Son Dakika | Zeydan Karalar'a tahliye kararı sonrası Özgür Özel'den ilk tepki
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 3'üncü yıl dönümü nedeniyle 2 Şubat Pazartesi gününden itibaren deprem bölgesinde ziyaretlerde bulundu.
Ziyaretin beşinci durağı olan Adıyaman'da Halk TV canlı yayınına konuk olan Özgür Özel, Gökmen Karadağ ile Sibel Mazrek'in sorularını yanıtladı.
Özel, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında "Aziz İhsan Aktaş Davası"nda verilen tahliye kararının doğru olduğunu belirtirken, Karalar'ın 8,5 ay cezaevinde kalmasının haksızlık olduğunu vurguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik deprem bölgesi üzerinden yaptığı eleştirilere ise CHP Genel Başkanı, sert tepki gösterdi.
ÖZGÜR ÖZEL'DEN KARALAR'A TAHLİYE KARARINA İLK TEPKİ
CHP Lideri Özgür Özel, sözlerine Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında verilen tahliye kararına yönelik değerlendirme ile başladı.
Karalar'ın 8,5 ay boyunca haksız şekilde tutuklu bulunduğunu belirten Özel, "Bugün verilen karar doğru bir karar ancak daha önce yapılanlar haksızdı" dedi.
"HAKSIZ BİR TUTUKLULUK SONA ERDİ"
"Haksız bir tutukluluk hali sona ermiş oldu. 212 gündür Zeydan Karalar tutuklu. Bu iddialarla 212 dakika bile meşgul edilmesi, Adana'dan 212 dakika Adana'ya hizmet etmek yerine başka bir şeyle meşgul edilmesi yanlışken; 212 gün, 7 ay boyunca gözü gibi baktığı, evladı gibi sevdiği Adana'dan mahrum bırakıldı. Adana ondan mahrum kaldı" diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün verilen karar sonuçta doğru karar ama bundan önce yapılan, 212 gündür yapılan yanlıştı. Bundan 11 yıl önce Zeydan Karalar, kendisinden önceki belediyenin verdiği bir ihalenin ödemelerini yapıyor. Diyorlar ki; 'ödemeleri düzenli alamıyordu, sen ondan bir şey istedin, biriyle ilişkilendirdin, ondan sonra aldı.' Zeydan Karalar ilk günden ortaya çıkardı ki; belediye başkanı olduğu günden iddia edilen güne kadar da aynı düzende almış, sonrasında da aynı düzende almış. İşin enteresanı, ihale bitince bir daha oraya ihale de vermemiş ve o işleri kendi yapmaya başlamış."
"Ama yani amaç Adana'da Zeydan Karalar efsanesine çelme çakmak olunca; amaç Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığına yürüyüşüne, CHP'nin iktidar yürüyüşüne çelme çakmak olunca, şu deprem şehrinde iki kişiden birinin fazlasının oyunu alarak bir ilin tam mutabakatıyla neredeyse seçilen belediye başkanını bile aldılar götürdüler, sonra ev hapsine koydular. Yani Adıyaman'da 24 saatin 20 saatini Adıyaman için koşan Abdurrahman Tutdere'ye 'evde otur, Adıyaman'a hizmet etme' bile dediler bir süre yani."
Son Dakika | Aziz İhsan Aktaş davasında Zeydan Karalar dahil 9 kişi tahliye edildi
"Burada bir iyi niyet yok, hukuk yok. Yoksa hani olsa bugünkü değerlendirme zaten teknik bir değerlendirme" diyen Özel, "Zeydan Karalar'a istenen cezayı verseler bile yatarı kalmadı çünkü. Neden? Suçun iddia edildiği tarih, Covid affı movid affı deyince yatarı yok zaten" şeklinde konuştu.
Davaya ilişkin esas tukukluluk değerlendirmesinin 20 Şubat'ta yapılacağını söyleyen Özgür Özel, "Oradan sonra biz tüm tutuklu arkadaşlarımızın artık tutuksuz yargılanmasını bekliyoruz" dedi.

