Aykut Erdoğdu İBB Davası'nda sordu! "İddianız varsa somut delil gösterin" Ceza alsa bu kadar hapis yatmayacaktı

Aykut Erdoğdu İBB Davası'nda sordu! "İddianız varsa somut delil gösterin" Ceza alsa bu kadar hapis yatmayacaktı
İBB Davası’nın ikinci gününde ilk savunmayı yapan Aykut Erdoğdu, suçlamaları reddetti. 10 aydır tek kişilik hücrede tutulduğunu söyleyen Erdoğdu, iddianamenin dört zayıf delile dayandığını savundu ve “Somut delil gösterin” dedi. Savcının baz kayıtları ve para trafiğine ilişkin son sorusu, avukat Hüseyin Ersöz’ün itirazı üzerine mahkeme başkanı tarafından reddedildi.

İBB Davası’nın ikinci gününde ilk savunmayı yapan Aykut Erdoğdu, suçlamaları reddetti. Duruşmada savcının son sorusu ise avukat itirazı sonrası reddedildi. Erdoğdu, hakkındaki iddialar için somut bir delil istedi. 10 aydır Silivri'de olan Erdoğdu, rüşvete aracılık etme suçlaması ile karşı karşıya. Erdoğdu'nun avukatı Hüseyin Ersöz, ceza verilseydi bu süreyi bile hapis yatmayacağını açıklamıştı.

İBB Davası’nın ikinci gününde ilk savunmayı yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, hakkındaki suçlamaları reddetti. Erdoğdu, savunma hakkının kısıtlandığını söyledi, iddianamenin yetersiz delillerle hazırlandığını savundu ve 10 aydır tek kişilik hücrede tutulduğunu anlattı.

Erdoğdu, mahkeme heyetine hitaben şöyle dedi:

“Savunma hakkımız kısıtlandı. Bakın ben, yaklaşık 10 aydır tek başıma bir hücredeyim. 4000 bin sayfalık bir iddianame var, bilmem kaç bin sayfa ekleri var. Ben, o hücrede tek başımayım. Her gün çıktığımda çoraplarıma kadar aranıyorum.”

Erdoğdu, dosyaya ancak sınırlı biçimde hazırlanabildiğini belirterek şöyle konuştu:

“1 ay kala, bana haftada iki saat bilgisayar odası kullanma izni verildi. Toplam 8 saat. Neyi okuyabilirim? Sayın Başkan, neyi okuyayım ben? Hangi ekine bakayım? Hangi sözleşmesine bakayım? Hangi iddiasına bakayım?”

"BUNLARLA 10 AYDIR TUTUKLUYUM"

Erdoğdu, iddianamenin dört unsura dayandığını söyledi. Bunları Ertan Yıldız’ın ifadesi, Serkan Aydın’ın ifadesi, baz kayıtları ve bir banka dekontu olarak sıraladı. Bu delillerle tutuklu yargılanmasını eleştiren Erdoğdu, şöyle dedi: “Şimdi bu dört tane delille bir iddianame hazırlanmış ve ben 10 aydır tutukluyum.”

"İDDİANIZ VARSA SOMUT DELİL GÖSTERİN"

Savunmasının ana bölümünde suçlamaları doğrudan reddeden Erdoğdu, dosyadaki anlatımın gerçek dışı olduğunu savundu. Şöyle konuştu:

“Şimdi bana soruyorsunuz, 'Bu konuda ne diyorsun?' diye. Vallahi anlatılanlar yalan, yok böyle bir şey. Ben para falan taşımadım, ben çanta almadım. Eğer sizin öyle bir iddianız varsa, bana somut bir delil gösterin; 'Şöyle bir delil var' deyin, ben de onu açıklamaya çalışayım. Ben olmayan bir şeyi nasıl açıklayayım?”

