The Times: Hamaney'in Moskova’ya kaçış senaryosu hazır
İran’da başlayan toplumsal eylemler dokuzuncu gününe girdi. Ülke genelinde gerilim tırmanırken, ayaklanmanın etkisi giderek yayılıyor. Bazı grupların polis merkezleri ve askeri depolara yönelerek silah ele geçirdiği bildiriliyor.
Yaşanan çatışmalar sonucu şu ana kadar en az 20 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, gece saatleri boyunca yeni can kayıplarına ilişkin bilgiler gelmeye devam etti. Güvenlik güçlerinin ateş açarak kalabalıkları dağıtmaya çalışmasına karşılık, protestocuların da giderek daha sert yöntemlere başvurduğu belirtiliyor.
HAMANEY İÇİN “ACİL DURUM PLANI” İDDİASI
İngiltere merkezli The Times gazetesi, kendisine ulaştırılan bir istihbarat değerlendirmesine dayanarak, İran’da protestoların kontrol altına alınamaması ve güvenlik güçlerinin rejime bağlılığını yitirmesi ihtimaline karşı Dini Lider Ali Hamaney için bir “acil durum planı” hazırlandığını ileri sürdü. Habere göre, bu senaryoda Hamaney’in Moskova’ya gitmesi öngörülüyor.
Gazetenin aktardığı raporda, ülke genelinde protestoların yayılması ve özellikle ordu ya da seçkin güvenlik birimlerinin emirleri uygulamayı reddetmesi halinde, 86 yaşındaki Hamaney’in Tahran’dan ayrılacağı belirtiliyor. Planın, Hamaney’in en yakın çevresinden ve aile üyelerinden oluşan sınırlı bir grupla uygulanacağı belirtiliyor.
Hamaney'den Trump'a 'nükleer' yanıtı: Rüya görmeye devam et
Hamaney: Düşmanların planı İran'ı bölmek
İddiaya göre söz konusu plan, Hamaney’in oğlu ve olası halefi olarak gösterilen Mücteba’nın da aralarında bulunduğu en fazla 20 kişiyi kapsıyor. Bu yönüyle, Aralık 2024’te muhalif güçlerin Şam’a yaklaşmasının ardından Suriye’nin devrik lideri Beşar Esad’ın Moskova’ya gitmesini hatırlatan bir senaryo çiziliyor.
The Times’a konuşan kaynaklara göre, olası bir kaçış için yalnızca lojistik değil, mali hazırlıklar da yapılmış durumda. Raporda, yurt dışındaki varlıkların, mülklerin ve nakit kaynaklarının hızlı bir tahliyeyi mümkün kılacak şekilde güvence altına alındığı ileri sürülüyor.
Hamaney’in, büyük bölümü İran’ın en güçlü yarı-devlet yapılarından biri olan Setad ile ilişkili olduğu düşünülen geniş bir ekonomik ağı kontrol ettiği, bu varlıkların toplam değerinin yaklaşık 95 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.
Gazete ayrıca, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani dahil bazı üst düzey İranlı yetkililerin, ABD, Kanada ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde yaşayan yakın aile bireylerine sahip olduğuna dikkat çekti.
“PARANOYAK AMA PRAGMATİK”
İstihbarat değerlendirmesinde Hamaney’in, Haziran 2025’te İsrail ile yaşanan ve 12 gün süren çatışmaların ardından hem fiziksel hem de zihinsel açıdan yıprandığı iddia ediliyor. Raporda, Hamaney’in “paranoyak” bir lider olarak tanımlandığı ve bu psikolojinin, güvenlik güçlerinin kendisini terk etmesi ihtimaline karşı hazırlanan çıkış planında etkili olduğu öne sürülüyor.
Aynı değerlendirmede, Hamaney’in güçlü ideolojik motivasyonlara sahip olmakla birlikte, gerektiğinde taktiksel geri adımlar atabilen ve uzun vadeli hedefler doğrultusunda pragmatik davranabilen bir lider olduğu vurgulanıyor.
PROTESTOLAR VE ARTAN TOPLUMSAL TEPKİ
İran’da son dönemde ekonomik sorunların derinleşmesiyle birlikte protestolar birçok kente yayılmış durumda. Özellikle Kum gibi dini merkezlerde düzenlenen gösterilerde, güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri kamuoyunda tepkiye yol açtı. Göstericiler, Devrim Muhafızları, Besic milisleri, polis ve ordu birliklerini gerçek mermi ve tazyikli su kullanmakla suçluyor.
Toplumsal öfkenin, İran’ın bölgesel faaliyetlerine ayrılan kaynaklar nedeniyle de arttığı belirtiliyor. Hamaney’in, Lübnan’dan Yemen’e uzanan müttefik silahlı gruplara verilen desteği savunduğu; ancak İsrail’le yaşanan çatışmalar sonrası bu yapıların zayıflaması ve ülke içindeki ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte bu politikalara yönelik eleştirilerin arttığı belirtiliyor.
ABD VE İSRAİL’DEN SERT MESAJLAR
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki gelişmelere ilişkin açıklamalarında, protestoların kanlı biçimde bastırılması halinde Tahran’ın “çok ağır sonuçlarla” karşılaşacağını söyledi. İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid ise İran yönetimine, “Venezuela’da yaşananları dikkatle incelemeleri gerektiği” uyarısında bulundu.
Maduro'ya "Türkiye'ye iltica et" teklifi yapıldığını Trump'ın yanında itiraf etti
BENZER SENARYOLAR MADURO İÇİN DE GÜNDEME GELMİŞTİ
Benzer kaçış iddiaları geçmişte Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro için de dile getirilmişti. ABD basınında yer alan haberlerde, Trump yönetiminin Maduro’ya görevi bırakması halinde Türkiye’ye gidebileceği yönünde bir teklif sunduğu öne sürülmüştü. Ancak bu iddialar Caracas yönetimi tarafından reddedilmiş, Washington ise resmi bir doğrulama yapmamadığı ifade edildi.