İBB Davası'nda 15. celse...İmamoğlu'ndan mahkeme heyetine: Bu gidişatı bitirecek misiniz sürdürecek misiniz?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada kritik bir aşamaya gelindi. İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte toplam 107 tutuklu isim hakkında tutukluluk değerlendirmesi yapılırken, duruşmanın 15. gününde gözler mahkeme heyetinin vereceği ara karara çevrildi.
23.07 | DURUŞMAYA KARAR İÇİN ARA VERİLDİ
Sanık avukatlarının tahliye taleplerinin tamamlanmasının ardından söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da beyanlarını bitirmesinin ardından mahkeme heyeti, duruşmaya 1 saatlik ara verdi. Aranın ardından mahkemenin ara kararını açıklaması bekleniyor.
22.35 | İMAMOĞLU: BU DURUŞMA CANLI YAYINLANSAYDI İDDİA MAKAMI REZİL RÜSVA OLURDU
Tahliye taleplerine ilişkin son sözü ise Ekrem İmamoğlu almak istedi.
Mahkeme başkanı "En başta sanık müdafiilerine söz vereceğiz" diyerek bu talebi reddetti.
Yaşanan diyaloğun ardından, 15 dakika sınırıyla Ekrem İmamoğlu söz aldı. "Soruşturma öncesinin sonrasının en üst seviyede şaibeli halini dinledik. Savunmalar çok değerliydi. Bir savcının Türk milletini nasıl aldattığını dinledik. Bu insanların yaşadığı ızdırabı, işkenceyi tekrar dinlemekten büyük üzüntü duydum" dedi.
"Bu duruşma canlı yayınlansa ne olurdu? Kötülükler ifşa olurdu, savcı rezil olurdu. Adliyenin 7. katının nasıl dehlize dönüştürüldüğünü görürdük" diyen İmamoğlu, "Allah aşkına 4 bin sayfa nasıl uydurulabilir, insanların canına malına kast edilebilir, bunu yapanlar insan evladı, buradakiler insan evladı değil mi?" ifadelerini kullandı.
"BİRİLERİNE BAĞIMLI OLDUĞUNUZA İNANMAK İSTEMİYORUM"
Mahkeme heyetine seslenen İmamoğlu, "Değerli heyet ben sizin kin ve öfke taşıdığınıza inanmıyorum. Birilerine bağımlı olduğunuza inanmak istemiyorum" dedi.
İmamoğlu, "Türkiye'yi sarsan siyasi bir darbe sonucunda oluşturulmuş iftiranameyle oluşan davada vereceğiniz karar çok şey ifade edecek" dedi ve anayasanın, kanunların eşit uygulanmasını talep etti.
"Vicdan çatlatan bir şey yaşıyoruz. Bu insanlar kaçma şüphesiyle, delil karartma iddiasıyla hapiste. 43 yıl zabıta müdürlüğü yapan kadın mı kaçacak" ifadelerini de kullanan İmamoğlu, "Siz yargıçlar ya çöküşe devam edecek ya da çıkışı başlatacaksınız" dedi.
İmamoğlu sözlerine, "İnsanları aile boyu kapattılar. Akraba olmak suç mu? Devlet pusu kurar mı? Benim kanım donuyor. Baba için evlat rehin alınır mı?" diyerek devam etti.
"MÜVEKKİLİNİ SAVUNDU DİYE AVUKAT TUTUKLU"
"Devlet eş üzerinden tehdit eder mi, bizim kadim devletimize bu yakışır mı?" diye soran İmamoğlu, avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutukluluğuna da değindi.
"Müvekkilini savundu diye avukat tutuklu" ifadelerini kullanan İmamoğlu, "Sadece beyanlarla insanlar tutuklu kalmaya devam edecek. Hadi oradan. Buradaki tutuklulara özellikle kadınlara yapılan zulmü kabul etmiyorum" dedi.
"BÜTÜN TUTUKLU ARKADAŞLARI SERBEST BIRAKIN, BEN BURADAYIM"
İmamoğlu, tahliye talebine ilişkin beyanında şunları da söyledi:
"2 milyon dolar ver tahliye ettireceğim diyen avukatlar nerede? Elini kolunu sallayarak geziyor. Nerede bu cesur savcılık? Ya böyle bir yalan iftira olur mu? Bu sefillikler gerçekten bizi yakıyor, yıkıyor. Size soruyorum bu gidişatı bitirecek misiniz sürdürecek misiniz?"
