Son Dakika | Dünyanın gözünü Türkiye'ye çeviren Mekke anlaşması için Erdoğan'dan ilk açıklama
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile yaptığı savunma ittifakına ilişkin ilk açıklamasını Suudi Arabistan basınına yaptı. Erdoğan, savunma ittifakının üç ülkeyle sınırlı kalmamasını istedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ve Pakistan ile kurulan savunma ittifakının üç ülkeyle sınırlı kalmamasını istediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması'na ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı.
Suudi Arabistan'ın Şarku’l Avsat gazetesine konuşan Erdoğan, üçlü savunma ittifakının ileride daha geniş bir bölgesel yapıya dönüşmesini istediklerini söyledi. Erdoğan, “Bizim vizyonumuz yalnızca üç ülkeyle sınırlı değil. Anlaşmanın büyümesini, hatta bir gün uygun koşulların oluşması halinde bölgedeki tüm ülkelerin aynı çatı altında bir araya gelmesini arzu ediyoruz. Bu, bölgenin tamamında kalıcı istikrarın sağlanması yönünde atılabilecek en ideal adım olacaktır.” dedi.
TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA 'ÇOK ÜST DÜZEY' YENİ ADIMLAR ATILACAKMIŞ
Erdoğan ayrıca Suudi Arabistan ve Türkiye'nin ilişkilerinde yeni bir döneme gireceğini açıkladı.
Erdoğan şunları ifade etti:
"Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi güncel gelişmelerin ve konjonktürel koşulların ötesinde, uzun vadeli ortak çıkarlar ve karşılıklı saygı temelinde ele alıyoruz.
Bölgemizin son derece ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki sürekli istişare ve işbirliği her zamankinden daha büyük önem taşıyor.
Mekke Anlaşması’nın başta savunma işbirliği olmak üzere birçok alanda ilişkilerimizi güçlendireceğini düşünüyoruz.
Bölgemizin barışı ve istikrarına ilişkin ortak sorumluluklarımızın farkındayız ve buna göre hareket ediyoruz.
Türkiye olarak Suudi Arabistan'ın ve bölgedeki diğer ülkelerin istikrarına ve güvenliğine büyük önem veriyoruz.
Bölgemizde yaşanan herhangi bir kriz, ne kadar sınırlı olursa olsun, özellikle göç ve terör açısından bölgedeki tüm ülkeleri etkiliyor.
Önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri çok daha üst seviyelere taşıyacak adımlar atacağımıza inanıyorum."
"ANLAŞMA TÜM KARDEŞ ÜLKELERE AÇIK"
Erdoğan, Mekke Savunma Anlaşması fikrinin bölgedeki yeni güvenlik koşulları ile Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ortak sorumlulukları doğrultusunda ortaya çıktığını söyledi.
Bölgesel sorunların öncelikle bölge ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, son dönemdeki gelişmelerin dost ve kardeş ülkeler arasındaki koordinasyonun önemini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
Erdoğan, kalıcı barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sağlanamayacağını, ülkeler arasında karşılıklı güven, siyasi irade ve ortak gelecek anlayışının da oluşturulması gerektiğini söyledi.
Anlaşmanın yalnızca üç ülke arasındaki bir mutabakat olmadığını belirten Erdoğan, “Bu anlaşma, barış ve istikrar isteyen tüm kardeş ülkelere açıktır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin başka ülkelerin anlaşmaya katılmasına karşı olmadığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bölgede yeni bir işbirliği döneminin kapısını açabileceğini söyledi.
"ANLIK BİR TEPKİ İLE VERİLMİŞ DEĞİL"
Erdoğan, anlaşmanın ABD ile İran arasında yükselen gerilimin ardından ortaya çıkıp çıkmadığına ilişkin soruya da yanıt verdi.
ABD-İran geriliminin bölge açısından tehlikeli olduğunu belirten Erdoğan, Mekke Savunma Anlaşması'nın yalnızca bu gelişmenin sonucu olarak görülmesinin yanlış olacağını söyledi.
