Ayşenur Arslan

Ayşenur Arslan

İran savaşının eli kulağında!

Haberi veren Wall Street Journal.. Yani küresel güçlerin gazetesi olmasa bakıp geçeceğim. Ama haber maalesef çok ciddi görünüyor.

Diyor ki WSJ: Geçen hafta Çin Denizi’nden yola çıkan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden iki savaş gemisi Basra Körfezi’ne girmek üzere.

ABD ordusunun “VURUCU GÜCÜ” denilen uçak gemisi çok sayıda savaş uçağına ve füzeye sahip. Eşlik eden gemiler de lojistik destekle görevli.

İran hazırlığı bu kadarla kalmıyor. ABD ikinci bir uçak gemisini daha bölgeye yönlendirdi.

gorsel-2026-01-26-091147080.png

Aslında çoktan başlamış bir savaşın son perdesinden söz ediyoruz. İran yönetimine yönelik tehditler.. Bazı önemli isimlere düzenlenen suikastler.. İsrail ile “sıcak temas”.. Ve nihayetinde molla rejiminin kendi vatandaşlarına saldırısı.. En az 5 bin 137 ölü.. Sayısız yaralı ve tutuklu.. Kim bilir kaç idam cezası..

Adı Büyük Ortadoğu Projesi’nden Yeni Dünya Düzeni’ne evrilen bölge tasarımı, sona doğru adım adım ilerliyor.

İsrailli üst düzey bir yetkilinin War Zone sitesine söylediğine göre İran savaşının eli kulağında. Hazırlıkların sonuna gelindi. Bir hafta içinde Trump düğmeye basabilir..

İsrail, Suriye’nin ardından İran’ın düşmesiyle gerçek hedefine kilitlenebilir.

Gerçek hedef Türkiye mi diye soracaksınız elbette.

*. *. *

Ondan önce başka bir soruyu paylaşıp yanıt arayalım mı?

AKP iktidarı bölge için için bugüne kadar ne yaptı?

“ABD’nin Irak’ı işgal etmek üzere gelecek birliklerine topraklarımızda konaklama ve geçiş sözü vermedi mi?”

• “Suriye’de Esad’ın devrilip yerine cihatçı kafaların gelmesinde rol oynamadı mı?”

• “Gazze için lanet okuyup bağırmaktan başka hangi icraatına tanık olduk?”

Irak için dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair bile özür diledi ama Erdoğan sanki o günlerde tezkere diye çırpınan başkasıymış gibi sesini çıkartmadı.

O faslı geçelim.

Ama Suriye meselesinde duralım.

Geçen yıl Antalya Diplomasi Forumu’nda tarihe çok ama çok önemli bir not düşüldü. ABD’deki en prestijli okullardan Columbia Üniversitesi’nin öğretim üyesi.. Geçmişte Birleşmiş Milletler’in iki unutulmaz genel sekreteri Kofi Annan ve Ban Ki-Mun’un danışmanlığını yapmış.. TİME Dergisi’nin en etkili isimler listesine birden fazla kez girmiş iktisatçı.. Profesör Jeffrey Sachs tanık olduğu, bildiği korkunç gerçeği ifşa etti.

Özetle şunları anlattı:

“ABD, 2011’de Esad’ın devrilmesi için karar aldı. Suriye’de iç savaş çıkardı. Bu arada bölgede cihatçılar eğitildi. Maddi kaynak ve silah sağlandı. Onbinlerce kişinin ölümünün ardından da kısa süre öncesine kadar terör listesinde yer alan HTŞ, Ahmed El Şara liderliğinde Şam’a yürüdü. Suriye’yi teslim aldı.”

Aralarında ev sahibi Erdoğan’ın da bulunduğu Forum’da, 20 kadar ülkenin lideri, onlarca dışişleri bakanı anlatılanları sessizce dinledi. Ne de olsa bildikleri bir hikaye anlatılıyordu.

Nisan 2025’te anlatılanların aslında “HİKAYE” olmadığını onlar da biz de çoktan görmüş anlamıştık.

O günlerde neredeyse hiç üzerinde durulmayan konuşmasını yeniden gündeme getirmemin nedeni ise, Prof. Sachs’ın bugünleri anlatan sözleri:

“İsrail Lübnan, Irak, Libya, Somali, Sudan ve Güney Sudan’da da savaş koşulları oluşturmaya çalışıyor. ABD de İsrail’e her koşulda destek sağlıyor. PENTAGON’un listesindeki henüz gerçekleşmeyen tek savaş ABD-İSRAİL-İRAN savaşı. Artık buna yoğunlaşmış durumdalar..”

Prof. Jeffrey Sachs’ın konuşmasının üzerinden 1 yıl bile geçmedi. Trump ve Netanyahu ellerini ovuşturarak saldırının başlayacağı anı bekliyor.

Bölgeyi yakıp yakacak böyle bir savaşın eşiğinde “dünya lideri” Erdoğan ne yapıyor derseniz.

Onunla ilgili son haberi paylaşayım, siz karar verin:

Açılmış tesisleri yeniden açan.. Ya da Hatay’da gördüğümüz üzere tamamlanmamış yol ve inşaatları resimlerle tamamlanmış gibi gösteren Saray ekibi en son Aydın’daydı. Aydın Şehir Hastanesi başta, bazı hastaneleri açacaklardı. Tam Çine Devlet Hastanesi canlı bağlantıda açılacaktı ki..

Reis sinirle sordu: “Kurdele nerede?”

Bir görevli “Efendim orada kesilecek” dedi..

Reis daha da sinirlendi: “Oğlum ben buradaki kurdeleden bahsediyorum.”

Saray ekibinden birileri ne olur ne olmaz diye cebinde taşıyor galiba, hemen bir kurdele ve makas bulundu.

Kriz atlatıldı.

*. *. *

Doğrusu ben artık Erdoğan’a kızmıyorum. O “Harikalar Diyarında” filminin içinde mutlu mesut yaşıyor.

Benim asıl kızdığım.. Daha doğrusu midemi bulandıranlar, bunları gördüğü halde görmeyip bir de kendilerine gazeteci falan diyenler.. Aydın geçinenler..

Yuh kere yuh!!!!
Babam küfür etmezdi. Zaten bilmezdi.
Yani eğitim eksik sevgili okur!
Yoksa şimdi başlar, Saray soytarısı gazetecilerden çıkardım da!!!
Neyse..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ayşenur Arslan Arşivi

Örgütü Olmayan Örgüt Davası

23 Ocak 2026 Cuma 09:06

Hakan Fidan ABD'nin seçimi mi?

22 Ocak 2026 Perşembe 08:58

Ölümü "oyun" mu sanıyorsunuz?

20 Ocak 2026 Salı 09:06

Sustalınız yanınızda mı?

19 Ocak 2026 Pazartesi 09:12

Son pandemi: Tükenmişlik!

16 Ocak 2026 Cuma 09:03

Maduro kaçırılırken Çin ne yaptı!

15 Ocak 2026 Perşembe 09:01

İran'dan ders çıkarmalıyız

14 Ocak 2026 Çarşamba 09:37