"Ailemiz bize birine iftira atma derdi. Tarih bazen insanlara büyük roller verir, size de büyük rol düşüyor" diyen İmamoğlu, "Adaletli karar vermeyen Atina Mahkemesi lanetlenir ama Sokrat hala hatırlanır. 3 fidanları asanlar da lanetlenir, Deniz Gezmiş ve arkadaşları unutulmamıştır. Siz de böyle bir durumla karşı karşıyasınız. Adil kararlar verenler şerefle anılırlar" ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu sözlerini şöyle noktaladı:
"Adalet gecikirse ülke batar. Beylik laflar edenler bizi kurtarır diye düşünmeyin, adalet herkesi kurtarır. Bu dava siyasidir, çökecek. Bütün tutuklu arkadaşları serbest bırakın, ben buradayım."
22.15 | "NEDEN BAZI DARALTMADINIZ SORUSUNA SAVCI 'YETİŞTİREMEDİK' DEDİ"
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, müvekkilinin 138 eylemden suçlandığını belirtti.
Duruşma salonunda avukatların bilgisayarlarının ve notlarının izlenmeye çalıştığını ifade eden Kaya, "Bizi kimler izliyor?" diye sordu.
Kaya ayrıca, müvekkilinin tutuklamaya sevkinden önce savcı ile konuştuklarında, "Neden bazı 200 metre aldınız daha daraltsaydınız" dediğini savcının kendisine "Yetiştiremedik" yanıtını verdiğini belirtti.
Avukat Kaya, "Bu yanıt bile davanın siyasi olduğunu gösterir" dedi.
21.45 | "AFAKİ SUÇLAMALAR"
İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, "Belediye çalışanlarına emir veriyor diyorlar. Bir tane belediye çalışanının böyle bir beyanı yok" dedi.
"Afaki, somut delili olmayan suçlamalar. Buradan örgüt çıkmaz" diyen avukat Yıldız, "Tuncay Yılmaz'ın tutukluluğunun ve mal varlığı üzerindeki el koymanın kaldırılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
21.20 | MURAT ONGUN: KADIN TUTUKLULAR TAHLİYE EDİLMEDEN TAHLİYE İSTEMİYORUM
İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş, "İddianamenin her yerinde müvekkilimin adı geçmektedir. Bu metin hukuki bir belge vasfını taşımıyor" dedi.
İddianamede onlarca kişinin Ongun'a bağlı örgüt üyesi olarak yer aldığını söyleyen avukat Daniş, "Allah aşkına Genel Sekreter neden başkanın danışmanından talimat alsın? Hiyerarşide Genel Sekreter, danışmanın üstünde zaten. Zabıta Müdürü'yle Murat Ongun hangi gerekçeyle ilişkilendirilebilir?" ifadelerini kullandı.
"Müvekkilim, hiçbiri ilgi, yetki ve sorumluluk alanında olmamasına rağmen 64 eylemden sorumlu tutuluyor ve 12 asır hapis cezası isteniyor" diyen avukat Daniş, "Savcılığa göre Ongun Goebbels'ten kötü bir insan" ifadelerini kullandı.
"Müvekkilim haksız yere çocuklarından koparılan kadın çalışanları tahliye olana dek tahliye talebinde bulunmamamı istediğini bana beyan etmiştir" ifadelerini kullanan Daniş, Medya AŞ'nin kadın çalışanları, Murat Ongun ve Mehmet Pehlivan için tahliye talebinde bulundu.
20.55 | "AKINTIYA KARŞI KÜREK ÇEKMEK İSTEMİYORUZ"
Gürkan Akgün'ün avukatı Sinem Keleş Akgün, "Savunma makamı olarak akıntıya karşı kürek çekmek istemiyoruz. Belediye bir suç örgütü değildir, avukatlık suç değildir" dedi. Tutuklamanın usule aykırı olduğuna dikkati çeken avukat Keleş Akgün, "Bildiğimiz bütün hukuk kuralları bize unutturuldu" diye konuştu. "İddianamede düşman hukuku dediğimiz nokta bu" diyen Keleş Akgün, "Bu bir iddianame değil, savunma hakkının imkansızlaştırılması" ifadelerini kullandı.
Savcı Cahit Cihat Sarı'nın tutuklamaya sevk yazısında suç tarihinin 22 Mart 2025 olduğunu ancak müvekkilinin o tarihten 3 gün önce, yani 19 Mart 2025'te gözaltına alındığını ifade eden Keleş Akgün, "Gürkan Akgün suçu gözaltındayken işlemiş" dedi.
"Gürkan hakkında MASAK raporu yok, tanık beyanı yok, banka hesabına maaşı dışında başka bir girdi yok, ortada iddia edildiği gibi bir suç örgütü yok" diyen avukat Keleş Akgün, beyanlarını yalnızca müvekkili adına değil, dosyadaki sanıkların ailelerinin ortak sesi olarak verdiğini söyledi.