Erdoğan, “Bu anlaşma, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkını teyit etmek amacıyla yapılmıştır ve hiçbir ülkeyi hedef almamaktadır. Amaç, bölgede güvenliği, refahı ve istikrarı güçlendirmektir. Anlaşma, katılmak isteyen tüm kardeş ülkelere açıktır.” dedi.
Anlaşmanın uzun süredir Türkiye'nin ortakları ve diğer bölge ülkeleriyle yapılan görüşmelerde gündemde olduğunu anlatan Erdoğan, bölgesel sorunların dışarıdan dayatılan çözümler yerine bölge ülkelerinin ortak iradesiyle ele alınması gerektiğini savundu.
Erdoğan, üçlü mekanizmanın belirli bir uluslararası gelişmeye tepki olarak kurulmadığını belirterek, bunu bölgedeki değişimlere karşı atılmış stratejik bir adım olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Türkiye'nin gerilim yerine diplomasi, çatışma yerine diyalog ve bölünme yerine bölgesel işbirliğinden yana olduğunu ifade etti.
BİR ÜLKEYE TEHDİT ÜÇ ÜLKEYİ İLGİLENDİRECEK
Erdoğan, anlaşmanın kolektif savunma esasına dayandığını da doğruladı.
Mekke Savunma Anlaşması'nın kolektif caydırıcılığı esas aldığını belirten Erdoğan, anlaşmayla savunma ve güvenlik alanındaki işbirliğinin artırılmasının, savunma sanayisinde ortak projelerin geliştirilmesinin ve terörle mücadele çalışmalarının desteklenmesinin amaçlandığını söyledi.
Erdoğan, “Anlaşmanın temel yaklaşımı, taraflardan birinin güvenliğine yönelik herhangi bir tehdidin diğer imzacı taraflar açısından da güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmesidir.” ifadelerini kullandı.
Ancak anlaşmanın yalnızca askeri boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, temel hedefin caydırıcılığı, dayanışmayı ve bölgesel istikrarı güçlendirmek olduğunu söyledi.
Anlaşmaya taraf ülkelerin birbirleri için tehdit oluşturmayacaklarını da taahhüt ettiğini belirten Erdoğan, “Güvenliğimiz hepimizin güvenliğini sağlayacak adımlarla mümkündür.” dedi.
"AMACIMIZ DIŞLAYICI BLOK OLUŞTURMAK DEĞİL"
Erdoğan, Ortadoğu ülkelerinin güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini de vurguladı.
Bölgedeki sorunları en iyi bölge ülkelerinin ve halklarının bildiğini söyleyen Erdoğan, ülkelerin kendi güvenlikleri, istikrarları ve gelecekleri konusunda daha fazla inisiyatif alması gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin bölge ülkeleri arasında daha güçlü ve kurumsal güvenlik mekanizmaları oluşturulmasını desteklediğini belirten Erdoğan, ekonomik istikrarın da bu mekanizmaların bir parçası olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, “Amacımız dışlayıcı bloklar oluşturmak değil; egemenliğe ve toprak bütünlüğüne, karşılıklı güvene ve ortak çıkarlara dayalı bir bölgesel işbirliği sistemi kurmak olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
KÖRFEZ GÜVENLİĞİ VURGUSU
Erdoğan, Mekke Savunma Anlaşması'nın Körfez güvenliği ve küresel ekonomi açısından da önemli olduğunu söyledi.
Körfez'in güvenliğinin yalnızca bölge ülkelerini ilgilendirmediğini belirten Erdoğan; enerji arzı, deniz ticaret yolları, uluslararası ticaret ve küresel ekonomik istikrarın bölgedeki gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti.
Güvenlik ile ekonomik kalkınmanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Erdoğan, Avrupa'nın büyük savaşların ardından önce güvenlik ve istikrarı sağlayıp ardından ekonomik bütünleşmeye yöneldiğini hatırlattı.
