Boşanma Sonrası “Travma” Geçirmesin!
Boşanmak hem eşler için, hem de çocuklar için büyük travmaların başında geliyor. Peki bu çocuklara nasıl söylenmeli?
Çocuklar mutlaka yaşadıkları olaylarda neden sonuç ilişkisi kurar. Bazı anne-babalar çocuklarının yanında kavga etmeyerek onlara iyi bir şey yaptıklarını düşünür. Oysa evde hiçbir tartışma görmemiş çocuğa birden boşanma haberi verilmesi onu sarsabilir. Çünkü boşanma kararınız için elinde geçerli bir nedeni yok. Hiçbir tartışmaya tanık olmamışsa anne-babasının aldığı bu kararı anlayamayacaktır. Bu yüzden de boşanmanıza neden olarak kendini gösterecektir. Unutmayın çocuklar her şeyi hisseder. Onlar evdeki en ufak tatsızlığı fark edebilir.
Sanılanın aksine çocuklar anne ve baba arasında bir sorun olduğunu bildikleri zaman, ayrılma haberini daha anlayışla karşılayabilirler. Bu dönemde yaşadıklarına bir anlam verebilmek için fantezilere ve masallardaki büyülü olaylara sığınabilirler. Doğadaki olayların merkezinin kendileri olduklarına inandıkları için anne ya da babasının gidişinin kendisinin suçu olduğunu düşünürler. Kendilerinin yaptıkları bir yaramazlık sonucu bu durumun ortaya çıktığı sanabilirler. Hayallerinde, anne ve babasının hiç ayrılmadığını kurar, reddedilme ve kaybetme duygularıyla başa çıkabilmek için çeşitli nedenler uydururlar. Onları yan yana getirmek için türlü senaryolar hazırlayıp barıştırma çabası içine girebilirler. Böyle bir durumda sizin yapmanız gereken çocuğunuza boşanmanızın nedenini mantıklı bir biçimde açıklamak.
“Ayrılmaya karar verdik”
Boşanmaya kesin karar vermeden önce çocuğunuzla bu konuyu konuşmayın. Çocuğunu düşünen her anne ve babayı en çok zorlayan durumsa, bu kötü haberin çocuğa verilme anı. Birlikte mi, yoksa anne ya da baba olarak tek başınıza mı bunu söylemelisiniz? Birlikte.
Kötü haberin iyi bir söylenme şekli maalesef yok. Yapmanız gereken şey suçun kendinde olmadığını anlamasını sağlamak ve bundan sonra neler olacağını anlatarak onu hazırlamak. Anne ve baba olarak çocuğunuza birlikte, bundan sonra kimin nerede yaşayacağını, ne sıklıkla görüşüleceğini anlatın. Soru sormasına izin verin ve soruları onun anlayacağı şekilde cevaplayın. Çocuğunuzun aklındaki soru işaretlerini ortadan kaldırmaya çalışın. Bunun içinde ihtiyacınız olan tek şey duru, anlaşılır ve tatlı bir dil. Üzerinde durulması gereken en önemli noktaysa siz boşansanız bile, hala onun annesi ve babası olmaya devam ettiğinizi ve ayrı evlerde yaşasanız da bunun hiç değişmeyeceğini söylemeniz.
Terk edilme korkusu
Anne ve babası boşanan çocuğun yaşayacağı en büyük ruhsal sorun, terk edilme korkusu. Evden giden ebeveynin onu unutacağını, artık sevmeyeceğini sanır. Bu da kendine güvenini zedeler. Kimi anne ve babasını bu işi başaramamış olmakla suçlar, onları bir araya tekrar nasıl getirebileceğini düşünüp durur. Anne ve babanın boşanmasının üzerinden yıllar geçse de, hatta onlar ikinci kez evlenmiş olsalar bile birçok çocuk hala onları bir araya getirme hayalleri kurar.
Bazen anne ve babalar çocuklarına yanlış sinyaller vererek, onların boş yere umutlanmasına yol açar. Bu süreçte tavrınızın kesin olması çocuğunuzu da rahatlatacaktır.
Onu boşuna umutlandırmayın. Bırakın size soru sorsun. En azından durumu doğru bir şekilde kavramasına yardımcı olur. Siz de ona doğru ve onun anlayacağı dilden cevap vermeye çalışın. Yani, üzülür diye konuşmaktan kaçınmayın. Ayrıca onun yanında sürekli güleryüzlü olmanıza da gerek yok. Üzgün olduğunuzu ama bu durumun herkes için geçici olduğunu ve hayatınıza bir düzen kuracağınızı ona söyleyin. Çünkü çocuklar bu süreçte bir suçlu arar. Çoğunlukla evden gideni suçlarlar ya da kavgalarda kim daha agresifse onu! Özellikle okul öncesi yaştakiler suçluluk ve üzüntü, 8-9 yaşın üzerindekilerse kızgınlık duyar.
Okula gidiyorsa
Çocuklar boşanmadan en çok okul döneminde etkilenir. Çünkü bu yaşlarda anne ve babası arasındaki anlaşmazlığı görmeye ve ikisi arasında taraf tutmaya başlayabilir. Bu durumda çocukta bir güven problemi yaşanabilir. Anne ve babası yeni ayrılmış ve özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda olumsuz davranışlar, uyum problemi, okul başarısızlığı, içine kapanma, yalan söyleme, çalma gibi davranışlar ortaya çıkabilir. Bu yaşta boşanma çocuğun gözünde ayıplanan, saklanması gereken bir durum olarak algılanır.
Özellikle okulda konu aileden açıldığında içine kapanır, rahatsızlık duyar. Anne-babasının boşandığını arkadaşlarına açıklayamaz. Bu yüzden de yalan üstüne yalan söyler. Hem arkadaşlık ilişkileri bozulur hem de okulda yaşadığı bu sıkıntılı dönemden dolayı okuldan soğuyabilir. Yetişkinliğe yaklaşmış çocukların boşanmayı kabullenmesi çok daha kolay olur, çünkü neyin neden olduğunu daha iyi bilirler.
Ergenlik çağındaki gençlerse yaşlarının verdiği dönemle de alakalı, ailesindeki bu değişime daha objektif bakabilir ve anlayışla karşılayabilir. Ayrıca boşanmanın erkek çocuklarını daha fazla etkilediğini hatırlatalım. Çevreden onlara daha az ilgi gösterileceğinden erkek çocuklar boşanmadan sonra kendilerini daha fazla yalnız hisseder. Kız çocukları bu konuda erkeklere göre daha şanlı. Boşanmadan sonra çocuklar genellikle annelerinin yanında kaldıklarından kız çocukları anne modeline alışır. Ancak erkek çocuk babadan uzak kaldığı için onu çok fazla örnek alamaz. Dayı, dede gibi akrabaların erkek çocuğa ilgi ve sevgi göstermesi, çocuğunuzun boşanma sonrası yaşayacağı problemleri ortadan kaldıracaktır.