Gürkan Akgün'le evlilik hazırlığı yaptıkları sırada İBB operasyonunun olduğunu ve cezaevinde evlendiklerini söyleyen Keleş Akgün, "Gürkan tutuklanınca biz Silivri Cezaevi'nde evlendik. Ücreti karşılığında fotoğraflarımız çekildi. Ama bu fotoğraflar bize verilmiyor. Neden, çünkü Ekrem Başkan'ın görüntüsü yasak" dedi. Sinem Akgün Keleş'in ardından avukat Akçay Taşçı da söz aldı. Taşçı, müvekkilinin ivedilikle tahliye edilmesi gerektiğine vurgu yaptı." dedi.
20.45 |
Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Bürgehan Emrağ, müvekkilinin tutuklanacağını bile bile adliyeye gittiğini, ancak hakkında kaçacağının söylendiğine ve sınır kapılarının tutulduğuna dair haberlerin çıktığını belirtti. Müvekkilinin pasaportunun dahi olmadığını söyleyen Emrağ, "Bir insanın adalete duyduğu güveni 1 yıldır hürriyetiyle ödemesini konuşuyoruz" dedi.
20.15 | "MÜVEKKİLİME İNTİHAR ŞÜPHESİYLE TECRİT UYGULANDI"
Güldem Şık'ın avukatı Alper Köleoğlu, müvekkiline cezaevinde yapılan uygulamayı anlattı. Sakarya'da tutulduğu hapishanede ilaçlarını getiren infaz koruma memurlarının Şık'a "Ağzını mazgala yaklaştır, biz ilacı ağzına koyacağız. Sana veremeyiz" dediğini ifade eden avukat Köleoğlu, müvekkilinin hayatı boyunca antidepresan dahi kullanmadığını ama intihar şüphesi gerekçesiyle günlerce tecrit uygulandığını ifade etti.
Şık'ın avukatı Köleoğlu, müvekkilinin sulh ceza hakimliğindeki sorgusunda hakimin iki şüphelinin adını vererek "Bunlar sevgili mi?" diye sorduğunu da tahliye talebine yönelik beyanında kayda geçirdi. Müvekkilini tutuklayan sulh ceza hakiminin kendisini dinlemek dahi istemediğine değinen avukat Köleoğu, "Kararınız belli herhalde dediğimde bana 'Belli' yanıtını verdi" ifadelerini kullandı.
20.00 | "MÜVEKKİLİME 'İKNA ZİYARETLERİ' YAPILDI"
Tutuklu Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürü Barış Kılıç'ın avukatı Cansu Çiftçi, müvekkilini cezaevinde farklı farklı avukatların ziyaret ettiğini söyledi. Çiftçi, ziyaretin amacının ikna ederek farklı şekilde ifade vermeye sevk etmek olduğunu belirtti.
19.40 | "İDDİANAMENİN DİJİTAL HALİNDE MÜVEKKİLİM YOK"
Tutuklu Medya A.Ş. Etkinlik Koordinatörü Ceyda Kıryak'ın avukatı Ulaş Özkan, 10 Kasım 2025'te servis edilen iddianamenin dijital halinde müvekkilinin olmadığını söyledi.
Özkan, daha sonra 11 Kasım 2025'te 7 savcının imzaladığı iddianamede, Ceyda Kıryak'a 16 eylemden suç isnat edildiğini belirtti.
Özkan, "bu minvalde" konuşmalar diyerek, delil olarak sunulduğunu söyledi. "Hangi minvalde?" diye soran Özkan, "İddianamede bahsedilenle müvekkilimin telefonda konuştuğu bambaşka" dedi.
Avukat Özkan, "Usulüne uygun yargılama yapacaksak usulüne uygun iddianame şart. Müvekkilin iddianameyle hiçbir fiil bağlantısı yoktur. Yapılan işlerin sahadaki uygulamasıyla sorumludur. Ceyda, iddianamedeki tape kayıtlarında söylüyor: 'Bütçesi onaylanmışsa sahadaki takibini yapayım' diyor. Tahliyesini talep ediyorum" dedi.
19.30 | "ÖRGÜT İDDİASI İDDİANAMENİN SİYASİ OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR"
Tutuklu İBB İmar Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten'in avukatı Enes Ermaner, "Örgüt yasa dışı bir şey değildir. Suç örgütü yasa dışı bir şeydir" diyerek, "Buradaki insanların ortak bir amacı var. Nasıl ki kamu kuruluşları örgüt ise bu insanlar da öyle bir örgüt. Burada klasik bir belediye hiyerarşisi görüyoruz. Bu örgüt iddiası bu iddianamenin bize ne kadar siyasi olduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı.
1920 | "HİÇBİR SOMUT SUÇ İSNADI YOK"
Tutuklu İBB İmar Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten'in avukatı Enes Ermaner, müvekkilinin isminin iki tane gizli tanık ifadesinde geçtiğini söyledi. Bu isimlerin "Zeytin ve Ladin" olduğunu belirten Ermaner, "Müvekkilime atılı hiçbir somut suç isnadı yok" dedi.
