50 binde 1 ihtimal: Kanserin uğramaya çekindiği organ!

Kanser, kopyalama hatalarından doğar; fakat kalp neredeyse hiç durmadan atsa da hücrelerini yenilemekte acele etmez. Yılda sadece %1 yenilenen ve yüksek basınçla korunan bu özel organ, kansere adeta geçit vermiyor. Peki ama nasıl?

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
50 binde 1 ihtimal: Kanserin uğramaya çekindiği organ!

En yaygın kanser türü açık ara farkla cilt kanseridir. Yaklaşık her beş kişiden biri hayatı boyunca cilt kanserine yakalanırken, bu oran akciğer kanserinde 18 kişiden birine, karaciğer kanserinde ise 100 kişiden birine düşmektedir. Buna karşın kalp kanserine yakalanma oranı 50.000 kişide sadece 1'dir. Kalpte bir tümör ortaya çıktığında bile, bunun ikincil (sekonder) olma olasılığı —yani kalbin kendisinde başlamak yerine başka bir organdan kalbe sıçramış olma ihtimali— 30 ila 40 kat daha fazladır.

Peki kalp kanseri neden bu kadar nadir? Cevap, kalbi vücuttaki diğer organlardan ayıran hücresel ve mekanik özelliklerde yatıyor.

1. Hücre Yenilenme Hızı ve Mutasyon Riski

Kanser, hücrelerin bölünmesi sırasında meydana gelen genetik mutasyonlardan kaynaklanır. Vücutta hücre yenilenmesi ne kadar yüksekse, DNA kopyalama hatası (mutasyon) oluşma ihtimali de o kadar artar. Örneğin cilt hücreleri kendilerini 40 ila 56 günde tamamen yenilerken, kalp kası dokusu son derece yavaş büyür ve yılda sadece yaklaşık %1 oranında yenilenir.

50 binde 1 ihtimal: Kanserin uğramaya çekindiği organ! - Resim : 1

Doğduğumuzda sahip olduğumuz kalp hücrelerinin yarısından fazlası ömrümüz boyunca hiç değişmez. İnsan kalbi, olası bir hasara yeni hücre üreterek (yenilenerek) değil, yara dokusu oluşturarak (onarım ile) yanıt verir. Hücre bölünmesinin bu kadar nadir gerçekleşmesi, kalpte kanserli mutasyonların gelişmesini engelleyen ana faktördür.

2. Kalp İçi Basınç ve Fiziksel Kuvvetler

Yapılan araştırmalar, kalbin sürekli kan pompalamasından kaynaklanan mekanik basıncın da kanseri önlemede rol oynadığını gösteriyor.

50 binde 1 ihtimal: Kanserin uğramaya çekindiği organ! - Resim : 2

Daha düşük basınçta çalışan ve rejenerasyon (yenilenme) hızı artırılmış kalpler üzerinde yapılan deneylerde, kanser hücrelerinin düşük basınçlı ortamlarda çok daha hızlı yayıldığı gözlemlenmiştir. Kalbin ritmik atışının oluşturduğu fiziksel kuvvet ve basınç, belirli bir proteini tetikleyerek kanser büyümesiyle ilişkili genlerin aktivitesini baskılamaktadır.

Geleceğin Tedavileri İçin Bir Umut: Kalp atışının fiziksel basıncını taklit eden cihazların, meme kanseri gibi cilde yakın tümörlerin yayılmasını yavaşlatmak veya durdurmak amacıyla kullanılabileceği öngörülüyor.

3. Kalp Sağlığı ve Vücuttaki Diğer Kanserler Arasındaki Bağlantı

Kalp kanseri nadir görülse de, kalp sağlığı vücudun diğer bölgelerindeki kanserlerin erken habercisi olabilir. Binlerce hastanın 18 yıl boyunca takip edildiği bir araştırmada, kalbin sol kulakçık fonksiyonlarında azalma görülen bireylerin ilerleyen yıllarda kolon kanserine yakalanma olasılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Uzmanlar, kalpteki bu ince işlev değişikliklerinin, vücutta kanser gelişimiyle ilişkili biyolojik süreçlerle paralel olarak veya henüz tümör ortaya çıkmadan önce meydana gelebildiğini belirtiyor.

Özet

İstatistiksel olarak kalp kanserine yakalanma riskiniz neredeyse yok denecek kadar azdır. Ancak kalbin kansere karşı geliştirdiği bu eşsiz doğal koruma mekanizması (düşük hücre yenilenmesi ve yüksek mekanik basınç), bilim insanlarına vücudun diğer organlarındaki kanser türleriyle mücadele etmek için yeni kapılar açmaktadır.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Sağlık Kanser