Emeklinin de hakkı

İnsanca yaşamak emeklinin de emekçinin de hakkı.

Ancak bu iktidar emekliyi de emekçiyi gözden çıkarmış durumda.

İzlediği sermaye yanlısı politikalarla yarattığı ekonomik krizin faturasını emekli ve emekçinin üzerine yıktı.

Emekliler de emekçiler de bu haksızlığa karşı haklı olarak tepki gösteriyorlar.

Torunlarıyla güzel zaman geçirmesi gereken emekliler meydanlarda haklarını arıyorlar.

Açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiş olmalarına itiraz ediyorlar.

Haklılar.

En düşük emekli maaşını 16 bin 800 liradan 20 bin liraya çıkaran iktidar bununla övünüyor.

Sanki emekliye lütuf yapmış gibi havaya giriyor.

20 bin liraya, özellikle büyük kentlerde bir emeklinin geçinebilmesi mümkün değil.

Hele kirada oturuyorsa.

Bunu iktidar bilmiyor mu?

Elbette biliyor ama emekliye, emekçiye insanca yaşayabilecekleri bir ücret vermektense ülke kaynaklarını kendilerine yakın müteahhitlere aktarmaya devam ediyor.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu yaptığı açıklamada emeklilerin durumunu şöyle özetledi:

“En düşük emekli aylığının yüzde 18,5 artışla ve Hazine katkısıyla 20 bin TL’ye yükseltilmesi öngören kanun teklifi TBMM’ye sunuldu.

Bu teklif, emeklileri 2026’da da açlığa ve yoksulluğa mahkum edecek.

Açlık sınırı 30 bin liraya dayanmışken, asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlenmişken, 5 milyona yakın emekliye reva görülen en düşük aylık 20 bin lirada kaldı.”

Çerkezoğlu emekliler arasındaki ücret farkını da şu sözlerle vurguladı:

“En düşük emekli aylığına yüzde 18,5’lik bir artış öngörülürken diğer emekli aylıklarına yüzde 12,19 oranında bir zam yapılacak.

Bu artış oranıyla, ortalama emekli aylığı yaklaşık 23 bin 550 lira olacak.

Böylece milyonlarca emekli daha, en dibe, en düşük emekli aylığına mahkum edilmiş olacak.”

Çerkezoğlu’nun vurguladığı gibi iktidar emeklileri açlık sınırının altında tutarak yoksulluk da eşitliyor.

CHP emekli maaşlarında insanca yaşayacakları bir artış yapılması ve seyyanen ödeme yapılması talebiyle Meclis’te her gün nöbet tuttu.

Enflasyonu, TÜİK’in yüzde 31, ENAG’ın ise yüzde 56 olarak açıkladığı ortamda bu ücretle emeklinin nasıl geçineceği iktidarın önemsediği bir konu değil.

Bu maaşla emeklinin kira ödemesi, kalan parayla mutfak masraflarını karşılaması mümkün değil.

Nitekim emekliler, mutfak ihtiyaçlarını karşılayabilmek için pazar yerlerine geç saatte gidip atılmış sebze ve meyveleri topluyorlar.

Meyve ve sebzelerin çürümeye yüz tutmuş kısımlarını temizleyerek kalanı evlerine götürüyorlar.

İktidar bundan etkilenmiyor.

CHP’nin gösterdiği tepki sonrasında en düşük emekli maaşını 20 bin liraya çıkarmakla iftihar ediyor.

Sosyal devlet ilkesinin anlamı; dezavantajlı toplum kesimlerini desteklemek, onların zorunlu ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını da karşılayıp insanca yaşayacakları bir ücret düzeyine çıkarmaktır.

Ancak iktidar anayasanın birçok maddesini uygulamadığı gibi “sosyal devlet” maddesini de uygulamıyor.

Kendine yakın sermayeyi korumakla ilgileniyor.

Bu iktidarın tercihi böyle.

Vatandaş ise tercihini göstermek için sandığın önüne gelmesini bekliyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bila Arşivi

Trump’ın yanılgısı

16 Mart 2026 Pazartesi 05:10

İmamoğlu Davası

11 Mart 2026 Çarşamba 05:10

Kadın hakları

09 Mart 2026 Pazartesi 05:10

ABD’nin derdi laiklik değil

04 Mart 2026 Çarşamba 05:05

ABD ve İsrail'in hedefleri

02 Mart 2026 Pazartesi 05:10

Laiklik güvencedir

27 Şubat 2026 Cuma 05:20

Karşılıklı adım beklentisi

25 Şubat 2026 Çarşamba 05:05

Raporun eksikleri

23 Şubat 2026 Pazartesi 05:15