Gazeteci Alican Uludağ'ın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu!

Gazeteci Alican Uludağ'ın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu!
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ’ın, duruşma tarihi belli oldu. Uludağ’ın, tutukluluğunun 90’ıncı günü olan 21 Mayıs’ta ilk kez hakim karşısına çıkacağı bildirilirken Uludağ hakkında 19 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Uludağ, tutukluluğunun 90’ıncı günü olan 21 Mayıs’ta ilk defa hakim karşısına çıkacak. 62 gündür Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Uludağ, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla yargılanacak.

İDDİANAMEDEKİ TEK “MÜŞTEKİ” ERDOĞAN!

Hazırlanan iddianamede, Alican Uludağ’ın, isnat edilen suçları zincirleme şekilde işlediği iddia edilirken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tek müşteki olarak yer aldı. Savcılık, iddianamenin değerlendirme bölümünde Uludağ’ın paylaşımlarının ifade ve haber verme özgürlüğü sınırlarını aştığını öne sürdü.

uludag.webp

TUTUKLULUĞUNUN 90’INCI GÜNÜNDE HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK!

Uludağ’ın dosyasının İstanbul’dan Ankara’ya gönderildiği ifade edilirken mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte Uludağ, tutukluluğunun 90. gününde ilk kez hâkim karşısına çıkacak.

Diğer taraftan, gazeteci Alican Uludağ’ın avukatları Akın Atalay, Tora Pekin ve Abbas Yalçın, mahkemeye sundukları dilekçeyle tensiple tahliye talebinde bulundu. Mahkeme ise hazırladığı tensip zaptıyla tahliye talebini reddetti.

Avukatlar tarafından 20 Nisan’da verilen dilekçede, soruşturma ve kovuşturma sürecinin başından itibaren hukuka aykırı ilerlediği ifade edildi. Sürecin yalnızca usule ilişkin bir tartışma olmadığı ifade edilerek “kanunsuz, atipik ve anormal” bir yargısal süreç yaşandığının belirtildiği dilekçede, dosyada yetkisiz makamlarca yürütülen işlemler, çelişkili kararlar ve soyut gerekçelere dayalı tutuklama uygulamasının bütünlüklü bir hukuka aykırılık oluşturduğu bildirildi.

SORUŞTURMA YETKİSİZ MAKAMLARCA YÜRÜTÜLDÜ!

Avukatlar, soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak Uludağ’ın gazetecilik faaliyetlerini Ankara’da sürdürmesine rağmen sürecin İstanbul’da başlatıldığını ve gözaltı işlemlerinin bu kapsamda yapıldığını ifade etti.

Söz konusu dilekçede, soruşturma yetkisine ilişkin itirazların en başından itibaren dile getirildiği ancak dikkate alınmadığı, daha sonra verilen yetkisizlik kararının da önceki işlemlerin yetkisiz makamlarca yürütüldüğünü ortaya koyduğu belirtildi.

“KAÇMA ŞÜPHESİ GERÇEK DIŞI”

Aynı zamanda, tutuklama kararındaki gerekçelerin “soyut ve matbu” olduğunu, kaçma ve delil karartma şüphesine ilişkin değerlendirmelerin somut olayla bağdaşmadığına yer verilen dilekçede, Uludağ’ın uzun süredir Ankara’da yaşayan ve kamuoyu tarafından tanınan bir gazeteci olduğu bildirilerek evinde gözaltına alınmasının “kaçma şüphesi” olarak değerlendirilmesinin “gerçek dışı” olduğu kaydedildi.

Dilekçede, suçlamaya konu paylaşımların sosyal medya içerikleri olduğu hatırlatılarak, bu delillerin ortadan kaldırılmasının ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. Dosyada tanık bulunmadığına dikkat çekilerek, tanıklar üzerinde baskı kurulacağı yönündeki değerlendirmelerin de somut bir dayanağı olmadığı kaydedildi.

alican-uludag.webp

“TUTUKLAMA FİİLİ BİR CEZAYA DÖNÜŞTÜ”

Hazırlanan dilekçede, tutukluluk incelemesi sırasında Uludağ’a savunma hakkı tanınmadığını da vurgulanırken 17 Mart’ta yapılan incelemede Uludağ’ın SEGBİS üzerinden bağlandığı fakat kendisine söz verilmeden tutukluluğunun devamına karar verildiği kaydedildi. Uludağ’ın itirazının savcılığa iletilmesi gerektiği belirtilerek bağlantının kesildiği ifade edildi.

Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi sürecinde Uludağ’ın fiilen tutuklu kalmaya devam ettiğinin aktarıldığı dilekçede, tutukluluğun sürdürülmesinin “makul, yasal veya meşru bir yarar” taşımadığı, tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkarak fiili cezaya dönüştüğü belirtilerek Uludağ’ın tensiple tahliyesi talep edildi.

ULUDAĞ'A 3 AYRI SUÇLAMA YÖNELTİLKDİ!

Gazeteci Alican Uludağ hakkında hazırlanan iddianamede, “cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçlamaları yöneltildi.

Söz konusu suçlamalar için Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen hapis cezaları; “cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçu için 1 yıldan 4 yıla, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu için 1 yıldan 3 yıla ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçu için 6 aydan 2 yıla kadar olarak düzenleniyor.

İddianamede, Türk Ceza Kanunu 43. madde kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması halinde, cezaların üst sınırları dikkate alındığında toplam cezanın yaklaşık 19 yıl 6 aya kadar çıkabileceği ifade edildi.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi