Yıldız Sarayı Vakfı'nda saray darbesi

Yıldız Sarayı Vakfı'nda bugün bir seçim heyecanı var.

Vakfın mütevelli heyeti istifa eden eski başkan ile iki üyenin yerine yenilerini seçiyor.

Diyeceksiniz ki...

"Ne oldu da ayrıldılar?"

"Acaba yolsuzluk mu yapıldı?"

Canım siz de, Türkiye'de yolsuzluktan ötürü kimin istifa ettiği görülmüş?

Başkan ve iki yönetici Yıldız Sarayı Vakfı'nın adına yaraşır bir şekilde 'saray darbesi' yüzünden istifa ettiler!

Bu skandalı birazdan bütün ayrıntılarıyla anlatacağım.

Fakat ilkin Yıldız Sarayı Vakfı'nı tanıtayım.

12 Eylül'de kuruldu

Sultan 2. Abdülhamit'in iktidarında hanedanın merkezi olan Yıldız Sarayı 1978 yılına kadar Harp Akademileri olarak hizmet verdi. O yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredildi. Bakanlık 12 Eylül 1982'de sarayın tanıtımı, restorasyonu ve ihtiyaçlarının karşılanması için Yıldız Sarayı Vakfı'nı kurdu.

Vakıf, saray için çok emek verdi.

Hasbahçe tümüyle yenilendi.

Havuz temizlendi.

Köprüler elden geçirildi.

3. Selim Çeşmesi, Namazgah ve Ada Köşkü onarıldı.

Kameriye, Kızlarağası, Kaskat ve Müsahip Ağalar köşkleri ve Dış Karakol restore edildi.

Saray Tiyatrosu, Sahne Sanatları ve Güzel Sanatlar müzeleri açıldı.

Küçük Mabeyn müzeye dönüştürüldü.

AK Parti'nin en genç milletvekili

Yıldız Sarayı Vakfı mütevelli heyeti ve yönetim kurulu 2013'te değişti. Yeni başkan, o tarihte AK Parti Şanlıurfa Milletvekili olan Prof. Zeynep Karahan Uslu'ydu.

Uslu, siyasetin yeni yüzlerindendi.

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğretim görevlisiyken, 2002 yılında AK Parti'den İstanbul Milletvekili seçildi. TBMM'ye girdiğinde 33 yaşında olan Uslu, döneminin hem en genç, hem de en etkin milletvekillerindendi.

Beş yıldan sonra akademiye döndü.

İletişim profesörü oldu.

Ancak siyasetten ayrılmadı.

Merkez Karar Yürütme Kurulu üyeliği yaptı.

2011'de bu kez Şanlıurfa'dan seçildi.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başdanışmanlığını üstlendi.

2015'te Aydın'dan aday oldu. Üçüncü sıraya konulduğu için kazanamadı.

Çankaya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü'ndeki akademik görevine döndü.

Zaten Uslu, Yıldız Sarayı Vakfı'nın mütevelli heyeti ve yönetim kurulu da başkanıydı.

Onun döneminde 2. Abdülhamit'in tahtı onarıldı.

'Çağını Aşan Sultan 2. Abdülhamit Han' adlı resim sergisi ve panel yapıldı.

Orhaneli Halk Eğitim Merkezi açıldı.

'Göbeklitepe: İnsanlık Tarihi Yeniden Yazılıyor' projesi düzenlendi.

Vakıf 23 Ağustos 2020'de genel kurula gitti.

Uslu, yeniden başkanlığa seçildi.

Eşi AK Parti'nin araştırmacısıydı

Uslu'nun eşi AK Parti'de tanınan ve hayli sevilen bir isimdi: Siyasal İletişim Uzmanı İbrahim Uslu.

Uslu, Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi'ni (ANAR) kurduğu 2004 yılından 2016'ya kadar AK Parti'ye seçim araştırmaları hazırladı.

Erdoğan'ın güvendiği araştırmacılardandı.

Yolları 2016'da ayrıldı.

Bakan yardımcısı arıyor

Ne olduysa, 25 Aralık 2020'de Hürriyet'te Yalçın Bayer'in köşe yazısından sonra oldu. Bayer'e göre İbrahim Uslu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı olmuştu.

Uslu, başdanışmanlık iddiasını yalanlarken, CHP'ye kurumsal hizmet vereceğini söyledi.

Bir kaç gün sonra Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu'nun telefonu çaldı.

Arayan, bir Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısıydı.

Bakan Yardımcısı, "Eşinizin CHP'ye çalışmasını kabul edemeyiz. Yıldız Sarayı Vakfı başkanlığından istifa etmeniz isteniyor" dedi.

Uslu, Ocak 2021'de sessizce istifa etti.

Uslu ile birlikte yönetime seçilen Prof. Dr. Can Bilgili ve Avukat Dilan Canan, saray darbesini protesto ederek, görevlerinden ayrıldı.

Yıldız Mahkemesi

Yıldız Sarayı Vakfı'nın senedine göre Kültür ve Turizm Bakanı, tabi başkan sayılıyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, bu yüzden Uslu'dan boşalan koltukta dokuz aydır oturuyor. Neyse ki mütevelli heyeti bugün seçime gidiyor.

Zeynep Karahan Uslu mu?

Çankaya Üniversitesi'ndeki akademik görevini sürdürüyor.

Ucuz atlattığı için şükretmesi gerekir.

"Neden?" diye soracaksınız.

Vakıf başkanıyken, 'Çağını Aşan Sultan' 2. Abdülhamit hakkındaki panellere öncülük ettiği için en iyi Uslu bilecektir...

2. Abdülhamit'in Yıldız Sarayı, siyasal davalar tarihinde bir ilke ev sahipliği yapmıştı. İlk Türk anayasası Kanun-i Esasi'nin hazırlayıcılarından Sadrazam Mithat Paşa, sarayın avlusunda bir çadır içinde kurulan mahkemede Sultan Abdülaziz'in ölümünden sorumlu tutularak 10 yıl hapse mahkum edildi. 2. Abdülhamit tarafından sürüldüğü Taif zindanında kuşkulu şekilde hayatını kaybetti.

Demem o ki, bir kere adınız muhalife çıkmayagörsün.

İstifa ettirilmek ne ki!

Uyduruk bir mahkemede yargılanmak...

Sürülmek...

Bir zindanda çürümek de var.

Önceki ve Sonraki Yazılar