Türk mühendislerden ‘otizm bilekliği’: Konum ve nabız bildiriyor

Türk mühendisler, otizmlilerin konumunu, duygu analizlerini ve nabızlarını yakınlarına GPS ve GSM kullanmadan ileten ‘Otizm Bilekliği’ yaptı. Bir kalem pil ile 1,5 yıl veri iletimi sağlayabilen akıllı bileklik, TEKNOFEST’te de birincilik ödülüne layık görüldü. Bileklik, otizm derneklerinden de yoğun ilgi görüyor.

Yayınlanma:
Güncelleme: 27 Eylül 2021 14:05

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nden (FSMVÜ) Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri Emre Tanrıverdi, Furkan Ergöçen, Recep Tayyip İlhan ve Mevlüt Tosun, otizm spektrum bozukluğuna sahip bireylerin kişisel gelişimleri için büyük öneme sahip olan, duygu analizlerinin yapılmasına olanak sağlayan ‘otizm bilekliği’ üretti. Otizmli bireylerin konumunu ve duygu analizlerini yakınlarına GPS ve GSM kullanmadan ileten, böylece kendilerinin ve yakınlarının yaşam kalitesini artıran proje, TEKNOFEST'te İletişim Teknolojileri kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Öğrenciler ödüllerini, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’dan aldı.


Deprem projesinde kullanılan alt yapı


Projenin otizmli çocuk sahibi Esra Macaroğlu Akgül ile tanışmalarıyla başladığını belirten FSMVÜ Bilgisayar Mühendisliği 3’üncü sınıf öğrencisi Mevlüt Emre Tanrıverdi, kurucusu olduğu FSM Akıllı Yaşam Teknolojileri ekibiyle insanlık yararına teknolojiler geliştirmek istediklerini söyleyerek, “FSMAYTEAM ile önce deprem projesi başlattık. Bu proje dahilinde biz GSM, GPS gibi var olan iletişim teknolojilerinden farklı olan bir teknoloji kullandık. Bu teknolojide biz bir kalem pil ile 1,5 yıl veri iletimi sağlayabildik. Bu teknolojinin depremde kullanılabileceğini fark ettik ve deprem için bir afet koordinasyonu projesi hazırladık. TÜBİTAK’tan bu projemiz ödenek kazandı. Orada almış olduğumuz yetkinlikleri bir otizm projesi dahilinde değerlendirmeyi düşündük” dedi.


Nabız verisi otizmde çok önemli


Var olan iletişim teknolojilerinde GPS, GSM tabanlı iletişim teknolojilerinin şarj kapasitelerinin çok yetmediğini hatırlatan Tanrıverdi, “Ayrıca onların operatör ücretlendirmelerine tabi tutulması ekonomik yönden her otizmli bireyin sağlayamayacağı bir durum. Biz de bu probleme karşı teknolojinin kullanılabilir olduğunu fark ettik. Otizmli annesi Esra Macaroğlu Akgül de, uluslar arası alanda otizmle ilgili birçok çalışması olmuş bir eğitimci. Nabız verisinin otizmde çok önemli olduğunu, otizmli hastaların krizinde yön gösterici olduğunu belirtti. Biz de bu uygulama dahilinde bu bilekliğimizi hazırladık. Üniversite nezdinde Türkiye’de bu teknolojiyi ilerleten ilk ekip olduk” diye konuştu.


Konumu anlık takip edebiliyor


Bilekliğin mobil uygulama üzerinden aileler tarafından takip edilebildiğine dikkat çeken Tanrıverdi, “Kişi önce kayıt oluşturuyor ardından, QR Kod okuma ekranı çıkıyor. Bilekliğin QR Kodunu tanıyarak otizmli annesi kayıt ekranında çocuğun bilgilerini giriyor. Kronik hastalığı, çocuğun kullanmış olduğu ilaçları, adresini, ebeveynin telefon numarasını, boyunu ve kilosunu öğreniyoruz. Kayıt işleminin ardından bir konum ekranı çıkıyor ve ebeveynler çocuklarının konumunu anlık olarak takip edebiliyor” dedi.


Otizm krizine yakınlığı ölçülüyor


Tanrıverdi, otizmli bireyin gün içinde duygusunun nasıl değiştiğini de bildiren bileklikle ilgili şu detayları paylaştı:


“Gün içinde duygusunun nasıl değiştiğini, otizm krizine yakın olup olmadığını, hangi konumda nelerle karşılaştığını buradan tespit edebilmekte. Nabız verisini daha da detaylandırabiliyoruz. Harita mevcut ve hangi bölgelerde, nasıl problemlerle karşılaştığını, nabız verisinin otizm verisine ne kadar yaklaştığını görüntüleyebilmekte. Onun dışında bizimle iletişime geçip, uygulamada olmasını istediği verileri belirtebilir.”


Akademik araştırmalara yardımcı oluyor


Uygulamanın yönetildiği bir de masaüstü uygulamasının bulunduğuna dikkat çeken Tanrıverdi, “Bu uygulamada biz var olan kurumları, otizm merkezlerini uygulamaya kaydettiğimiz gibi yapay zeka alanında bu alanda çalışmakta olan akademisyenlerin çalışabileceği bir alan oluşturduk. Var olan big datayı onların ihtiyaçlarına göre sunabileceğimiz bir özellik ekledik. Bu özellik nezdinde yapacağı çalışmalarda istenilen veriler ya da verinin kaynağını seçebilmekte. Bir uyku düzeni araştırması olabilir. Konum bazında nabzının nasıl değiştiğini burada bizden talep edebilir. Bir edebiyatçı arkadaşımız hangi kitabın nasıl etki ettiğini anlamlandırmak istedi. Tüm big dataya sahip olunabileceği gibi, kurumsal dataya da sahip olunabiliyor” ifadelerini kullandı.


Tanrıverdi, “Akademisyenleri de bu ilacı vermeyin, bu sporu yapmayın, buraya gitmeyin diyebileceği bir çalışma içerisine sokabiliyoruz. Buradan çıkan tüm veriler yine otizmli bireylerin katkısına sunulabilecek nitelikte” dedi.


Her alanda kullanılabilecek teknoloji


Otizm bilekliğinin vakıflar ve ailelerden fazlasıyla ilgili gördüğünü söyleyen Tanrıverdi, “Yaygın etkinin tüm dünyaya yayılacağını düşünüyoruz. Bu teknoloji sadece otizm nezdinde değil. İlk hedefimiz otizmdi ve insanlık yararına kullandık. Bu teknoloji savunma sanayide, sporcu verilerinin toplanmasında, endemik türlerin takibinin yapılmasında, şiddet görme riski taşıyan kadınların takibinde kullanılabilir. Düşük batarya ile, çok güç harcamadan ve operatör ücretlendirmesi kullanmadan bir takip işlemi gerçekleştirmemiz gereken her uygulamada bu teknolojiyi kullanabilmekteyiz” ifadelerini kullandı.