7 sene önceki röportaj AKP'de eski defterleri açtırdı! Erkan Mumcu ve Şamil Tayyar sert atıştı

Erkan Mumcu’nun 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin 7 sene önce söylemiş olduğu sözler, AKP'de tartışma başlattı. Şamil Tayyar Mumcu'ya tepki gösterdi. Mumcu canlı yayın çağrısı yaparken polemiğe Fatih Altaylı ve Osman Diyadin de katıldı.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
7 sene önceki röportaj AKP'de eski defterleri açtırdı! Erkan Mumcu ve Şamil Tayyar sert atıştı

AKP'li eski bakan Erkan Mumcu’nun 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin 7 senelik açıklamaları sosyal medyada gündem oldu. Mumcu ile AKP'li Şamil Tayyar arasındaki tartışmaya Fatih Altaylı ve Osman Diyadin de katıldı.

AKP’nin ilk döneminde Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm bakanlığı yapan Erkan Mumcu’nun yaklaşık 7 yıl önce verdiği röportaj, sosyal medyada yeniden gündeme geldi. Mumcu’nun 2007’deki cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin sözleri, eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar’ın tepkisini çekti.

7 sene önceki röportaj AKP'de eski defterleri açtırdı! Erkan Mumcu ve Şamil Tayyar sert atıştı - Resim : 1
Mumcu'nun sözleri 7 sene önce yayımlanmıştı

Mumcu, röportajında Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan’a karşı kurulan bir planın parçası olduğunu öne sürüyordu. Tayyar ise Mumcu’nun anlatımının tarihi gerçeklerle uyuşmadığını savundu.

Tartışmaya gazeteci Fatih Altaylı ile iktidar cephesine yakınlığıyla bilinen gazeteci Osman Diyadin de katıldı.

TAYYAR: MUMCU BOYKOT ETTİ

Şamil Tayyar, Mumcu’nun açıklamalarının özellikle Gül ve Arınç’a tepki duyan AKP’li hesaplarda karşılık bulduğunu belirtti. Ancak 2007’de yaşananlara ilişkin farklı bir tablo çizdi.

Tayyar, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt komutasındaki ordunun, eşinin başı açık olduğu gerekçesiyle Vecdi Gönül’ün adaylığını Erdoğan’a kabul ettirmeye çalıştığını ileri sürdü. Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener’in buna karşı çıkarak Erdoğan’ın elini güçlendirdiğini savundu.

Erdoğan’ın kendi adaylığı için zamanın erken olduğuna karar verdiğini belirten Tayyar, daha sonra Gül’ü aday gösterdiğini anlattı.

Tayyar, Mumcu’nun genel başkanlığını yaptığı ve 20 milletvekili bulunan ANAP’ın cumhurbaşkanlığı seçimini boykot ettiğini hatırlattı. Mumcu’nun başlangıçta oylamaya katılmaya olumlu yaklaştığını ancak ANAP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısına gelen bir telefonun ardından tutumunu değiştirdiğini iddia etti.

Tayyar, “Mumcu boykot etmeseydi 367 garabeti olmayacak, ilk turda 351 oy alan Gül seçilmiş olacaktı” ifadelerini kullandı.

Seçimin yenilenmesinin ardından MHP’nin Meclis’e girdiğini hatırlatan Tayyar, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin cumhurbaşkanlığı seçimine katılma kararının 367 engelini ortadan kaldırdığını belirtti. Tayyar, “Gül’ün seçim öncesi ilk adaylığında Arınç’ın rolü büyük, seçim sonrası ikinci kez aday gösterilmesinde aslan payı Bahçeli’nindir” dedi.

Mumcu’yu askeri vesayetle işbirliği yapmakla suçlayan Tayyar, “Ne hazindir, o tarihte askeri vesayetle işbirliği yaparak AK Parti’nin cumhurbaşkanlığı seçimine takoz koyan Mumcu, sırf Gül ve Arınç antipatisi yüzünden bugün sempati topluyor” ifadelerini kullandı.

MUMCU CANLI YAYIN ÇAĞRISI YAPTI: YİYOR MU?

Erkan Mumcu, Tayyar’ın suçlamalarına sert sözlerle yanıt verdi. Açıklamalarının ve aldığı kararların arkasında olduğunu belirten Mumcu, Tayyar’a canlı yayında karşı karşıya gelme çağrısı yaptı.

Mumcu paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Şamil efendi!

Öyle uzaktan sallayıp kaçamazsın.

Ben her sözümün ve kararımın arkasındayım.

Sen ve yaranmaya çalıştıkların gibi fırıldak değilim.”

7 sene önceki röportaj AKP'de eski defterleri açtırdı! Erkan Mumcu ve Şamil Tayyar sert atıştı - Resim : 3

Belgeleri ve tanıkları kamuoyuna açıklamaya hazır olduğunu belirten Mumcu, çağrısını şöyle sürdürdü:

“Hangi kanalda istersen canlı yayında sen bildiklerini ( bilmeden salladıklarını da) söyle, ben belgeleri ve tanıkları ile gerçeği göstereceğim.”

Mumcu, 2004’ten bu yana gerçeklerin üzerinin örtüldüğünü savundu ve Tayyar’a “Var mısın? Yiyor mu?” diye seslendi.

TAYYAR DA ALTTA KALMADI VERDİ VERİŞTİRDİ

Şamil Tayyar, Mumcu’ya verdiği yanıtta ilk paylaşımında hakaret kullanmadığını, yalnızca o dönemde tanık olduğu gelişmeleri aktardığını savundu.