"BUGÜN OLMASI GEREKEN OLDU"
'İddialar var, kanıt yok' vurgusunu yapan Özgür Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buna karşı arkadaşlarımızın yaptığı savunmalar ortada. Ortaya koydukları lehlerine deliller ortada ki savcı dediğin kişi esas aleyhe olduğu gibi lehe de delil toplar. Efendim Belediye Başkanımızla ilgili bir şüphesi var. MASAK'tan rapor soruyor. Rapor aleyhimize olsa dosyanın bir numaralı delili olacak; lehimize dosyaya eklemiyor. Ya koysana!"
"Devletin kurumunu meşgul etmişsin o kadar, koy bir şey çıkmadı de. Hakim de görsün. Bilirkişiden rapor alıyorlar, arkadaşlarımızın aleyhine yazarsa bilirkişi; önce A Haber'e, TGRT'ye sonra dosyaya. Lehine dünyaca kadar görüş var, hiçbirisi dosyada yok. Olacak iş değil yani."
"O yüzden bugün yaşanan olması gereken oldu yani. 212 gün Adana'yı Zeydan Başkan'dan, Zeydan Başkan'ı Adana'dan mahrum edenlere yazıklar olsun. Yoksa varıp da hani bugünkü hakimin kararı doğru yani. Hakimin bugünkü kararı doğru ama öncesinde yapılan büyük bir haksızlık."

"20 ŞUBAT'A KADAR BİR ARA KARAR BEKLEMİYORUM"
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın tutukluluk haline devam kararı verilmesine ilişkin ise Özgür Özel, şunları söyledi:
- "Esas 20 Şubat günü bu yargılamanın ilk safhasından sonra bir hukuki değerlendirmeyle bir karar yapacak. Bunun dışında 20 Şubat'a kadar bir ara karar beklemiyorum."
Hataylı depremzededen 'boş senet' feryadı
ÖZGÜR ÖZEL'DEN ERDOĞAN VE KURUM'A YANIT
CHP Genel Başkanı Özgür Özel pazartesi gününden bu yana bulunduğu deprem bölgesindeki gözlemlerini ise şöyle aktardı:
"Öncelikle şunu söyleyeyim ben de buraya bir konteyner kentten geldim. İlk gün Osmaniye'de de bir konteyner kentteydik, hatta konteyner kamp diyoruz biz bunlara. Kent deyince dört başı mamur bir kent anlaşılıyor, buraları konteyner kamplar. Gaziantep'te de gittim Nurdağı'nda, Kahramanmaraş'ta da gittim. Her yerde sorunlar ortak, ilk önce şunu söyleyeyim en kestirmeden. En mağdur olanlar deprem gecesi 4.17 geçe kiracı olanlar. Kiracı olanlara konut verilmediği gibi depremde evi yıkılmış eşya yok konteynerda işte konteynerdaki eşyayı biliyorsunuz bir kanepe bir buzdolabı bir çay ocağı falan var elinde hadi artık sen kiraya çık diyorlar.
Murat Kurum tutmuş Meclis'te söylemiş deprem bölgesinde 5 bin liraya konut var diyor. Osmaniye'de sordum kaç para konut, ortalama 20 en kötüsü 15. Bugün konteyner kentte buradan geldim Halk TV de takip ediyordu arkadaşımız da müthiş bir emek verdi bizim peşimizde günlerdir deprem bölgesinde. Hatta depremin olduğu günden itibaren Halk TV bir bütün halinde inanılmaz bir hem emek var hem o acıyı paylaşmak hem bütün Türkiye'ye bunu taşımak objektif şekilde çok önemli bir emek verildi hepinize ayrı ayrı hepimiz minnet borçluyuz. Son konteyner kentte sizin kameralar da kaydetti.
