YENİ Partili Karabat verilerle açıkladı: Üretirken pahalı ithal ederken ucuz
Baskılanan döviz kuru ve yükselen maliyetlerin yerli üretimi vurduğunu belirten YENİ Partili Özgür Karabat, plansız politikalar yüzünden Türkiye'de üretmenin pahalılaşıp ithal ürünlerin ucuzladığı tablonun verilerini açıkladı.
Ekonomi yönetiminin yüksek faiz ve sıkı kredi politikalarıyla iç talebi baskılamasına rağmen cari açık ve dış ticaret açığındaki büyüme sürerken, resmi veriler sanayi üretimi, istihdam ve yatırım iştahındaki sert gerilemeyi ortaya koydu. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye’nin uygulanan politikalarla bilinçli bir şekilde üretimden uzaklaştırıldığını ve sanayi yerine rantiye odaklı bir modele sürüklendiğini belirterek kapsamlı veri setleriyle iktidarın ekonomi politikasını eleştirdi.
YÜKSEK FAİZ VE DEĞERLİ TL DIŞ DENGEYİ DÜZELTMEDİ
Ekonomi yönetiminin uyguladığı programda ana yükün yüksek faiz, sıkı kredi koşulları ve Türk lirasının reel değerlenmesi üzerine kurulduğunu belirten Karabat, uygulanan sıkılaştırmaya karşın dış dengede beklenen iyileşmenin gerçekleşmediğine dikkat çekti. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde olduğunu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ise para piyasası faizlerinin üst bant olan yüzde 40’a yakın seyretmesini sağladığını aktaran Karabat, kredi büyümesinin şubat sonundaki yüzde 34,6 seviyesinden yaklaşık yüzde 25’e gerilediğini ifade etti.
TCMB’nin TÜFE bazlı Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi’nin Temmuz ayında 105,96’ya yükseldiğini kaydeden Karabat, kur artışının enflasyonun altında kalmasıyla TL'nin reel değer kazandığını, bu durumun Türkiye’de üretilen malların uluslararası rekabet gücünü zayıflattığını vurguladı. 2026 yılının ilk 6 ayına ait dış ticaret verilerini paylaşan Karabat, ihracatın yüzde 3,6 artışla 136,1 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 4,6 artışla 189,2 milyar dolar olduğunu ve ilk 6 aydaki dış ticaret açığının 53 milyar doları aştığını belirtti.
Haziran ayında sanayi üretiminin yıllık yüzde 1,4 gerilediğini, iç talebin dezenflasyonist seviyeye geldiğinin bizzat TCMB tarafından açıklandığını hatırlatan Karabat; yüksek faiz, yavaşlayan kredi büyümesi ve reel değerlenen TL’ye rağmen Haziran ayı cari açığının 4,2 milyar dolar, yıllıklandırılmış cari açığın ise 38,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, TCMB’nin 2026 yıl sonu enflasyon tahminini de yüzde 28’e yükselttiğini kaydetti.
SANAYİDE YATIRIM İŞTAHI VE İSTİHDAM ERİYOR
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Batman’da istihdama yönelik dile getirdiği “Çalışacak fabrika çok, yeni fabrikalar açıldığında gençler iş bulacak” yönündeki açıklamalarını resmi verilerle eleştiren Karabat, sanayicinin kapasite artırmak yerine geri çekildiğini belirtti.
TCMB’nin imalat sanayine yönelik yatırım anketi verilerini paylaşan Karabat, cari yıl yatırım harcamaları denge değerinin yıllara göre seyrini şu rakamlarla ortaya koydu:
Verilere göre yatırım iştahının son beş yılda dörtte bir seviyesine indiğini aktaran Karabat, TCMB’nin 2026 Bahar verilerinde arsa-arazi, bina ve altyapı yatırımlarına ilişkin denge değerinin eksi 1,0 (-1,0) seviyesine gerilediğini; makine ve ekipman yatırımları denge değerinin ise 2021'deki 50,7 seviyesinden 2024'te 29,6'ya, 2025'te 13,6'ya ve 2026'da 11,4'e düştüğünü bildirdi.
TÜİK verilerine göre Mayıs 2026’da sanayide ücretli çalışan sayısının yıllık bazda yüzde 3,2 azaldığına işaret eden Karabat, aynı dönemde toplam sanayi üretiminin aylık yüzde 2,9, imalat sanayindeki üretimin ise aylık yüzde 3,3 daraldığını vurguladı.
2024 yılında Türkiye’de maddi mallara yapılan 5,645 trilyon TL’lik toplam yatırım içinde imalat sanayinin payının 1,737 trilyon TL olduğunu kaydeden Karabat, makine ve teçhizatın toplam maddi yatırımlardaki payının 2023'teki yüzde 52,3 seviyesinden 2024'te yüzde 50'ye indiğini ve imalat sanayinin GSYH içindeki payının 2021-2022 dönemindeki yüzde 22'nin üzerindeki seviyelerden 2024'te yüzde 16,8'e gerilediğini açıkladı.
SERMAYE ÜRETİMDEN ÇEKİLİP MEVDUAT VE FONLARA AKIYOR
Sanayicinin yüksek finansman maliyeti, kur riski, enflasyon, ithal girdi maliyeti ve iç talepteki daralma kıskacında bırakıldığını belirten Karabat, mevcut yapıda sermayenin üretime değil faiz getirisi sağlayan finansal araçlara yöneldiğini ifade etti. Yabancı sermaye girişlerinin doğrudan fabrika veya istihdam yatırımı yerine faiz kazancını hedefleyen "carry-trade" niteliğinde olduğunu dile getirdi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerini aktaran Karabat, finansal sistemdeki tabloyu şu verilerle paylaştı:
"DIŞ FİNANSMAN BAĞIMLILIĞI SİYASİ VE EKONOMİK BEDELLER YARATIYOR"
Mevcut kaynakların sanayi ve üretim yerine tüketim ve finansal getirilere yönelmesinin dış şoklara karşı kırılganlığı artırdığını belirten Karabat, sıcak paraya dayalı finansman modelinin kalıcı döviz kazandırıcı faaliyetlerin alternatifi olamayacağını bildirdi.
İktidarın ekonomi modelini sürdürmek için dış finansman desteğine bağımlı hale geldiğini ve bunun siyasi sonuçlar doğurduğunu ifade eden Karabat, "AKP bu düzeni ayakta tutmak için dış finansman desteğine bağımlı. Bu nedenle her türlü diplomatik tavizler veriliyor, Türkiye’de otoriter bir sistem inşa ediliyor. And olsun ki bu düzeni değiştireceğiz!" değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek "Fabrika çok" dedi YENİ Partili Karabat rakamları tek tek açıkladı