19.15 | "BASKI ALTINDA İFADE VERDİKLERİNİ SÖYLEDİLER"
Kültür A.Ş. çalışanı Metin Bal'ın avukatı Emre Akay, birtakım etkin pişmanlıktan yararlananların ifadelerini geri çektiklerini belirtirken, "Baskı altında ifade verdiğini söylediler. Tanık ifadelerinin delil olarak kabul edilemeyeceği kanaatindeyiz" dedi.
19.00 | ARANIN ARDINDAN DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI
Duruşma, aranın ardından yeniden başladı. Metin Bal’ın avukatı, mahkeme başkanı tarafından beyanı yarıda kesilen Buğra Gökçe’nin avukatına kendi süresinden 5 dakika verdi.
Tutuklu İPA Başkanı Buğra Gökçe'nin avukatı Aynur Tuncel, müvekkilinin görevde olmadığı zamanlardaki ihaleden yargılandığını söyledi.
17.45 | BUĞRA GÖKÇE'NİN AVUKATININ BEYANI YARIDA KESİLDİ! DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Tutuklu İPA Başkanı Buğra Gökce'nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan, İBB soruşturmasında insan muamelesi değil eşya muamelesini gördüklerini söyledi.
Yazgan, beyanda bulunduğu sırada mahkeme başkanı süre uyarısı yaptı. Başkan daha sonra ise Yazgan'ın tahliye talebine yönelik beyanını yarıda keserek duruşmaya ara verdi.
Ara sona erdikten sonra Metin Bal'ın avukatının tahliye talebiyle duruşma devam edecek.
17.30 | "KENDİSİNİ KURTARMAK SAİKİYLE İFTİRA ATMIŞTIR"
Taner Çetin'in avukatı Ege Yılmaz, örgütsel bağın nasıl kurulduğunu anlayamadıklarını belirtti. Müvekkilinin, etkin pişmanlıktan yararlanan Özer Yıldız'ın beyanlarıyla örgüt üyeliğinden tutuklandığını belirten avukat Yılmaz, "Kendisini kurtarmak saikiyle iftira atmıştır" dedi. Müvekkilinin yurtdışına çıkma imkanı varken bunu kullanmadığını söyleyen Yılmaz, "Bir insanı haksız ve hukuksuz şekilde tutuklamak en büyük kötülüktür" ifadelerini kullandı.
16.40 | "ÖRGÜT ÜYELİĞİYLE SUÇLANAN MÜVEKKİLİN NE YAPTIĞI DOSYADA YOK"
Fatoş Ayık'ın avukatı Uğur Güner, "Müvekkilim örgüt üyesiyse, örgütle ne yaptı, hangi eylemlerde bulundu. Bunların hiçbiri dosyada ve iddianamede yok ama 1 yılı aşkın tutukluluk var" dedi. Müvekkilinin Signal uygulamasındaki yazışmalarının olduğunu ancak Emrah Bağdatlı'yla bir temasın olmadığına da değinen avukat Güner, "Savcılık tamamen yorum yapıyor" dedi.
16.20 | "MÜVEKKİLİM ÖRGÜT ÜYESİYSE HANGİ EYLEMLERDE BULUNDU?"
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in avukatı Burak Candan, müvekkilinin en son 11 yıl önce ev aldığını, kira, fatura ödemeleri ve eski eşinden aldığı nafaka haricinde hesaplarında bir hareket olmadığını belirtti. Reşit olmayan iki çocuğunun 84 yaşındaki anneanneleriyle birlikte kaldığını söyleyen Candan, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Güner, "Müvekkilim örgüt üyesiyse, örgütle ne yaptı, hangi eylemlerde bulundu. Bunların hiçbiri dosyada ve iddianamede yok ama 1 yılı aşkın tutukluluk var" dedi. Müvekkilinin Signal uygulamasındaki yazışmalarının olduğunu ancak Emrah Bağdatlı'yla bir temasın olmadığına da değinen avukat Güner, "Savcılık tamamen yorum yapıyor" dedi.
16.29 | İMAMOĞLU'NDAN SERT ÇIKIŞ
Erdoğmuş'un ardından Elif Güven'in avukatı Ruşen Gültekin söz aldı. Avukat Gültekin, "1 yılı aşkındır, çölde su gibi yargıç aradık. Silivri'deydik bir anda dağıtıldık. Ortaçağ koşullarında bir arabada taşınarak Bolu'ya sürüldük. 30 binden fazla iddianame okudum, İBB iddianamesi kadar kötüsünü görmedim" dedi.
