Ankara'daki tanzimde alım fiyatı altında satış yapmışlar, zarar 5 milyon TL

Dün bu köşede yazmıştım.

AK Parti, 31 Mart 2019'daki yerel seçimde büyükşehirleri kaybetmemek için İstanbul ve Ankara'da kurduğu tanzim satış çadırlarının faturasını halka ödetti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı BELTUR şirketi üzerinden gerçekleştirilen tanzim satıştan kaynaklı 4.101.010 TL'lik zarar oluştu.

Sebze ve meyveyi tedarik eden Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, elleçleme denilen nakliye işi ile palet kasa ve köşebent hizmeti için 16.764.542 TL'lik alacak davası açtı. Bir başka şirket ise poşet ve benzeri sarf malzemeleri için 1.116.730 TL alacağına karşılık arabulucuya gitti.

Bütün zarar İBB'ye yazıldı.

Peki, başkentteki tanzimin bilançosu ne oldu?

Alım satımdan 2.1 milyon TL zarar edildi

Tanzim satış Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne (ABB) bağlı BELKO şirketi üzerinden yapıldı. Sebze ve meyveler Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi'nden tedarik edildi.

ABB kayıtlarına göre 9 Şubat-30 Mart 2019 arasında yaklaşık yedi ton biber, domates, kabak, patates, patlıcan, salatalık, kuru soğan ve elma alındı.

Alışveriş için 16.245.547 TL ödendi.

Ürünler çadırlarda 14.082.382 TL'ye satıldı.

Daha satış aşamasında 2.163.165 TL zarar edildi.

Toplam zarar 5 milyon TL

Ayrıca 73 personel, enerji, fire, amortisman ve kimi giderlere 3.160.151 TL harcandı.

Bu harcamanın üçte biri amortismandan oluşuyor.

Yalnızca amortisman 1.160.326 TL tuttu.

Bu parayla ne mi alındı?

120 yazarkasa, 120 adet GMP 3 Program, 102 terazi, bir elektronik kantar ve 35 para sayma makinesi.

Toplamda 5.069.815 TL zarar var.

4.1 milyon TL'lik alacak davası

Tarım Kredi Kooperatifleri, nakliye bedeli olarak belediyeden 4.156.829 TL alacaklı olduğu iddiasıyla Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtı.

Dava şu an bilirkişi aşamasında.

İddiaya göre eski BELKO yönetimi zaten bu malları zarara sattıklarını, bir de nakliye ücreti ödenmesi halinde maliyetlerin artacağını söyledi. Kooperatifçiler "Nakliye ücreti almayacağız, sözleşme formalite" dedi. Fakat Mansur Yavaş'ın kazanmasından sonra dava açıldı!

Bilerek zarara uğratıldı

BELKO'nun avukatı Kenan Kaçmaz'ın mahkemeye gönderdiği savunma dilekçesinde bir dizi usulsüzlük ve zarara uğratmadan söz ediliyor.

Dilekçeye göre başka satıcılar ve üreticilerden alım yapılabileceği halde kooperatiften doğrudan alıma gidildi. Hal'deki ile aynı fiyattan mal alındı. Sebze ve meyveler tanzimde alım fiyatının altında satıldı. Belediye kasten zarara uğratıldı.

Dilekçede şöyle denildi:

"Asıl amaç yoksul hanelere bedelsiz yaş meyve sebze tedariki iken, kamu yararının gözetilmediği, rekabetçi ortam yaratılmadığı için alım fiyatlarının fahiş kaldığı açıktır."

Şu halde...

İki belediyenin tanzimden kaynaklı toplam zararı 9 milyon TL'yi geçiyor.

İstenen alacak miktarı ise 22 milyon TL'yi aşıyor.

Bu kamu zararı derhal yargıya taşınmalıdır.

 

'Ak' Türkiye'nin kara deliği

İki yıl önce iki şehirde uygulanan tanzim çadırları bugün Tarım Kredi Kooperatifleri bünyesinde market zinciri olarak ve daha büyük bir ölçekte kuruluyor.

Sayısı 486'ya çıkan, yıl sonuna kadar 1000'e ulaşması beklenen marketler Kamu İktisadi Teşekkülü (KİT) olmaya aday.

TELEKOM gibi karlı KİT'leri babalar gibi satmayı marifet bilen iktidar ne oldu da devlete marketçilik yaptırıyor?

Sanılmasın ki kamucu politikalara yöneliyor.

AK Parti yolsuzluklar, israf, liyakatsizlik, partizanlık, kayırmacılık ve beceriksizlikten kaynaklı ekonomik iflasın faturasını pahalılıkla mücadele adı altında halka ödetiyor. Aynı zamanda, eli kulağındaki seçimde parti propagandası için devletin bütçesinden kendisine dev bir kumbara oluşturuyor.

'Ak' Türkiye'nin kara deliği gittikçe büyüyor.

Halkın yüzde 69'una göre Diyanet siyasetle uğraşıyor

Metropoll Araştırma, eylül araştırmasını tamamladı. Şirket 20-26 Eylül'de 28 şehirde 1638 kişi ile bilgisayar destekli telefon anketi yaptı.

Metropoll'ün araştırmasına göre...

Yüzde 41'i toplumun laikleştiğini, yüzde 28.9'u dindarlaştığını anlattı.

AK Partililerin yüzde 44.1'i de laikleştiğini savundu.

"Din işleri ile devlet işlerinin ayrılması anlamında laikliğin gerekli olduğunu düşünüyor musunuz?" diye soruldu.

Yüzde 69'u "Evet" derken, yüzde 25.8'i "Hayır" diye yanıt verdi.

Ak Partililerin yüzde 56'sı, MHP'lilerin 76.7'si, Saadet Partililerin yüzde 63.5'i gerekli olduğunu söyledi.

"Siyasette dini konular ve duyguların oy için kullanılmasını onaylar mısınız?" diye soruldu.

Yüzde 13.1'i onaylarken, yüzde 85.1'i karşı çıktı.

AK Partililerin yüzde 75.5'i ve MHP'lilerin yüzde 82.3'ü onaylamıyor.

"Diyanet'in ve din adamlarının siyasetle uğraşmasını doğru buluyor musunuz?" diye soruldu.

Yüzde 80.7'si bulmuyor.

Yalnızca yüzde 15.7'si buluyor.

AK Partililerin yüzde 71.6'sı ve MHP'lilerin yüzde 80.8'i de doğru bulmadığını ifade etti.

Yüzde 69.2'si son yıllarda Diyanet ve din adamlarının siyasetle uğraştığını düşünüyor.

Yüzde 26.8'i bu görüşte değil.

AK Partililerin yüzde 59.3'ü ve MHP'lilerin yüzde 65.5'i böyle düşündüğünü söyledi.

Önceki ve Sonraki Yazılar