Diyorlar ki eve çıkacağız 15 bin liraya çıkılacak ev oturulacak ev değil 20 binden aşağı doğru düzgün ev yok 15 bin lira deprem görmüş hasar görmüş az hasarlı evler şimdi 15 bin lira diyorlar. Murat Kurum'a öfke büyük, Osmaniye'de sordum 15, burada en ucuzu 15, dün sorduk Kahramanmaraş'ta 20, Gaziantep'te 20. Aplikasyonlara biz bakıyoruz 20 20 20 20 bütün evler gözüküyor. Tutmuşlar alt hani fiyat aralığından bütün bir şehirde yıllar öncesinden kalma iki üç tane eski ilandan ucuz ev bulmaya çalışan yandaş kanal çabalarına rağmen binlerce kişiye soruyoruz kaç para ev? Böyle. En mağduru kiracılar. Bir kere kiracılara ev verilmesi lazım, kiracıların ev sahibi yapılması lazım.
Hiç değilse belli bir süre hiç ödemeksizin düşük kirayla sosyal konutlara yerleştirilmeleri lazım ve eve geçmeleri için de desteğe ihtiyaçları var bunu söyleeyim. Boş senet hususu şu Gökmen Bey, şimdi evi almaya gidiyorsun sana ev çıktı diyorlar anahtarını almaya gidiyorsun anahtarı gösteriyorlar önüne bir senet koyuyorlar bir sözleşme. Ödeyeceğin para kısmı boş, ödenecek faiz kısmı boş yüzdesi. Bir genç avukat komşusuna annesine demiş ki o deprem konutlarından faiz alınmayacak ya kanun öyle ya orayı çarpı at üstüne demiş imzalamadan, çarpı atana olmaz öyle böyle boşuna imzalayacaksın.
Ayrıca ödenecek para da boş. Ben bir haftadır inatla şunu söylüyorum; bir kere afet kanununa göre deprem evinden faiz alamazsın. Ama rezerv alana yapan da arkadan dolanarak veya deprem için yıkılmış dükkanı yapınca dükkanda yazmıyor diye konut diyor ya faiz alma niyetleri var, bunu almayacağınızı açıklayın diyorum birincisi bu. İkincisi daha başka bir şey söylüyorum burada daha başka bir şey söylüyorum. Tayyip Erdoğan depremden iki gün sonra biz seçim meçim bilmezken 'Aman ha seçim geliyor sakın başkasına oy vermeyin bunlar alışana kadar bir yıl geçer ben bir yılda size evlerinizi vereceğim' dedi.
O dönemde Sayın Kılıçdaroğlu 'Bu evler noktasında ücretsiz yapılmalı' dedi. Tayyip Bey 'Hayır parasından olacak ama ben bir yılda yapacağım' dedi. İktidara geldi bir yılda konutların yüzde 97.5'ini yapamadı %2,5'unu yaptı. İki yılda %30'unu üç yılda kendi verdikleri rakamlarla 70 ama gerçekleşme açısından yani eve geçme açısından %50'nin altında ve daha işte inşaatı süren var, konut çıktı dediler su basmanın da diyen var hep duymuşsunuzdur bunları. Ama şimdi nokta nokta boşluğa imza attırarak anahtar verme dönemi. Ben de diyorum ki bu depremden hemen sonra sen ne yaptın bu depremden sonra 71.5 milyar dolar para topladın.
Nedir bu para? Hepimiz maaşlarımızı bağışladık kampanyalar yapıldı o kampanyada toplanan paralar. Motorlu taşıtlar vergisi iki kez alındı, ÖTV arttırıldı, KDV iki katına çıkarıldı, yurtdışına çıkış harçları arttırıldı. Ne dedik deprem içinse herkes katlandı buna ödedi. Bunların toplamı yurt dışından gelen 6 milyar dolar bağışta toplananlar ve bu vergilerle gelen 16 milyar doları koyduğunuzda 71.5 milyar para toplanmış. Bu konutlara kaç para gitmiş 40 milyar dolar. Ya biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak hepimiz ödediğimiz ilave vergiyle bu konutların iki katı parasını vermişiz zaten bağışta ya da vergiyle.
