Her şey sil baştan... 1 Ocak'ta emeklilik hayaline de zam!

Her şey sil baştan...  1 Ocak'ta emeklilik hayaline de zam!
Yeni yıl zam yağmuruyla geldi. İğneden ipliğe zam gelirken sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun emeklilik piriminde yaşanan değişikliği açıkladı.

2026 yılı sosyal güvenlik sisteminde milyonlar için "hesaplaşma yılı" olarak başladı. Sadece asgari ücret artışıyla yetinilmeyip prim oranlarının da yukarı çekilmesiyle; askerlik borçlanmasından GSS primine kadar her kalem fırladı.

Özellikle askerlik borçlanmasındaki yüzde 78,5’lik dev artış, emeklilik hayali kuran halkın belini büktü.

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya gazetesindeki köşesinde 2026 yılında sosyal güvenlik sisteminde yaşanan "sessiz devrimi" ve bu değişimin halkın cebine yansıyan ağır faturasını kaleme aldı. Erdursun’un analizine göre, bu yıl sadece asgari ücret artışına bağlı standart bir yükseliş yaşanmadı; prim oranlarının da ayrıca artırılmasıyla birlikte borçlanma ve sigorta maliyetlerinde tarihi bir sıçrama gerçekleşti.

2026 yılı, hem ücretli çalışanlar hem de küçük esnaf için sosyal güvenlik sisteminde kalmanın çok daha pahalı olduğu bir dönem olarak kayıtlara geçti.

ASGARİ ÜCRET VE MALİYETİ

2021/11/03/asgari-ucret-senaryolari.jpg

2026 yılı için belirlenen 33 bin 30 TL’lik brüt asgari ücret, sistemdeki tüm ödemelerin temelini oluşturdu. Net asgari ücretin 28 bin 75 TL olarak uygulanacağı yeni yılda, bir çalışanın işverene toplam maliyeti 41 bin 535 TL’ye ulaştı.

Teşviklerden yararlanan işletmelerde bu rakam 39 bin 223 TL’ye kadar gerilese de, tablo milyonlarca işletmeci için maliyetlerin sürdürülebilir sınırları zorladığını gösteriyor. Prime esas aylık üst sınırın 297 bin 270 TL’ye çıkması ise hem yüksek gelirli çalışandan daha fazla kesinti yapılacağı hem de işverenin yükünün ağırlaşacağı anlamına geliyor.

KÜÇÜK ESNAFIN BAĞ-KUR ÇIKMAZI: AYLIK 12 BİN TL SINIRI

Sosyal güvenlikteki artışlar, dükkanını ayakta tutmaya çalışan küçük esnafı da doğrudan vurdu. 2026 yılı rakamlarına göre en düşük Bağ-Kur primi 11 bin 808 TL olarak belirlendi. Ödemelerini düzenli yapanlar için bu tutar 10 bin 156 TL’ye inse de, bu rakamlar artık esnaf için sadece bir prim değil, ödenmesi imkansız hale gelen bir sabit gider niteliği taşıyor. Tarım Bağ-Kur primlerinin 11 bin 725 TL’ye, isteğe bağlı sigorta primlerinin ise 10 bin 899 TL’ye yükselmesi, sosyal güvenceye erişimi zorlaştırıyor.

GSS PRİMİNDE YÜZDE 154’LÜK REKOR ARTIŞ

2021/11/04/asgari-ucret.jpg

Çalışmayan ve herhangi bir güvencesi olmayan milyonları ilgilendiren Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinde ise adeta bir patlama yaşandı. 1 Aralık’ta prim oranının yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarılması ve üzerine asgari ücret zammının eklenmesiyle GSS primi 1.981 TL’ye fırladı. Toplamda yüzde 154’lük bir artışa işaret eden bu rakam, hiçbir geliri olmayan fertlerin sağlık hizmetine erişimi için ödemesi gereken bedelin ne denli ağırlaştığını kanıtlıyor.

ASKERLİK VE DOĞUM BORÇLANMASINDA 'ORAN' VURGUNU

Özgür Erdursun’un yazısındaki en dikkat çekici nokta ise borçlanma kalemlerindeki "çifte zam" oldu. Doğum ve yurt dışı borçlanmasında oran sabit kalsa da asgari ücret artışı nedeniyle maliyet yüzde 27 yükseldi.

Ancak asıl darbe askerlik, kısmi süre ve doktora borçlanmalarında yaşandı. Bu kalemlerde borçlanma oranının yüzde 32’den yüzde 45’e çıkarılmasıyla birlikte toplam artış yüzde 78,5’e ulaştı. Benzer şekilde Bağ-Kur ihyasında da oran yüzde 34,5’ten yüzde 45’e yükseltilince, borçlanma maliyetleri yüzde 65,7 oranında zamlandı.

Erdursun, "2026 yılında sosyal güvenlikte kazananlar, rakamları bilenler olacak" diyerek sistemin ne denli karmaşık ve pahalı hale geldiğinin altını çizdi.

Kaynak:Halk TV Ekonomi Servisi