BİR İSİM DAHA İTİRAFÇILIKTAN VAZGEÇTİ
İBB Davası'nda bir isim daha itirafçılıktan vazgeçti. Elif Güven'in avukatı Ruşen Gültekin, müvekkilinin 10 Nisan'da hastaneye götürüleceği söylenerek ambulansla hapishaneden çıktığını, ancak Çağlayan Adliyesi'ne götürüldüğünü iddia etti.
Avukat Gültekin şu şekilde konuştu: "Daha da vahimi; müvekkilim 10 Nisan'da savcılığa nasıl çağrıldı? Savcı çağırıp 'Etkin pişmanlıktan yararlanmak ister misin?' demiyor, zaten müvekkilin böyle bir dilekçesi de yok. Cezaevindeki infaz koruma memuru geliyor, 'Seni ambulansla hastaneye götüreceğiz Elif' diyor. Elif hayatı boyunca emniyete gitmemiş, safiyane bir şekilde hastaneye gittiğini sanarak araca biniyor; ancak hastaneye değil, Çağlayan Adliyesi’ne götürülüyor. Avukatı aranıyor, o da geliyor. Bu ayrıntıları dilekçelerimizde sunduk. Orada, gerçeğe aykırı şekilde ve ifade vermeyi dahi bilmeyen birine kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna 'etkin pişmanlık' deniliyor. Müvekkilim etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyor. O ifadesi iddianamenin her yerine parçalanarak serpiştirilmiş. Kafasına göre bir şeyler yazdırılıyor ve buna 'etkin pişmanlık' deniliyor. Etkin pişmanlık ne, bilmiyor müvekkilim. Evet, ifadesi... Bir de o ifadesi çok ilginç; iddianamenin her yerine serpiştiriliyor. Efendim biz biliriz, 'ifadenin bölünmezliği' ilkesi var. Buna rağmen her tarafına gezilip parçaları var; hay eylemin altına yerleştiriyor. Çıldırmak istersin, 'böyle iddianame mi olur?' diyeceğiz, diyemiyoruz; onunla yargılanıyoruz çünkü. Ama parçalanıyor, bölünüyor; 'aha burada itiraf etti' diye insanları da birbirlerine düşürmek için bu oyunların peşinde koşulmuş."
Gültekin’in ifadesin ardından İmamoğlu, olduğu yerden hakime, “Bu kadınlara yapılan işkence, sadistlik. Bu başka türkü tanımlanamaz. Bu sadistlik İddia makamı diye tanımlanamaz! Sayın başkan bu kadınlara yapılan işkenceyi dikkate alın lütfen” dedi.
16.14 | 30 BİNDEN FAZLA İDDİANAME OKUDUM İBB İDDİANAMESİ KADAR KÖTÜSÜNÜ GÖRMEDİM
Eski Medya Elif Atayman'ın avukatı Mehmet Ümit Erdem ise, müvekkilinin içinde olmadığı eylemlerden suçlandığını belirtti. Müvekkiliyle ilgili MASAK raporu ve şüpheli para hareketi olmadığını belirten Erdem, "Edindiği mal varlığının her kaynağı açıklanabilir durumdadır. İtirafçılar da müvekkil hakkında olumsuz bir ifadede bulunmamıştı" dedi.
Atayman'ın bir diğer avukatı Faik Eren Kaptan, 1 yıllık süreçte kadın tutukluların daha fazla zorlukla karşılaştığını, etkin pişmanlık yönünde telkinler yapıldığına değindi. Müvekkilinin zulme uğradığını da ifade eden Kaptan, müvekkilinin Afyon'daki cezaevine sürgün edildikten sonra girdiği koğuşta şu an en eski tutuklu olduğunu da sözlerine ekledi.
İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu'nun avukatı Ercan Erdoğmuş, müvekkilinin hiç görev yapmadığı bir dairenin ihalesinden sorumlu tutulduğunu ifade etti. "Ortada somut bir delil yok, yani delil karartması mümkün değil" dedi.
Ara sona erdi, duruşma başladı. Kahraman Yeşilyurt’un avukatı Beril Akalın tahliye talebini ve gerekçelerini mahkeme heyetine sundu. Kahraman Yeşilyurt'un avukatı Gizem Karaköçek, müvekkilinin etkin pişmanlıktan faydalananların ifadesiyle tutuklu olduğunu ve dosyadaki tek delilin de bu olduğunu belirtti. Etkin pişmanlıktan faydalanan Vedat Şahin'in ifadesini geri çektiğine de vurgu yapan Karaköçek, "Etkin pişman ifadeleri sanıkların beyanlarıyla çökmüştür" dedi.