Erdoğan, bölge ülkelerinin benzer bir işbirliği seviyesine büyük acılar yaşamadan ulaşabileceğini söyledi.
HÜRMÜZ MESAJI
Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilime ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Boğazın küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret açısından stratejik önemde olduğunu belirten Erdoğan, bölgede yaşanacak herhangi bir gerilimin bütün dünyayı etkileyebileceğini söyledi.
Petrol fiyatlarındaki hareketliliğin bunun açık göstergesi olduğunu belirten Erdoğan, “Temennimiz ve beklentimiz mevcut gerilimin mümkün olan en kısa sürede sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticarete güvenli, istikrarlı ve kesintisiz şekilde hizmet veren rolüne dönmesidir.” dedi.
Bunun için tüm tarafların itidalli davranması ve diplomasi kanallarının açık tutulması gerektiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin sorunların askeri yöntemler yerine müzakereyle çözülmesini savunduğunu söyledi.
SUUDİ ARABİSTAN İLE YENİ DÖNEM
Erdoğan, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri de “stratejik” olarak nitelendirdi.
İki ülkenin ortak tarihi ve kardeşlik bağlarının yanında önemli bölgesel sorumlulukları bulunduğunu belirten Erdoğan, son dönemde ilişkilerin kazandığı ivmeden memnun olduklarını söyledi.
Siyasi diyaloğun yanı sıra ticaret, yatırım, enerji, turizm ve savunma sanayisindeki işbirliğinin de genişlediğini anlatan Erdoğan, Mekke Savunma Anlaşması'nın özellikle savunma alanındaki ilişkileri daha ileri taşıyacağını ifade etti.
Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri çok daha üst seviyelere taşıyacak adımlar atacağımıza inanıyorum.” dedi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARINA TEPKİ
Erdoğan, Lübnan'daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini söyledi.
Lübnan'ın egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirten Erdoğan, ülkenin dış güçlerin rekabet alanına dönüşmesine karşı olduklarını ifade etti.
Erdoğan, “İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının, İsrail'in bölgedeki temel sorun teşkil eden saldırgan ve yayılmacı politikaları çerçevesinde derhal sona ermesi gerekiyor.” dedi.
Lübnan'da ateşkes sağlanması amacıyla yürütülen görüşmeleri olumlu bulduklarını belirten Erdoğan, ülkenin kurumlarının güçlenmesi için Türkiye'nin teknik destek ve işbirliğine hazır olduğunu söyledi.
Bu yaklaşımın kısa süre önce Türkiye'de ağırlanan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam'a da iletildiğini belirtti.
"SURİYE'NİN KUZEYİNDE TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDECEK BİR YAPIYA İZİN VERMEYECEĞİZ"
Erdoğan, Suriye'deki değişim sürecini ise Suriye halkının geleceğini belirleme iradesi açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.
Türkiye'nin başından bu yana Suriye'nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini ve egemenliğini savunduğunu belirten Erdoğan, yeni dönemde en önemli hedefin kalıcı barış, istikrar ve yeniden imar olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, “Suriye'nin kuzeyinde veya ülkenin herhangi bir bölgesinde Türkiye'nin güvenliğini tehdit edecek herhangi bir örgüt ya da yapının varlığına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Suriye'nin Aralık 2024'ten bu yana güvenlik şartlarının iyileştirilmesi, ekonomik kalkınma ve toplumsal uzlaşı konusunda önemli ilerleme kaydettiğini belirten Erdoğan, bölge ülkelerinin Suriye hükûmetine verdiği desteğin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.
Suriye'nin artık istikrarsızlık yerine bağlantı ve kalkınma projeleriyle anılmaya başladığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin ülkenin yeniden ayağa kalkması ve bölgesel barışın güçlendirilmesi için desteğini sürdüreceğini belirtti.
Erdoğan, “Suriye'de yeni bir sayfanın açıldığı bu dönemde, bu sayfanın yeni acılarla değil; barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek vizyonuyla yazılması gerekiyor.” dedi.