Doğu Asya’nın kadim sırrı "siyah süt" dünyayı fethetti bile
Son yıllarda beslenme dünyasında fırtınalar estiren bitkisel süt alternatifleri, geleneksel badem ve yulaf sınırlarını aşarak yepyeni bir boyuta taşındı. Mutfak trendlerinin en yeni gözdesi ise şimdilerde "siyah süt" adıyla anılan siyah susam sütü.
Siyah susam sütü; kökeni Doğu Asya mutfağına dayanan, son yıllarda ise tüm dünyada popülerliği artan besleyici ve lezzetli bir bitkisel süt alternatifidir. Çin, Japonya ve Vietnam gibi ülkelerde geleneksel olarak hem sıcak hem de soğuk tüketilen bu içecek, "siyah süt" olarak da adlandırılmaktadır. Klasik badem, soya veya yulaf sütüne kıyasla daha yoğun, cevizimsi bir tada ve kremamsı bir dokuya sahiptir. Laktozsuz ve tamamen bitkisel yapısı sayesinde süt ürünleri tüketmeyenler veya diyetine sağlıklı alternatifler eklemek isteyenler için ideal bir seçenektir.
Bu koyu renkli ve aromatik içeceğin en dikkat çekici yanı, sağlığa sunduğu zengin faydalar ve güçlü besin profilidir. Siyah susam; kemik sağlığı için kritik öneme sahip kalsiyum, demir, çinko, bakır ve D vitamini açısından tam bir mineral deposudur. İçerdiği E vitamini ve güçlü antioksidanlar sayesinde hücresel yaşlanmayı geciktirmeye, cildi ve saç sağlığını korumaya ve bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur. Ayrıca uzmanlar, düzenli ve dengeli tüketiminin kanser riskini azaltmada da olumlu rol oynayabileceğini belirtmektedir.
Siyah susam sütü hazırlamanın en pratik yollarından biri, hurma ile doğal olarak tatlandırılan sade tariftir. Bu tarif için yarım su bardağı siyah susam en az 30 dakika suda bekletilip süzülür. Ardından süzülen susamlar, 3-4 su bardağı temiz su, çekirdekleri çıkarılmış 2-4 adet hurma ve bir tutam tuz ile birlikte yüksek hızlı bir blenderda yaklaşık iki dakika pürüzsüz olana kadar çekilir. Elde edilen karışım tülbent veya ince bir süzgeç yardımıyla süzülerek pürüzsüz bir kıvama getirilir. Buradaki hurmalar sadece doğal bir tatlandırıcı olmakla kalmaz, aynı zamanda sunduğu lif ve doğal şekerler sayesinde gün boyu enerji verir.
Daha zengin, yoğun ve aromatik bir lezzet arayanlar için kaju ve kavrulmuş tohumlarla hazırlanan pişirme usulü tarif öne çıkmaktadır. Bu yöntemde yarım su bardağı siyah susam ve 2 çay kaşığı beyaz susamın yarısı yapışmaz bir tavada orta ateşte 5-8 dakika hafifçe kavrulur, ardından diğer yarısı da aynı şekilde kavrularak soğumaya bırakılır. Soğuyan tohumlar, önceden geceden ıslatılmış ve süzülmüş yarım su bardağı çiğ kaju ve 4 su bardağı su ile blenderda 1 dakika çekilir. Karışım tülbentle süzüldükten sonra bir tencereye alınır; içine 3 yemek kaşığı akçaağaç şurubu (veya şeker) ile çeyrek çay kaşığı tuz eklenip düzenli karıştırılarak orta ateşte yaklaşık 10 dakika pişirilir. Piştikçe açık gri renkten koyu bir tona ulaşan süt, mükemmel bir kıvam kazanır.
Hazırlanan ev yapımı siyah susam sütü, mevsime ve kişisel tercihlere göre çok yönlü bir kullanım imkanı sunar. Kış aylarında iç ısıtan sıcak bir içecek olarak keyifle yudumlanabileceği gibi, yaz günlerinde bol buzla serinletici bir alternatif olarak tüketilebilir. Tek başına içilmesinin yanı sıra sabah kahvaltılarındaki yulaf ezmelerine, smoothie tariflerine, kahve ve kakaoya eklenebilir veya sağlıklı tatlı tariflerinde baz olarak kullanılabilir. Süzme işleminden sonra tülbentte kalan besleyici posa ise kesinlikle atılmamalı; unlu mamullere, hamur işlerine veya kahvaltılık gevreklere katılarak değerlendirilmelidir.
Tamamen doğal malzemeler kullanıldığı ve koruyucu madde içermediği için bekleme süresince sütün bileşenleri doğal olarak ayrışabilir ve dibe çökme yapabilir. Bu durum son derece normaldir; içeceği tüketmeden önce şişeyi iyice çalkalamak veya karıştırmak yeterlidir.
Ev yapımı siyah susam sütünün tazeliğini ve lezzetini koruması için saklama koşullarına dikkat edilmesi önemlidir. Sade hurmalı tarif buzdolabında hava geçirmez cam bir şişede 3 ila 4 gün saklanabilirken, pişirilerek hazırlanan kajulu versiyon buzdolabında 5 güne kadar tazeliğini korur.
Siyah susam sütü gerçek bir süper gıda olsa da tüketiminde ölçülü olmak göz önünde bulundurulmalıdır. Yapısındaki sağlıklı yağlar ve yüksek besin değeri nedeniyle kalori miktarının dengelenmesi açısından uzmanlar, haftada birkaç kez yarım ile bir fincan arasında tüketilmesini tavsiye eder. Ayrıca susamın alerjen potansiyeli taşıyabileceği unutulmamalı, bu nedenle beslenme düzenine eklerken kademeli ve kontrollü bir şekilde başlangıç yapılmalıdır. Dengeli tüketildiğinde, vücudun günlük mineral ihtiyacını karşılamada harika bir destekçidir.