İBB Davası'ndan tutuklu iş insanı Mustafa Nihat Sütlaş'ın avukatı Cihan Arık, "6 Mart 2025’te mal varlıklarına el konulması kararı alınmış ama Sütlaş’ın beyanına başvurulmamış. 23 Mart’ta tutuklanıyor. Tutuklandığı süre zarfında soruşturmadan haberdar. Bir yere kaçmıyor. Çünkü karartılacak delil yok" dedi. Arık'ın tahliye talebinin ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.
13.25 | 'DURUMU O KADAR DA KÖTÜ DEĞİL' DEDİKLERİ İSİM ZATÜRRE OLMUŞ
İBB Davası'ndan tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal'ın avukatı Baver Kaya, "Müvekkilim, maalesef pazartesi gününden beri sağlık sorunları nedeniyle duruşmalara katılamıyor. Hastanede tedavisi devam ediyor. Pazar günü yaptığımız görüşte durumu hiç iyi değildi; cezaevi idaresi sağ olsun ambulans çağırdı fakat gelen görevli 'durumu o kadar da kötü değil' diyerek müvekkili hastaneye götürmeden geri döndü. Pazartesi sabahı ise fenalaşarak acilen hastaneye kaldırıldı. Müvekkil 47 yaşında ve şu an zatürre teşhisiyle yatıyor" ifadelerini kullandı.
Kaya, "Servet Yıldırım'ın 15 Nisan tarihinde tek başına verdiği bir ifade var. Bu ifadesinde yanıt olarak şunu söylüyor: 'Ben şoförüm. Hüseyin Köksal bir yere gittiğinde ben dışarıda beklerim, kimle görüştü, ne konuştu hiçbir şeyi bilmem.' Ama sonrasında ne oldu bilmiyoruz, birden her konuda fikir sahibi olmaya karar vermiş. Servet’in YouTube’da bir röportajı yayınlandı, izlediniz mi bilmiyorum ama izlemenizi tavsiye ederim. En azından Servet’in niyetine dair bir fikir edinmenizi sağlar. Örnek olarak söyleyeyim; tanıdığını, bildiğini iddia ettiği Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Bey’i kadın sanıyor" dedi.
12.59 | "'BUNLARI SÖYLERSEN ÇIKARSIN' DEDİLER"
İBB Davası'ndan tutuklu iş insanı Serkan Öztürk'ün avukatı İsmail Fidancı, "Savcıların bir kısmının bir kısım sanıkları korkutma, isteklerine ve beklentilerine uygun düşen cümleler kurdurarak müvekkilimin de yer aldığı pek çok insana yönelik olumsuz beyanlardan yararlanarak onları tahliye ettiğine tanık olmuş bulunuyoruz. Maalesef savcıların beklentileri yönünde ifade vermeyenler ise hukuka aykırı olarak hala tutuklu" ifadelerine yer verdi.
Fidancı, avukat Mehmet Pehlivan'ın tutuklanmasına ilişkin "Meslek hayatımda, bir dönem en üst düzeyde rağbet ve değer gören pek çok kamu görevlisinin, adliye personelinin, hakim ve savcının dahi gün gelip ülke dışına kaçtığına tanık olmuş bir meslektaşınızım. Bu sebeple kararlarınızı verirken hukuka ve adalete uygun hareket etmenizi talep ediyorum. Bu dünyada bir hesap verilmese bile, mutlaka bir hesap günü olduğuna inandığınıza eminim. Kararlarınızı bu ciddiyet ve inançla vereceğinizden şüphem yoktur" dedi.
İBB Davası'ndan tutuklu iş insanı Ömür Yılmaz'ın avukatı Coşkun Atılğan, "Örgüt lafını kabul etmiyorum. Ortada kesinleşmiş bir yargı kararı yokken savcılık makamı dahil bu salondaki hiç kimseye örgüt diyemez. Ekrem İmamoğlu suç örgütü şeklinde anılmaması için mahkemenizin gereğini yapmasını talep ediyorum" diye konuştu. Atılğan, "Sanıklar arasında müvekkilime 'bunları söylersen çıkarsın' diyen olduğunu biliyorum. Avukatlardan da müvekkilimi ziyaret ederek yine aynı hususta konuşmalar olduğunu biliyorum" dedi.
12.42 | "BU ÖRGÜTÜ OLUŞTURAN HALK MI?"
İBB davasından tutuklu Mehmet Kaya'nın avukatı Muhammed Şahin, Suç vasfının değişme ihtimali değil, bizzat savcının yazdığı iddianamede değiştiği görülmektedir. Müvekkilim 8 aydır tutuklu" dedi. Şahin, "Şunu yaptın dense ona göre bir savunma gerçekleştireceğiz. İBB’den ihale alan firmaya alt taşeron olarak hizmet vermiş, fatura kesmiş. Müvekkilim hakkında müşteki ifadesi yok, tanık ifadesi yok" dedi.
