MHP’nin Anayasa teklifi: Zamanlama manidar!

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız cumartesi günü partisinin hazırladığı 100 sayfalık anayasa taslağının ana hatlarını açıkladı… Üzerine Trump’ın Venezüella’ya düzenlediği operasyonla Madura’yı kaçırması gelince karambole gitti…

Konuşulmadı, tartışılmadı…

Arada kaynadı…

MHP’nin 100 sayfalık anayasa önerisi yeni değil. Bahçeli taslağımız hazır diye aylar önce ilan etmişti. Taslak yeni değilse Feti Bey neden yeni yılın ilk günlerinde anayasa gündemi ile ortaya çıktı?

Zamanlama manidar…

2026 yılına anayasa tartışmasıyla başlanmasını istediği muhakkak… Cumhur İttifakı’nın 2026 yılının yeni anayasa yılı ilan etme niyetinde olduğu kulislere sızan bilgiler arasında…

Bu aynı zamanda Suriye’de çıkmaza giren SDG/Şam anlaşmazlığının (Mazlum Abdi ile Ahmet Şara) Terörsüz Türkiye sürecini dondurma tehlikesine karşı alınmış bir önlem de olabilir…

Her neyse öyle veya böyle MHP’nin ne istediğini ana hatlarıyla öğrendik…

Öncelikle bu sistemin/rejimin kalmasını ama kurumlaşmasını istiyorlar… Önce taleplerine göz atalım sonra kalem oynatırız.

“Başkanlık Sistemi yeni anayasa bütünlüğü içinde “kurumsal yapıya” kavuşturulmuş, Başkan ile birlikte iki Başkan Yardımcısının seçilmesi öngörülmüş, Başkanlık kabinesi anayasal statüye dahil edilmiş, Başkanlık Hükümet Programı’nın Meclis’e sunulması yöntemi getirilmiştir.”

Feti Yıldız’ın açıklamasından anlıyoruz ki 'Cumhurbaşkanı' ifadesi anayasadan çıkartılacak yerine ‘Başkan’ ibaresi konulacak. Yani fiilen var olan başkanlık sisteminin adı anayasaya yazılacak. Başkanlık modeli kurumsallaşacak…

Başkanla birlikte iki yardımcısının seçilmesi önerisi; MHP lideri Bahçeli’nin ‘cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun biri Kürt olsun biri Alevi olsun’ çıkışını hatırlattı. Hatırlayın Bahçeli’nin bu önerisi çok tartışılmış ‘Lübnan gibi oluruz’ görüşü kabul görünce tartışmanın üstü örtülmüştü…

Şimdi denilecek ki MHP’nin önerisinde böyle bir kayıt yok. Yok ama seçime girecek iki yardımcı şartı Türkiye’nin yapısını oy potansiyelini göz önüne aldığımızda fiilen Türk Sünni cumhurbaşkanı Kürt ve Alevi yardımcıları formülüne döner…

Bakanlık kabinesinin anayasal statüye dahil edilmesi, hükümet programının meclise sunulması gibi değişiklikler şu anda tıkanan sistemi çözmez…

Rejimin getirdiği sorunları bertaraf etmez…

Sorun ne?

Sorun: cumhurbaşkanının aynı zamanda parti genel başkanı olması… Aynı zamanda tek kişilik hükümet olan cumhurbaşkanının meclis çoğunluğunun da başında olması… Bu yasamayı etkisiz hale getiriyor. Yasamayı devre dışı bırakıyor. Yasamanın yürütmeyi denetlemesini engelliyor.

Hakimler Savcılar Kurulu’nun oluşumu da bu iki kurumun (Cumhurbaşkanı ve Meclis) tercihleri doğrultusunda olunca yargı ister istemez etki altında kalıyor…

Kuvvetler ayrılığı fiilen kuvvetler birliğine dönüşüyor…

Ayrıca cumhurbaşkanı partili olunca mecburen polemik yapıyor, öteki partileri eleştiriyor veya suçluyor. Partisinin menfaatlerini ön planda tutuyor…

Cumhurbaşkanı partili olduğu için ‘mülki idare’ bu yapıya göre hizalanıyor. Bu da ülkeyi fiilen parti devletine dönüştürüyor.

Bana göre üzerinde düşünülmesi, çalışılması, tartışılması, çözüm aranması gereken en büyük mesele bu…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Tezkan Arşivi

2026 yılı 2025’i mumla aratacak!..

01 Ocak 2026 Perşembe 05:10

İktidar medyası infilak etti

29 Aralık 2025 Pazartesi 05:20

İktidara hayati meselede iki net soru

16 Aralık 2025 Salı 05:20

Bahçeli DEM raporunun altına imza atar mı?

15 Aralık 2025 Pazartesi 05:10

İktidarın ağzındaki bakla!...

12 Aralık 2025 Cuma 05:20