Yaşar Holding bu hale düşmemeliydi

Yayınlanma:
Güncelleme: 16 Aralık 2021 17:47

Merkez Bankası’nın bugün açıklayacağı kritik faiz kararını beklerken gündemin biraz dışına çıkalım ve İzmir’e, Türkiye’nin en köklü holdinglerinden birine, Yaşar Holding’e uzanalım.
Yaşar Holding’in yönetim kurulu başkanı Selim Yaşar, geçtiğimiz Eylül ayında Dubai’de genç denebilecek bir yaşta Covid’den vefat etti.

Yaşar Holding, herhangi bir şirketler topluluğu değil. Bünyesinde DYO, Pınar Et, Pınar Süt gibi büyük şirketler bulunuyor. Son yıllarda biraz güç kaybetti ama benim çocukluğumda Türkiye ekonomisinin kilit taşlarından biriydi. Türkiye’nin en büyük şirket toplulukları dendiğinde Koç, Eczacıbaşı ve Sabancı’yla birlikte Yaşar Holding’in de adı anılırdı. Yaşar Holding’i Yaşar Holding yapan eski patron Selçuk Yaşar, 1970’lerde TÜSİAD’ın kurucuları arasında yer almıştı. Selçuk Yaşar’ın dönemin Başbakanı ve Adalet Partisi lideri Süleyman Demirel’e çok yakın olduğu bilinirdi.

yasar-holding.jpg
(Yaşar Grubu’nun kurucusu olduğu Tuborg’un 1968 yılındaki temel atma töreni. Süleyman, Nazmiye Demirel; Zuhal, Selçuk Yaşar.)

2001 Krizi öncesinde Yaşarbank’a devlet tarafından el konulması sonrasında Yaşar Holding eski gücünden uzaklaştı. Ama dediğim gibi bugün de çok önemli şirketleri bünyesinde bulunduruyor.

Bütün bunları neden anlatıyorum? Selim Yaşar’ın vefatı sonrasında Yaşar Holding’den garip haberler geldiği için.

Selim Yaşar’ın 2 Eylül’deki vefatı sonrasında yeni yönetim kurulu başkanı bir türlü belirlenemedi. Selim Yaşar’ın kız kardeşleri Feyhan Yaşar ile İdil Yiğitbaşı arasında yönetim kurulu başkanının kim olması gerektiği konusunda bir çekişme yaşandığı söyleniyor. 23 Aralık’ta genel kurul toplantısı yapılacak. O toplantıda yeni başkan belirlenebilecek mi, göreceğiz. Mesele bundan ibaret olsa bu yazıyı yazmaz, olan biteni uzaktan izlemekle yetinirdim…

Ama Selim Yaşar’ın vefatı sonrasında yönetim kurulu başkanı olduğu Holding tarafından ailesine 2.4 milyon TL borç çıkarıldığını ve bir an önce geri ödenmesinin istendiğini duydum.

Selim Yaşar’ın eşi Yasemin Hanım konuyu mahkemeye taşımış. Yaşar Holding, 2.4 milyon TL’lik borcun sadece 300 bin liralık kısmını belgeleyebilmiş.

Garip olan nokta, 300 bin liralık borca ait belgelerin Selim Yaşar’ın ölümünden çok kısa süre önce, tedavi sürerken yapılan harcamalardan oluşması.

Bu arada Holding, Selim Yaşar’a tahsis edilen ve özel tedaviye ihtiyaç duyan çocuğunun kullandığı makam aracını, cenaze günü geri almış.

Kardeşlerin birbirine uzak olduğunu duymuştum ama bu kadarı beni açıkçası rahatsız etti. “Sana ne oluyor?” diyenler olabilir. Aileyi tanımıyorum, hiçbiriyle yakınlığım yok. Aksine, merkez sağla özdeşleşmiş babasından farklı olarak AKP’de siyaset yaptığı için Selim Yaşar’ı hep garipsedim. Fakat işte kim olursa olsun, haksızlıklardan rahatsız oluyorum.

Yaşar Holding’in hisseleri üç kardeş arasında eşit şekilde bölünmüştü. Selim Yaşar’ın üçte bir hissesi eşi ve çocuğuna kalacak. Selim Yaşar’ın eşi Yasemin Yaşar, Feyhan Yaşar ve İdil Yiğitbaşı ile bir uzlaşı yolu bulacak, şirketleri birlikte yönetecekler mi?

Yasemin Yaşar’la konuştum, eşinin vefatından birkaç gün sonra gönderilen borç tebligatı nedeniyle kaderini ayırma kararı almış. Bu, sahip olduğu hisseleri, yani Yaşar Holding’in üçte birini satmaya istekli demek.

Diğer kardeşlere mi? Holding dışından yatırımcı adaylarının da seçenekler arasında bulunduğunu öğrendim.

Bu, şirketlerin bölünmesi anlamına gelir. Türkiye’nin sanayileşme tarihinde ve bu arada benim çocukluğumda önemli bir yeri olan Yaşar Holding bu hale düşmemeliydi…

Önceki ve Sonraki Yazılar