Şahin, "Müvekkilimin tutuklu olduğu konu örgüt üyeliği konusudur. Burada örgüt mü var yoksa beyhude bir çaba mı var. Burada seçilen kişilerin ve bunların daha sonra bu örgütü oluşturan 2014, 2019, 2023 seçimleri dahil 4 seçim kazanılmıştır. Dolayısıyla bu örgütü oluşturan halk mı? Sayın Başkan" diye sordu. Şahin, “HTS kayıtlarından bahsediliyor. HTS kayıtları somut delil değildir. Beylikdüzü’ndeyken sizi aynı anda Büyükçekmece’de gösterebilir. HTS somut kayıt diyen bir tane Yargıtay kararı çıksın ben mesleği bırakırım. Sayın Cumhurbaşkanı da biliyorsunuz Külliye’de muhtarlarla sürekli toplantılar yapıyor ve o kürsüden doğru bir tespitle, mahallenin şehrin ara sokakları olduğunu ifade ediyor. İşte müvekkilimin yaptığı da tam olarak budur: Duymayanları duymak, kreşlerin açılmasına vesile olmak, halkın sesine kulak vermektir" dedi.
12.13 | "KAMU ZARARI NASIL OLUŞUYOR?"
İBB davasından tutuklu Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı'nın avukatı Yeliz Karademir, "Yılda 10 binin üzerinde etkinlik gerçekleştiren Kültür A.Ş. için bir zorunluluktur. Kaldı ki Kamu İhale Kurumunun 11.06.2012 tarihli kararında; organizasyon kapsamındaki her türlü hizmet alımının '3G istisna usulüyle' yapılabileceği açıkça kabul edilmiştir. Bu kararı size takdim etmek istiyoruz. Yani aslında iddianamede bir suçmuş gibi yansıtılan yöntem mevzuata aykırı değil; bilakis Kamu İhale Kurumu tarafından uygun görülmüş yerleşik bir uygulamadır" dedi.
İBB davasından tutuklu Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak'ın avukatı Ayhan Çelik, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yüzde 99,87 oranında pay sahibi olduğu Kültür A.Ş., Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş özel bir şirkettir. Bu bağlamda Kültür A.Ş. ile İBB arasındaki alt-üst ilişkisi, pay sahipliği nedeniyle tamamıyla kanuna dayalıdır. Sayın Başkan, bunun altını çizmek istiyorum; tamamıyla kanuna dayalı bir hiyerarşinin 'örgüt üyeliği' şeklinde yorumlanması hatalıdır" diye belirtti.
Çelik, "Bu süreçte soruşturma aşamasında sınırlar o kadar zorlanmıştır ki; savcılık makamı adeta bir koyundan 4-5 tane post çıkartmanın peşine düşmüştür" dedi.
“63 YAŞINDA KALP HASTASI BİR KADINI EVİNE GÖNDERMEK SİZİN ELİNİZDE"
Anadolu Yakası Zabıta Müdiresi Nazan Başelli’nin avukatı Ali Durak ise tahliye talebinde şunları söyledi:
“Bakın müvekkilimiz 63 yaşında; dosyada tutuklu bulunan, en ileri yaşta bulunan tutuklu sanıklardan birisi kendisi. Ama önemli bir husus daha var: Müvekkilimiz 23 Ocak 2025 tarihinde iş yerinde makamında çalışmaktayken, işinin başındayken kalp krizi geçiriyor. Sonrasında hastaneye kaldırılıyor. Hastaneye kaldırıldıktan sonra kalp krizi geçirdiği zaten tespit ediliyor. Hemen gerekli işlemler yapılıyor; kalbine, ana damarına stent takılıyor. Sonrasında 5 gün yoğun bakımda kalıyor, akabinde de 2 hafta bir şekilde devam ediyor. Sayın Hakim, aslında 1 yıl önce müvekkilimiz ölümden döndü. Gözaltından 5 gün evvel, 21 Nisan 2025 tarihinde aynı şekilde görevinin başındayken yine kalp krizi şüphesiyle hastaneye kaldırılıyor. Gerekli tetkikler yapılıyor; 5 gün sonra da gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.
Bu dediğim raporları her aşamada; hem savcılık aşamasında hem kolluk aşamasında hem Sulh Ceza Hakimliğinde hem tutukluluk kararına itirazımızda hem tutukluluk devam kararlarına itirazımızda, her aşamada sundum. Geçen bir hesap yaptım; 15-16 defa bu durumdan bahsetmişim ama ne yazık ki hiçbir karşılık bulamadık. Gelinen noktada 17. defa sunmak istiyorum; bu sefer karşılık bulması temennisiyle sunuyorum.”