Bu insanlardan daha niye para istiyorsunuz? Şimdi yarın Osmaniye'de konuşacak. Efendim diyorlar ki deprem konutundan faiz al- kanun öyle faiz almayacaksın ama dükkanı da söyle rezerv alanı da söyle birinci şartım bu. İkincisi 71.5 milyar para toplamışsın helal hoş olsun diyoruz hep birlikte helalleşelim deprem bölgesiyle ve deprem bölgesindeki bu konutlardan iki yıl değil hiç para alınmamasını ilan etsin Erdoğan yarın. Yok yarın ne yapacakmış yarın gelecek kuvvetle muhtemelen 'altyapıdan para almıyorum' alsa idin bir de! Yani deprem- dağın başına TOKİ'yi yapıyoruz onun altyapısını götürmek görev ama belediyemiz çalışıyor ama kamu çalışıyor bir de depremzededen onun para- üstyapıda yüzde elliye varan indirim.
Yahu sen vatandaşa şunu söyle: 99 depreminden bugüne kadar, o gün iki yıllığına çıkan deprem iletişim vergisini kalıcı hale getirdin. Zaten depremdeki bu konutların parasının üç katını orada fazlasıyla topladın. E depremden beri iki katını da bizden topladın. Bu vakitten sonra depremzedenin dairesinden niye para? Sen hem o dairelerden para alma hem de bu artan parayla bu kiracıları, sokakta kalan kiracıları da bir çare bulmaya çalışın. Bu son derece önemli ve son derece kıymetlidir. Bunun için de Erdoğan'dan yarın öyle fasa fiso değil, gerçekten bir açıklama; doğru, gerçek ve milletin içini rahatlatacak bir açıklama bekliyoruz."
Depremin siyasallaştığı yönündeki eleştirilere ise Özgür Özel şöyle tepki gösterdi:
"Bu deprem özelinde, yani 6 Şubat depremi özelinde yüzde yüzdür. Niye? Şöyle söyleyeyim, zaten bunu anlatıyorum, bir tane karşı çıkan depremzede olmadı. Ben CHP'lileri konuşmuyorum bu hafta. Gidiyorum konteyner kentte ya da ildeki bir meydanda toplananlara konuşuyoruz. Bulduğumuza konuşuyoruz. Bu iktidar 2 aylık iktidar olsaydı ya da 21 aylık iktidar olsaydı deprem günü saat 4.17'de mazereti vardı. 21 yıllık iktidardı. Zaman sorunu yoktu. Kamuoyunu ikna sonu yoktu. 99 depreminin üstüne geldi ve o depremde yapılmayanları eleştirerek geldi. Üç gün geçmiş daha vatandaşa dağıtamadınız, halen daha vatandaş bekliyor diye Ecevit'i eleştiriyordu ama çadır yok diye 33. gün çadır kuyruklarını gördük biz. Bakın Ecevit'e 'üç gün çadır dağıtamadı' diyordu, 33. gün.
Toplumsal olarak depreme karşı hazırlık için toplumsal rıza en tavan noktadaydı 99 depremi oldu. Kanuni düzenleme hepsi yapılmıştı, hala demiyor muyuz '99'dan sonra yapılan evler yıkılmıyor.' Neden? Deprem yönetmeliği, kanunu, yönetmeliği düzgün yapılmıştı. E ne lazım? Toplumsal rıza var. Kanuni düzenlemeyi hazır bulmuşsun. 21 yıl vaktin var. Para? Para da o günden itibaren toplanan bütün paralar. Çıkarılan bütün deprem afları. Hatta şöyle bir istatistik vereyim size; Cumhuriyet tarihi boyunca toplanan vergiden iki katı bunların iktidarı döneminde toplandı. 4 trilyon dolar. Ya milyon dolar büyük para, milyar dolar deli para, bunun 1000 katı. 4 trilyon dolar vergi toplamışsın para da var, depreme karşı en ufak bir hazırlık yapmamışsın.