Tayyar, “Naçizane tavsiyem, kafa ayık değilken klavyeden uzak dur” ifadesini kullandı. Mumcu’yu “vesayetçi artığı” olarak niteleyen Tayyar, “Dün kaybettin. Bugün de” dedi.

Tayyar daha sonra Sabah yazarı Muharrem Sarıkaya’nın 2008’de kaleme aldığı bir yazıdaki anekdotu paylaştı. Yazıya göre eski ANAP Milletvekili Turan Tüysüz, Mumcu’ya 27 Nisan’daki cumhurbaşkanlığı oylamasına neden katılmadıklarını sordu.

Mumcu’nun Tüysüz’e şu yanıtı verdiği aktarıldı:

“Turan eğer oylamaya katılsaydık askerin zorunlu ikamet için götüreceği yer de götüreceği isimler de o günden belliydi. Gidecek kişilerin arasında sen de ben de vardık.”

Tayyar, bu sözler üzerinden Mumcu’nun askerden korktuğunu savunup ağır ifadeler kullandı:

"Bana ekran daveti yaparken edepsizce “yiyor mu?” diyen vesayetçi artığı Mumcu’nun meğer 27 Nisan’da ödü mokuna karışmış.

Herhalde 15 Temmuz’da da FETÖ’nün hain darbe girişimi başarılı olsun diye dua ediyordu.

Şimdi ucuz kahramanlık yapıyor.

Yazılacak çok şey var ama burada keselim, fazla da anlam affetmeyelim.

Zaten çukurunda hezeyanlarıyla yaşıyor."

7 sene önceki röportaj AKP'de eski defterleri açtırdı! Erkan Mumcu ve Şamil Tayyar sert atıştı - Resim : 4

ALTAYLI DA TARTIŞMAYA GİRDİ

Tartışmaya köşe yazısıyla katılan Fatih Altaylı, Erkan Mumcu’yu AKP’nin ilk döneminin etkili ve başarılı siyasetçilerinden biri olarak tanımladı. Mumcu’nun siyasetten erken çekilmesini hâlâ anlamadığını belirtti.

Altaylı, 2007’de Abdullah Gül’ün aday gösterilmesinin ardından Genelkurmayın 27 Nisan e-muhtırasını yayımladığını, daha sonra da 367 tartışmasının cumhurbaşkanlığı seçimini kilitlediğini hatırlattı. Anayasa Mahkemesinin 367 görüşünü kabul etmesinin ardından AKP’nin erken seçime gittiğini anlattı.

Altaylı, seçim öncesinde Erkan Mumcu’nun ANAP’ı ile Mehmet Ağar’ın DYP’si arasında planlanan birleşmenin son anda gerçekleşmediğini de belirtti. ANAP’ın aday listelerini zamanında teslim edemediği için seçime katılamadığını, AKP’nin ise oylarını yaklaşık 10 puan artırarak yeniden iktidar olduğunu kaydetti.

Mumcu’nun, “367 garabetinin” ve e-muhtıranın Erdoğan’ın önünü kesmek amacıyla düzenlenen bir komplo olduğu, Gül ile Arınç’ın da bu komploda rol aldığı yönündeki 7 sene önceki iddiasını değerlendiren Altaylı, şu ifadeleri kullandı:

"İDDİALI BİR İDDİA"

Altaylı, Mumcu’nun değerlendirmesine katılmadığını açıkça belirterek, “Ancak o dönemi yaşamış ve yakından takip etmiş biri olarak bana göre hatalı bir değerlendirme ve tarihi yaşayanlar açısından kabul edilebilir bir şey değil çünkü tarihi gerçeklerle uyuşmuyor. En azından görünen tarihi gerçeklerle uyuşmuyor” dedi.

Altaylı’ya göre Erdoğan, o dönemde yetkileri sınırlı olan cumhurbaşkanlığı makamına geçmek istemiyordu. Erdoğan’ın planı, önce Anayasa’yı değiştirerek cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini sağlamak, ardından halkın seçtiği ilk cumhurbaşkanı olmaktı.

Altaylı, 2007 seçimlerinin ardından Erdoğan’ın muhalefetle uzlaşmak için Vecdi nül’ün de bulunduğu bir aday listesi hazırladığının bilindiğini yazdı. Ancak Devlet Bahçeli’nin MHP’nin cumhurbaşkanlığı seçimine katılacağını açıklamasıyla 367 sorununun aşıldığını belirtti.

Altaylı, Abdullah Gül’ün “Adaylığım devam ediyor” açıklamasından sonra Erdoğan’ın yeniden Gül’ü desteklemek zorunda kaldığını savundu. Gül’ün 339 oyla seçildiğini ve TBMM tarafından seçilen son cumhurbaşkanı olduğunu hatırlattı.

AKP'Lİ BİR GAZETECİ DE TARTIŞMAYA GİRDİ

İktidar cephesinin tanınan gazetecilerinden Osman Diyadin de Mumcu’nun eski röportajını paylaşarak tartışmaya katıldı.

Diyadin, “Erkan Mumcu’nun açıklamalarına katılmamak mümkün değil!..” dedi. Abdullah Gül’ün adaylık sürecinde Bülent Arınç’ın Erdoğan’a müdahalesini ve restini daha önce yazdığını belirtti.

7 sene önceki röportaj AKP'de eski defterleri açtırdı! Erkan Mumcu ve Şamil Tayyar sert atıştı - Resim : 5

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Şamil Tayyar Bülent Arınç Abdullah Gül AKP Recep Tayyip Erdoğan