
İsmail Pehlivan
Eskisi gibi yönetenlere eskisi gibi yönetilmek istemeyenlerin isyanı
Eskisi gibi yönetemeyenlere
Eskisi gibi yönetilmek istemeyenlerin isyanı!
‘Zulmü alkışlayan,
Zalimin ortağıdır.
Zulme sessiz kalan,
Dilsiz Şeytan’dır’
Şahı Merdan Ali
Tek Adam Rejimi’nin yarattığı korku imparatorluğu yıkıldı.
Korku duvarlarını aşan gençler, yaşlılar, kadınlar, çocuklar, işçiler meydanlarda…
Meydanlar tıklım tıklım.
Barışçıl eylemler polisin orantısız güç kullanmasıyla provoke edilmeye çalışılıyor.
Güvenlik güçlerinin bir görevinin de halkın can ve mal güvenliğini kurumak olduğunu unutan bazı polislerin kendilerini Tek Adam Rejimi’nin güvenliğini sağlamaya adadığına tanık oluyoruz.
Gördüğüm şu:
Türkiye halkı sel gibi coştu. Bu coşan sele engel olacak bir güç, bir kudret göremiyorum.
***
Gençler durdurak bilmiyor. Bunun sosyolojik nedenleri var. Gençlerin niteliğinden kaynaklı özellikleri gereği haksızlıklara tahammül edecek sabırları tükenmiştir.
Eğitim kurumları bilimden uzaklaşmıştır. Mezun olan gençleri milyonluk nüfusuyla işsizler ordusu beklemektedir.
Gençlerin gelecek kaygıları umutsuzluğu tetiklemektedir.
Nitelikli beyinlerin ülkelerini terk etmesi bugün yaşadığımız kaos ortamının yarattığı bir sonuçtur.
Gençler geleceklerini dışarda arama mecburiyetinde bırakıldı.
Tek Adam Rejimi gençlerimizin geleceğini karartmıştır.
Artık demokratik bilimsel eğitim mücadelesi uykudan uyandırılmıştır.
Boykot önemli bir eylem biçimidir. Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan üniversite boykotları ülke sathına yayıldı. Gençler meydanlarda...
***
İşçi sınıfı üretimden gelen gücüyle ‘bu mücadelede ben de varım’ dedi. Ve meydanlara indi, fabrikasında direniyor. İşçi sınıfı örgütleri, sendikalar mücadele bayrağına sarılarak, sivil darbeye karşı direnişini göstermeye başladı. İşçiler bir günlük boykotla siyasi iktidarı uyarmıştır. Bu haksızlıklar sürdürüldüğünde işçi sınıfı tüm gücüyle meydanlara ineceğinin sinyallerini veriyor.
***
Siyasi irade toplumsal mücadelenin önderliğine hakim olmak zorundadır. Doğru bir strateji ile oluşan bu enerjinin örgütlemesini ve yönlendirmesini yapmaya önderlik etmelidir. Toplumun tüm kesimlerinin ortak istemlerini ilkeli birliktelikte buluşturmak için temel talepleri doğru tespit etmek durumundadır. Bu patlayan enerjiyi bir sinerjiye dönüştürmek için devrimci, sosyal adaletli kurtuluş reçetesi ile doğru mücadele yöntemleri zaman yitirilmeden kitlelerin önüne konulmalıdır.
Aksi takdirde bir haksızlığa tepkiden dolayı meydanları dolduran kitleler ve özellikle gençlik siyasi bir önderliği hissetmediği durumda alanları terk edebilir. Bu durum büyük bir yıkıma yolaçar.
Yetmiş yıllık devrimci sosyalist mücadele hafızasının birikimini öne çıkarmasının zamanı gelmiştir. Zaman ve zemin tam da bu yapılanmaya olanak sağlamıştır.
İşçi sınıfı, işsizler ordusu, emekliler, gençler, kadınlar ve özellikle üniversite gençliği yasaklara, yolsuzluklara, yoksulluğa ‘DUR’ demek için gücünü birlemiştir.
***
Korku duvarları yıkıldı. Ulusal birlik sağlandı.
Türkiye’deki tüm sınıf ve katmanlar Tek Adam Rejimi’nin hukuk tanımaz anti demokratik baskı ve uygulamalarına karşı birleşti. Saraçhane’deki kitlesel protestolarda milyonlar tek ses oldu. Maltepe Meydanı ise toplumsal muhalefetin gücünün kararlılığını bir kez daha göstermiştir.
***
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun babasından kalan şirketine el konuldu. Bazı belediye çalışanlarının mal varlıklarına da el konuldu. Hiç kimsenin mal ve can güvenliği kalmamıştır.
Bugünkü siyasi iktidar Türkiye’deki her yurttaşın malına el koymayı kendinde hak görmektedir.
Öte yandan yandaşlarını ve Beşli Çeteleri ihya etmek için her türlü hileye başvurarak koruyup kollamayı da kendinde hak olarak görmektedir.
***
Cumartesi günü Maltepe Meydanı’na akın akın gelen yurttaşlar meydanı hıncahınç doldurdu.
Dili, dini, rengi, siyasi görüşü ne olursa olsun milyonlar cesaretle özgürlükleri için hep birlikte haykırdı.
Siyasi iktidar anayasal düzeni ihlal ederek, İslamcı, faşist, oligarşik egemenliklerini sürdürmek için hukuk tanımaz bir anlayışla ülkemizi kaos ortamına sürüklemektedir. Kurt sisli havayı sever misali ülkeyi karanlığa mahkum etmek isteyenler bu amaçlarına erişemeyecekler.
***
Millet birleşti! Toplumsal uyanış gerçekleşti.
Cesaretle, umutla, dirençle, özgürlük için kararlılıkla esarete isyan başladı.
Toplumun adalet duygusu ayakta…
Halkın coşkun akan selinin önünde hiçbir engel duramaz. Hepsini yerle bir eder.
Korkuyorlar!
Hukuksuzluğa imza atan yargıçlar korkuyorlar.
Haksız şekilde sermaye sahibi olanlar korkuyorlar.
Tek Adam Rejimi’ne destek veren bürokratlar korkuyorlar.
Bu ceberut rejime onay veren siyasiler korkuyorlar.
Çıkarları için yaşanan haksızlıklara, hukuksuzluklara göz yumanlar korkuyorlar.
Türkiye toplumunun tek ses, tek yürek olduğundan korkuyorlar.
Korksunlar zaten…
Adaletsiz ve zorba bir anlayışla ülke yönetilemez.
‘Adaletsiz padişahın
o da bir gün yıkılır
Açılın kapılar Şah’a gidelim’