Ayşenur Arslan

Ayşenur Arslan

Kıyamet saatinin son ayarı

Kıyamete sadece 85 saniye kaldı. Yani bir buçuk dakika bile değil. Neredeyse bir göz kırpışı kadar bir süre.
1947’de.. Yani İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden ve Japonya’ya atılan iki atom bombasının ardından sembolik olarak yaratılan “KIYAMET SAATİ” gece yarısına en yakın konumda.

Bir grup atom / nükleer bilimcinin dünya kamuoyunu uyarmak amacıyla kurguladığı saat, ilk halinde gece yarısına 7 dakika kalaya işaretlenmişti.
Sonra, her yıl Ocak ayında, gelişmelere bakılarak saat ileri ya da geri alındı. Elbette geri alındığı yıllar çok enderdi. Daha ziyade ileri alındı.

Bu Ocak’ta ise gece yarısına, kıyamete en yakın duruma getirildi.

Kriterler çok net: Nükleer silahlanma yarışı.. Küresel ya da bölgesel çapta siyasi gerilim.. Hatta iklim krizi..
ABD’den İran’a saldırı ihtimali saati bu yıl gece yarısına daha da yaklaştıran bir veri.
Venezuela’dan Grönland’a gerilimleri sıralarsak Trump’ın mitolojideki Kıyamet Atlısı unvanını nasıl hak ettiğini görürüz..

*. * *
Ama dünya üzerinde öyle ülkeler ve topluluklar var ki, kıyamet oralarda çoktan koptu.

Afganistan mesela..

Taliban’ın yeni ceza kanunu düzenlemesinde, çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet, ölümcül düzeyde değilse suç sayılmıyor.

Kölelik dolaylı biçimde tanınıyor. Muhalifler için de idamın önü açılıyor.
Yanı sıra, kız çocuklarının ve kadınların eğitime erişimi kalıcı olarak yasaklanıyor.
Erdoğan’ın “pek çok ortak değere sahibiz” dediği Taliban, Afganlıları ilk çağlara götürmeyi başardı.
Yanı başımızdaki Suriye’nin yolculuğu da pek farklı olmayacak gibi.

Suriye, Şara’ya teslim edileli beri diplomasi salonlarındaki gösterişin tam zıddıyla, sokaklarda vahşi cihatçılara bırakıldı.

Ezidi, Kürt, Alevi kadınların saçlarının kesilmesi espri muamelesiyle geçiştirildi ama çok derin ve şiddetli bir kadın düşmanlığının göstergesi.

Tarih boyunca kadınlar önce saçları kesilerek aşağılandı.

Hatırlayın, İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra Fransa’da, savaş sırasında Nazilerle birlikte olan kadınlar hapse atılmakla kalmadı.. Sokaklarda saçları sıfıra vurularak teşhir edildi.
Ya da saçının teli göründü diye cezalandırıldı. Cehennemlik ilan edildi.

Kadın korkusu, neredeyse tüm dinlerin ortak noktası.

Tarihte kayıtlara geçmiş ilk Türk’ün Tomris Hatun olduğu söylenir ya.. Böyle bir kökten gelip Arap olmaya çalışanları.. Üstelik Arap ülkelerinde kadınlar nihayet kimi haklara sahip olmaya başlamışken onların geçmişine özenmeyi nasıl izah etmeli bilmiyorum.

*. *. *

Sosyal medyada karşıma çıkan bir videoda genç bir kadın öğretmen Osmanlı’nın son demlerini şöyle anlatıyordu:

“Bize tarih hep, Vahdettin korkaktı, bir İngiliz gemisine binerek kaçtı diye anlatıldı. Halbuki o günlerde Osmanlı, topraklarının çok büyük bölümünü kaybetmişti. İşgal kuvvetleri payitahta hakim olmuştu. Vahdettin’e de özel güvenliği için 70 asker tahsis edilmişti. Ama o korkak denilen Vahdettin, ‘işgalciler Ayasofya’ya yeniden çan takacaklar. 70 asker Ayasofya’yı bu akıbetten korumak için görev yapsın’ demişti..”

Eeeee?

• Film neresinden başlarsanız başlayın İngiliz gemisinde bitmiyor mu?
• Osmanlı’nın topraklarını peşpeşe kaybeden Abdülhamit’ten başkası mıydı?
• Ayasofya’yı o çok korktukları akıbetten kurtaran da, işgalcileri yenen Kuvay-ı Milliye.. Yani Mustafa Kemal değil miydi?

Nereden başladık.. Nereye geldik..

Boşuna değil elbette.. Bir ülkenin karanlık çağlara geri götürülmesi de kıyametin ta kendisidir.

Hukukun ölümü ve aklın iflası da o kıyameti koparacak nükleer bombalardır.
Uzun uzun yazmayayım.. Çete başının dışarda, suçladıklarının içerde olduğu Aziz İhsan Aktaş davasına dair haberleri okuyun yeter.

Ayıp.. Skandal.. Akılsızlık.. Ahlaksızlık..
Yaşarken ölüme mahkum edilen Afgan genç kızları, kadınları..
Özgürlük için mollaların kurşunlarına meydan okuyan İranlı hemcinslerimi..
Ve bu toprakların “zihinleri dogmalarla doldurulmuş” kadınlarını düşündükçe kıyamet saatine karşı, uyanmak için saatin alarmını kurmak istiyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ayşenur Arslan Arşivi

Bir polemiğin perde arkası

27 Ocak 2026 Salı 09:09

İran savaşının eli kulağında!

26 Ocak 2026 Pazartesi 09:07

Örgütü Olmayan Örgüt Davası

23 Ocak 2026 Cuma 09:06

Hakan Fidan ABD'nin seçimi mi?

22 Ocak 2026 Perşembe 08:58

Ölümü "oyun" mu sanıyorsunuz?

20 Ocak 2026 Salı 09:06

Sustalınız yanınızda mı?

19 Ocak 2026 Pazartesi 09:12

Son pandemi: Tükenmişlik!

16 Ocak 2026 Cuma 09:03