4.17'de Adıyaman çökmüş, altı il felaketi yaşamış, on il depremde kayıplara uğramış. Arkadaşlar yarın Osmaniye'ye Erdoğan gidecekmiş verdiği sözleri tutmanın iç huzuruyla. Ben şunun iç huzurunu merak ediyorum, şunun: 99 depreminde elbette o günün şartlarında eksikler vardı, yanlışlar vardı. 99 depreminde ilk gün ordu sahadaydı. Ve 99 depreminde ordu tamı tamına 10.600 kişiyi kurtardı. Bu depremde orduyu üç gün çıkarmadılar 'darbe yapar' korkusuyla. Lafa bak! 'Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geri sokmak zordur' demişler Erdoğan'a. Darbe vehmiyle orduyu üç gün içeride tuttu. Ordunun kurtardığı kişi sayısı 367.
Ordu enkazdan birini alıp götürüyorsa; adı, soyadı, T.C.'si, teslim ettiği sağlık birimi, sonunda da yaşayıp yaşamadığı belli olur. Ben '99'da 10.600 kişi kurtardım' diyen Türk Silahlı Kuvvetleri bu depremde 367 kişi kurtarabildi. Neden? En çok ölüm ilk 24 saat, en kıymetli süre ilk 72 saat. Sen ilk 72 saatten sonra mucize arıyorsun. Siz o yayınları çok yaptınız; 'depremin dördüncü günü falanca apartmandan bir mucize bekliyoruz' deyip bağlanıyordunuz ki enkazdan çıkan canlı mı değil mi diye. İlk 24 saat, 48 ve 72 saatte iş işten geçiyor. Ondan sonra mucize arıyorsun. 20. günde çıkan olur ama milyonda bir olur.
O yüzden 15 bin kişinin öldüğü depremde 10.600 kişiyi kurtaran ordu, 56 bin kişinin öldüğü depremde üç gün içeride tutuldu. Dışarıda olsa oran orantıya baktığında; 15 bin kişinin öldüğü yerde 10 bin kişi kurtarıyorsa, 56 bin kişinin öldüğü yerde 30-35 bin kişi kurtaracak. Dolayısıyla kayıp sayısı 20 binlere düşecekti. Yine ölüm olacaktı; ilk anda ölenlerle ilk üç günde kurtarılamayanlar hesaplandığında 20 bin kişi ölecekti, 15 bin kişi ölecekti. Bu 40 bin fazladan ölen kişinin vebali burada.
Ben bugün kameralarla birlikte, güneş de battı program da sarktı, Adıyaman'da gelirken şehre girişte; sabahleyin bu taraftaki kabristandaydım, akşam da bu taraftan Yaylakonak taraftan gelirkenki kabristana uğradım. Orada kendiliğinden bu geceyi orada geçirmek için yakınlarının yanına gitmiş insanlar var. Kadın bana hesabını soruyor, diyor ki: 'Özgür Bey' diyor 'neredeydiler üç gün boyunca? Şu' diyor adını söylüyor kız kardeşinin 'üç gün bağıra bağıra donarak öldü' diyor. 'Neredeydi ordu?' diyor. Gitsinler onların o sorularına cevap versinler. O yüzden yani biz depremde siyaset yapmamaya çok özen gösterdik hepiniz şahitsiniz. Ama Erdoğan depremden siyaset çıkarmaya, 'Cumhuriyet Halk Partisi hiç gelmedi, yok deprem turisti'"
CHP LİDERİ'NDEN İKTİDAR MEDYASINA SERT TEPKİ
İktidar medyasında deprem bölgesine ilişkin yapılan değerlendirmelerin çarpıtma olduğunu söyleyen Özgür Özel, "Konteynerlarında çaresizlik var. Kimse kışın ortasında orada kalmak istemez. Bazısına ev çıkmış ama işi bozulmuş, nasıl çıksın? Adamda para yoksa nasıl çıksın eve?" diyerek şöyle konuştu:
"Ben bir gazeteciye kötü yorum yapmak istemiyorum ama bir hafta bu şartlarda yaşamaya davet edelim. Allah'ın gücüne gider. Bir gün kendi ananı, babanı o konteynerde bulursun. Bu konteynerdakilerin durumunu bilmeden A Haber stüdyolarında haber yapmayın. Bir insanlık meselesinden bahsediyoruz."