Hatta şunu da ifade etmek istiyorum; bu cuma günü, 3 Nisan'da müvekkilimizin doğum günü Sayın Hakim. Yani ben genç bir meslektaşınız olarak temennim o ki; müvekkilim doğum gününde evinde, kızının yanında olsun, ailesiyle mutlu bir şekilde olsun. Onu istiyorum. Vereceğiniz tahliye kararı, aslında yarın vereceğiniz bir tahliye kararı ona bir doğum günü hediyesi olsun; bu sizin elinizde Sayın Hakim. Yani şunu ifade etmem lazım: 43 yıl bu ülkeye hizmet etmiş, dosyasında hiçbir delil bulunmayan, haksız yere 1 yıl cezaevinde yatmış, 63 yaşında, kalp hastası bir kadını evine göndermek sizin elinizde Sayın Hakim.”
11.50 | "SAVCILIK BİR KOYUNDAN 4-5 TANE POST ÇIKARTMANIN PEŞİNE DÜŞMÜŞTÜR"
Çelik, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yüzde 99,87 oranında pay sahibi olduğu Kültür A.Ş., Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş özel bir şirkettir. Bu bağlamda Kültür A.Ş. ile İBB arasındaki alt-üst ilişkisi, pay sahipliği nedeniyle tamamıyla kanuna dayalıdır. Sayın Başkan, bunun altını çizmek istiyorum; tamamıyla kanuna dayalı bir hiyerarşinin 'örgüt üyeliği' şeklinde yorumlanması hatalıdır" diye belirtti. Çelik, bilirkişi diye bakanlık çalışanı gönderdiklerini söyledi. Çelik, "Dijital Deneyim Müzesi'yle ilgili olarak Kültür A.Ş. temel atmamış, duvar örmemiş, çatı yapmamış; sadece bu alanı küçük odalara bölerek bir sergi alanı haline getirmiştir. Dolayısıyla burada bir 'yapım işinden" söz edilmesi' mümkün değildir" dedi. Çelik, "Bu süreçte soruşturma aşamasında sınırlar o kadar zorlanmıştır ki; savcılık makamı adeta bir koyundan 4-5 tane post çıkartmanın peşine düşmüştür" dedi.
11.58 | "AYM KARARLARINA İTİBAR EDİLMİYOR"
İBB davasından tutuklu Murat Kapki'nin muhasebecisi Sinan Sepetçi'nin avukatı İbrahim Burak Eskici, "Tam 4 kere Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapmak zorunda kaldık. Ancak doğduğum, büyüdüğüm ve avukatlık mesleğini icra ettiğim bu topraklarda biliyorum ki maalesef Anayasa Mahkemesi kararlarına itibar edilmiyor. Oradan bir hak ihlali kararı geldiğinde ne olacak, bir hukukçu olarak bundan emin değilim" dedi. Eskici, "Savcılık ile itirafçı arasında husumet oluşmuş. Söylemezsen tutuklarım demiş. Sormuş olduğunuz sorunun hukuki bir geçerliliği yok aleyhte katkısı da yok" diye konuştu.
"İFADESİNİ GERİ ÇEKTİ"
İBB davasından tutuklu Harun Cengiz Beğenmez'in avukatı Selim Yaman, "Bizim sulh cezadaki tutukluluk kararımızda sadece Ahmet Taşçı’nın ifadesiyle tutuklandığımızı belirtiriz. Ancak Ahmet Taşçı ifadesini geri çekmiştir" dedi.
10.30 | DURUŞMA BAŞLADI
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu sanıklar, mahkeme heyeti ve gazeteciler duruşma salonundaki yerini aldı. Duruşma, Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar'ın tahliye talebiyle başladı.
İBB Davası'nda 14. celsede neler yaşandı?
Salı gününden bu yana devam eden yargılamada, sanık avukatlarının tahliye talepleri mahkeme gündemini belirledi. Duruşmanın 14. günü, Anadolu Yakası Zabıta Müdürü Nazan Başelli’nin avukatlarının savunmalarıyla tamamlandı. Böylece dosyada 73. sıraya kadar gelinirken, süreç 15. günde kaldığı yerden devam edecek.
Yeni günde, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 34 tutuklu ismin avukatlarının tahliye taleplerini sunmasının ardından mahkeme heyetinin ara kararını açıklaması bekleniyor. Davada adı geçen diğer önemli isimler arasında Fatih Keleş ve Murat Ongun da yer alıyor.
SAVCILIK 7 KİŞİ İÇİN TAHLİYE TALEP ETTİ
Savcılık makamı ise daha önce sunduğu mütalaada 7 kişi için tahliye talebinde bulunmuştu. Tahliyesi istenen isimler arasında Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şirolu, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Ali Üner ve Ebubekir Akın bulunuyor.
Mahkemenin vereceği ara kararın, hem tutukluluk durumları hem de davanın seyri açısından belirleyici olması bekleniyor.