'Tedavin bitti' deyip içeri almadılar: Hastane kapısında iki can çekişen genç beyin kanamasından öldü
İstanbul Esenyurt’ta motosikletin çarptığı 22 yaşındaki Beşşar Al Tawıl, "tedavisi bitti" denilerek taburcu edildi. 2 gün hastane bahçesinde baygın yatan ve beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşılan genç, 15 gün sonra can verdi.
İstanbul Esenyurt’ta motosiklet çarpması sonucu kaldırıldığı hastanede "tedavisi bitti" denilerek taburcu edilen 22 yaşındaki Beşşar Al Tawıl’ın, 2 gün boyunca hastane bahçesinde baygın yattığı ortaya çıktı. Ailesinin sosyal medyada tesadüfen gördüğü video sayesinde ulaşıp yoğun bakıma aldırdığı genç kurtarılamazken; vuran sürücünün askere gittiği, hastanenin ise ölümcül beyin kanamasını fark etmediği öne sürüldü. İl Sağlık Müdürlüğü skandalla ilgili inceleme başlattı.

Esenyurt Köyiçi’nde 1 Ağustos Pazar günü saat 12.00 sıralarında yolun karşısına geçmeye çalışan Suriye uyruklu Beşşar Al Tawıl’a hızla gelen bir motosiklet çarptı. Motosiklet sürücüsü olay yerinden kaçarken, çevredekilerin ihbarıyla adrese sevk edilen ambulans, ağır yaralı Al Tawıl’ı ilk müdahalenin ardından Esenyurt’taki bir hastaneye kaldırdı. Kazanın ardından kendisinden haber alamayan ailesi, iki gün sonra sanal medyada paylaşılan bir videoda genç adamın kaldırıldığı hastanenin bahçesinde baygın halde yattığını gördü.

"BEYİN KANAMASI GEÇİREN GENCİ BAHÇEYE ATMIŞLAR"
Sosyal medyadaki görüntüler üzerine hastaneye koşan yakınları, Al Tawıl’ı kendi imkanlarıyla eve götürdü. Bilincinin kapalı olduğunu gören ailesinin 112'yi araması üzerine genç, bu kez İstinye’deki başka bir hastaneye sevk edildi.

Burada yapılan tetkiklerde gencin beyin kanaması geçirdiği ve kafatasında yüksek basınç olduğu belirlendi. Yoğun bakımda 15 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Al Tawıl, 16 Ağustos günü hayatını kaybetti. Cenazesi memleketi Suriye'ye gönderilen gencin kuzeni Ahmet Hac Hüseyin, hastanedeki skandal süreci şu sözlerle anlattı:
"Kuzenim 22 yaşındaydı. Tek başına, bekar evinde kalıyordu. Tekstilde çalışıyordu, bütün ailesi Suriye'de. Ben de aynı şekilde, sosyal medyadan öğrendim. Biz hastaneye gidip aldık çocuğu. Onu gördüğümüzde konuşmuyordu, gözleri de kapalı, baygındı. Ayakta da duramıyordu. Hastaneye girdik, sorduk doktorlara. 'Tedavilerini yaptık' dediler. Herhangi bir tedavi olmamış çocuk, baygın bir haldeydi. Kuzenime çarpan kişi 80 kilometreyle nasıl bu hızla gidebilir ki. Biz diğer hastaneye götürdüğümüzde doktorlar kuzenimin beyin kanaması geçirdiğini ve kafatasında bir de basınç olduğunu söyledi. Başka bir hastaneye kendimiz götürdük. Orada 2 hafta kaldı. Sonra bize 'Vefat etti' diye haber geldi. 2 gün hastanenin önünde yatmış. Herhangi bir şey söylemediler bize. Şikayetçiyiz."

"MÜDAHALE EDİLSEYDİ YAŞAYACAKTI"
Ailenin bir diğer kuzeni Abdulhamit Hac Hüseyin ise hem hastanedeki ihmale hem de sürücünün serbest kalmasına isyan etti:
"2 gün sonra kuzenime ulaştım. Hastanenin önünde bayılmıştı yatıyordu. Ben hastaneye sordum, bana 'Biz onun tedavisini yaptık' dediler. Sonra aldım eve götürdüm. Öğrendim ki kuzenimin kafasında bir sıkıntı, basınç varmış. Görüntüleri izlediğimizde kuzenime vuran kişi çok hızlı geçiyordu. Sonra duyduk ki vuran kişi hiç ceza almadan askere gitmiş. Kuzenim hastanenin önünde yatıyordu. Eğer daha önce müdahale edilseydi belki şimdi hayatta olacaktı."

SKANDALIN VİDEOSU ORTAYA ÇIKTI: İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HAREKETE GEÇTİ
Beşşar Al Tawıl’ın hastane önünde bilinci kapalı halde yerde yattığı anlara ait cep telefonu görüntüleri de ortaya çıktı. Kayıtlarda çevredekilerin tepki gösterdiği ve bir kadının "Yazık günah değil mi. Yaralarına bakın. Su döktüm" dediği duyuldu.
Kamuoyunda tepki çeken olayın ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, hastanede bir ihmal zinciri olup olmadığının araştırılması için kapsamlı bir inceleme başlattı.