdikten sonra bana verdi. Bende kaldı o silah. 'Belgin bunu ne diye alıyoruz' dediğimde 'Tedbir amaçlı bulunsun' dedi. Silah çalışıyor mu, çalışmıyor mu haberim yoktu. Ben zaten silahla ateş etmesini bilmeyen biriyim" iddiasında bulundu.

“BİR EL ATEŞ ETTİM RASTGELE”
Savunmasının devamında “Belgin benim geldiğimi görünce ben de ona, 'ben de geliyorum' dedim. Orada yine abuk subuk hakaretler, küfürler etmeye başladı. 'Belgin yeter artık. Bak beni sen çağırdın buraya bir yuva kuralım diye. Niye böyle yapıyorsun' deyince küfürlerine devam etti. O anda dayanamadım zaten. Silahım çantanın içindeydi. Çıkardım, 'Belgin ölmemizi mi istiyorsun. Gel beraber ölelim' dedim” ifadelerini kullanan saldırgan, “Doğrulttum ona, tetiğe basınca ilk patlamadı. Bir mermi dışarı atmış. Tekrar silahı kurup ateş ettim. Ondan sonra Belgin arabalarının yanında duran 2 kişiye doğru koşarak onlara 'Polisi ara' dedi. Ben de o anda koşmaya başladım. Koştuğu için mermi ona isabet etti mi, etmedi mi haberim yoktu” dedi.
Sanık, sözlerinin devamında “Belki olayın sıcaklığından mı artık bilmiyorum. Belgin o anda yere düşünce gözü açık bir şekilde bana doğru baktı. Ben de yanına gidince bir şeyler fısıldamaya başladı. Gene orada bir hakaret etti ve özür dedi. O anda ben de bir el ateş ettim rastgele. Ondan sonra köşeyi dönerek kaçtım." ifadelerini kullandı.

“KIZIMI SOKAK ORTASINDA ÖLDÜRDÜ”
Belgin Aslanoğlu’nun babası A.K. ise gözündeki katarakt nedeniyle hastaneye kızıyla gideceği için çalıştığı kahvehaneye giderek bekleyeceğini söylediğini ifade ederek "Ben kızımı bir süre bekledim ancak gelmedi. Şüphelendim ve canım sıkılmaya başladı. Gelinime telefon açtığımda bana, 'Baba buraya polisler geldi, bir sıkıntı var. Hemen gel' dedi. Eve gittim, kızımı vurdular efendim. Onunla hastaneye gidecektik. Benim yanıma geliyordu. Önüne Özgür çıktı ve kızımı sokak ortasında silahla vurarak öldürdü” ifadelerine yer verdi.
İstanbul'da kadınların en büyük korkusu öldürülmek!
CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI KAN DONDURDU!
Belgin Aslanoğlu’nun kardeşi T.K., müşterek çocuk Y.A.’nın aslında Özgür Aslanoğlu’ndan olmadığını ileri sürerek korkunç bir iddia ortaya attı. Çocuğun Diyarbakır’da bulunduğunu ve ablasının cezaevinden çıktıktan sonra onu görmek için oraya gittiğini ifade eden T.K., sanığın çocuğu göstermemesi nedeniyle aralarında tartışma çıktığını belirtti.
T.K., bunun üzerine ablasının Yalova’ya geri döndüğünü ve Özgür Aslanoğlu’nun ablasını sürekli tehdit ettiğini söyledi ve "Çünkü Özgür sürekli ablamı tehdit ediyor. Ablamın bundan boşanmasını istemesinin nedenlerinden bir tanesi de ablamın ilk eşinden olan kızı M.M.'dir. Ablam cezaevindeyken Özgür, M.M.’ye cinsel istismarda bulunuyor M.M. de şikayetçi oluyor. Bunu karakol kayıtlarından da görebilirsiniz. Ablam bu yüzden ayrılmak istedi. Sanık saplantılı birisidir” ifadelerini kullandı.
Sanık ve avukatların söz almasının ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamı ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. (DHA)