150 yıldır bu köyde yapılıyor: Yüzlerine maske takıp kız kaçırmak için kapı kapı dolaşıyorlar
Artvin'in Şavşat ilçesindeki Yanıklı Yaylası'nda 150 yıllık 'Berobana' geleneği yaşatılıyor. Maskeli ve kostümlü 'beriler' kapı kapı dolaşıp yiyecek toplarken, köylülerin 'bana' karakterini kaçırma mücadelesi renkli anlara sahne oldu.
Artvin'in Şavşat ilçesine bağlı Yanıklı Yaylası'nda yaklaşık 150 yıldır sürdürülen 'Berobana' geleneğinde maskeli ve kostümlü gruplar ev ev dolaşıp yiyecek topluyor, köy meydanını açık hava tiyatrosuna dönüştürüyor.
Yaklaşık 150 yıldır sürdürülen gelenek, bölge halkı tarafından birlik, beraberlik ve bereketin simgesi olarak kabul ediliyor.
Oyunda köyden bir erkek, bir kadının kıyafetlerini giyerek 'bana' rolünü üstleniyor ve etkinliğin merkezi figürü haline geliyor.
Geçmişte yılbaşı gecesi sürdürülen gelenek köylerin yaz aylarında daha kalabalık olması nedeniyle zamanla temmuz ve ağustos aylarına kaydı.
Oyunda köyden bir erkek, bir kadının kıyafetlerini giyerek 'bana' rolünü üstleniyor ve etkinliğin merkezi figürü haline geliyor.
Onu koruyan diğer erkekler sırtlarına yastık bağlayarak kambur görünüm veriyor, başlarına keçi yününden ve koyun postundan yapılan 'kabalak' adlı koni şeklindeki şapkaları takıyor.
Ellerinde sopalarla dolaşan 'beriler', oyun boyunca 'bana' karakterini köylülerden korumakla görevli yaklaşık 10 kişilik bir grup oluşturuyor.
Bir evde hazırlanan oyuncular, dışarıda onları bekleyen köy halkının yanına akordeon eşliğinde çıkarak müzikle dansa başlıyor.
Dans faslının ardından grup ev ev dolaşmaya başlıyor ve her kapıdan yağ, kaymak, mısır unu, tuz gibi yiyecekler topluyor.
İstediklerini vermeyen ev sahipleri ise eğlenceli bir şekilde korkutuluyor, bu sahneler doğaçlamaya dayalı mizahi anların en renkli parçasını oluşturuyor.
Toplama turu biten grup, topladığı malzemelerle birlikte köy meydanına dönüyor ve yaklaşık bir saat süren gösteri burada doruğa ulaşıyor.
Meydanda başlayan asıl oyunda köy halkı, 'bana' karakterini kaçırmaya çalışırken 'beriler' ellerindeki sopalarla onu korumaya çalışıyor.
Sürekli devam eden kaçırma girişimlerinin sonunda 'bana' karakteri oyun gereği kendi istediği biriyle kaçıyor, 'berilerin' karşı çıkmamasıyla sorun çözülüyor ve tüm köy eğlenceye katılıyor.
Evlerden toplanan kaymak, tuz ve mısır unuyla 'Haviçs' adlı geleneksel yemek hazırlanıyor ve tüm köy halkına dağıtılıyor.
Berobana oyununun ardından horona duran köylüler, o yıl evlerinden bereketin eksik olmayacağına inanıyor.
Tamamen doğaçlamaya dayalı olan Berobana, sabit bir metne bağlı kalmadan mizahi canlandırmalar ve tiyatral sahnelerle her yıl farklı bir seyir sunuyor.
Gelenek, Gürcistan'ın Kaheti bölgesinde hala sürdürülen ve Hristiyanlık öncesi döneme uzanan 'Berikaoba' maskeli halk tiyatrosuyla güçlü benzerlikler taşıyor.
Gürcü geleneğinde de maskeli figürler kapı kapı dolaşarak ekmek, şarap ve tatlı topluyor, ardından güreş ve şenliklerle bereket dileniyor.
Eskikale köyü sakinlerinden Ekrem Sancar, "Berobana birlik demek, beraberlik demek, köylüyü bütünleştirmek demek. Dedelerimizden gördük, biz de aynı şekilde sürdürmeye devam ediyoruz" diyor.
Bir diğer köy sakini Selma Gümüş ise "Gelenek ve görenekler değerlerle ilerler, kıymetli olur. Çocuklarımız da bizden öğrenip geleceğe taşısın istiyoruz" diyerek geleneğin yeni nesillere aktarılması gerektiğini vurguluyor.
(AA)