"SİZ BANA AFRİKALI DİYORSUNUZ, DEĞİLİM BUNUN NEYİNE NASIL CEVAP VEREYİM"

Erdoğdu, suçlamalara somut delil gösterilmeden yanıt vermesinin istendiğini savunarak buna bir benzetmeyle karşı çıktı. Şöyle dedi:

“Bana diyorsunuz ki: 'Siz 24 yaşında Afrikalı bir futbolcusunuz.' Ya 24 yaşında değilim, Afrikalı değilim, futbolcu değilim; Allah razı olsun, ben bunun neyine, nasıl cevap vereyim?”

Baz kayıtlarına da değinen Erdoğdu, iddianamede hakkında baz kayıtları çakışması ile isnat edilen rüşvet alışverişine tepki gösterdi. Erdoğdu, mesafeye dikkat çekti. Erdoğdu, şöyle dedi:

“Bugünü bekledim; şu iddianameye göre güya birbirimize 256 metre yaklaşmışız. Ya 256 metreden ben, 1 milyon 250 bin doları nasıl alayım?”

Erdoğdu, kendisine hükümlü gibi muamele yapıldığını savunarak şöyle konuştu:

“Şüphenin başlangıcı bile yokken, ben hükümlü gibi muamele görüyorum. Ben cezamı çektim; 10 aydır hapisteyim, üstelik bir hücrede tek başımayım.”

"AK PARTİLİ OLSAYDIM TUTUKLANIR MIYDIM"

Erdoğdu savunmasında dosyanın yalnızca adli değil, aynı zamanda siyasi sonuçları olduğunu ileri sürdü. İktidar-muhalefet ayrımı üzerinden eşitlik ve hukuk devleti tartışması yürüttü:

“Ben AK Parti’nin milletvekili olsaydım, AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı olsaydım; aynı koşullarda, aynı iddialarla ben tutuklanır mıydım? Bütün Türk milletine, arkanızda duran seksen altı milyona soruyorum: Ben AK Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı olsaydım, bu iddialarla tutuklanır mıydım?”

Erdoğdu, davanın siyasal niteliği bulunduğunu savunurken şu ifadeleri kullandı: “Bu dava; 1960 ve 1980 darbelerinden çok daha önemlidir. Bakın, sizden ve her şeyden daha önemli. Çünkü orada yönetim değiştiriliyordu, orada başbakan değiştiriliyordu; burada rejim değiştiriliyor.”

Dosyanın Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğdu, şöyle konuştu:

“Siz bu davayla, bu iddianameyle bir milletin iradesine şunu diyorsunuz: 'Sen Ekrem İmamoğlu’nu seçemezsin.' Artık bu dava benim davam değil; bu dava Ekrem İmamoğlu’nun davası değil, bu dava Türk milletinin davasıdır.”

ERTAN YILDIZ VE SERKAN AYDIN SORULARI

Savunmanın ardından mahkeme başkanı, Erdoğdu’ya Ertan Yıldız’ın ayrıntılı beyanlarını sordu. Başkan, Ertan Yıldız ile aralarında nasıl bir husumet bulunduğunu ve neden bu kadar ayrıntılı ifade verdiğini sordu.

Erdoğdu, bu soruya şu yanıtı verdi:

“Vallah Başkanım, hapisten çıkmak isteyen biri valla 12 bölümlük dizi yazar. Eğer karakterli ve kaliteli bir adam değilseniz 12 bölümlük dizi yazarsınız.”

Ertan Yıldız’ın anlattığı para teslimi iddiasını da mantıksız bulduğunu söyledi. Erdoğdu, böyle bir 'para trafiğine girmek' için 'salak' olması gerektiğini söyleyip tutarsızlıkları şöyle sıraladı:

“O dediği her şey yanlış, her şey tutarsız. Şimdi ben arayacağım, ben sana çantayla para getireceğim, "neredesin belediyede", ben de salağım -çok özür dilerim, çok affedersiniz- bütün kameraların olduğu, AK Parti’den yeni aldığımız, personelinin çoğu AK Partili olduğu, 30 tane bekçinin olduğu, X-ray'den geçeceğin bir yere 1 milyon 250 bin dolarla gireceğim; o sıra tesadüfen Fatih gelecek, biz Fatih'le bir şekilde konuşmuş olacağız, "tamam mı tamam" diyeceğiz böyle ajanlar gibi, böyle koca bavulu vereceğim ben oradan çıkacağım. Ya size mantıklı geldi mi Sayın Başkanım?”

Mahkeme başkanı daha sonra Serkan Aydın ile ilişkisini sordu. Erdoğdu, Serkan Aydın’ı Ankara’dan ve kaldığı otelin sahipleri üzerinden tanıdığını söyledi. Erdoğdu aralarında husumet olmadığını belirtti.

"256 METREDEN NASIL 1 MİLYON 250 BİN DOLAR ALAYIM"

Başkanın, Serkan Aydın’ın neden böyle bir beyanda bulunmuş olabileceğine ilişkin sorusuna ise Erdoğdu şu yanıtı verdi:

“Ya Başkanım, Serkan -Allah uzun ömür versin- 4. derece kanser hastası. En sonunda canını kurtarmak için dediği yönünden başka bir şey düşünemiyorum ki! Ha parayı biri çekmiş; ya koskoca holding başkanı, kim çekmiş nereden bileyim ben? Ve üstelik o günkü sıfır metreye kadar baz ölçüyorlar ya; o dedikleri gün 256 metre birbirimize yaklaşmışız. Ben 256 metreden nasıl 1 milyon 250 bin dolar alayım?”

Savcı sordu, avukat itiraz etti

Duruşma savcısı da Erdoğdu’ya, genel başkan yardımcılığı sıfatıyla bu tür belediye işlerine sık müdahil olup olmadığını sordu. Erdoğdu bu soruya, kamu yararı bulunan başlıklarda temas kurduklarını belirterek şu yanıtı verdi: “Hayır. Bir kamu yararı olması lazım.”

Savcının, Serkan Aydın’ın “bu parayı ödemek zorunda kaldım” beyanını hatırlatması üzerine Erdoğdu, suçlamanın hukuki niteliğine itiraz etti: “Savcı Bey, tabii soru bir tespit içeriyor ama.”

Erdoğdu, ardından şu değerlendirmeyi yaptı: “İkincisi; madem böyle bir durum varmış. Ya zaten belediye bu işte rüşvet alınamaz. Bu belediyenin muhtaç olduğu bir iş. Şirket için çok riskli zaten çok zarar etmişler. Burada rüşvet olamaz. Eşyanın tabiatına aykırı.”

MAHKEME BAŞKANI SAVCININ SORUSUNU REDDETTİ

Savcı daha sonra, 1 Haziran ve 2 Haziran 2020 tarihli baz istasyonu verileri ile sözleşme devri ve para teslimi iddiası arasındaki zamanlamanın “rüşvet sevkiyatının takvimiyle birebir örtüştüğünü” iddia ederek bunun tesadüf dışında nasıl açıklanacağını sordu.

Bu sırada Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz söz aldı ve soruya itiraz etti. Ersöz, müvekkilinin suçlamayı açık biçimde reddettiğini, 256 metrelik mesafeyi anlattığını, savcının son sorusunun yorum ve yönlendirme içerdiğini söyledi. Avukat, sorunun mükerrer beyana yol açacağını belirterek sorulmamasını talep etti.

Mahkeme başkanı, avukatın itirazını kabul etti. Böylece savcının son sorusu reddedildi.

ŞOFÖRLERİN TAHLİYE EDİLMESİNİ İSTEDİ

Savunmasının sonunda Erdoğdu, teknik savunmayı avukatlarının yapacağını söyledi. Mahkemeden özellikle tutuklu şoförler ve bürokratlar yönünden tahliye beklentisini dile getirdi:

“Benim ilk talebim; şurada şoförler var. Bir tane çocuk gördüm. 26 yaşında Sayın Başkan. Ya bir telefon vermişler, ‘Al bunu buraya götür’ demişler. Çocuk 10 aydır tutuklu.

Ama unutmayın; sadece bir karara değil bir şekilde de Türk milletinin kaderine imza atacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Ramazanınız mübarek olsun"

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi