Özgür Özel'den Cilvegözü Sınır Kapısı'nda önemli açıklamalar: Suriye'de varılan mutabakattan memnunuz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cilvegözü Sınır Kapısı'nda açıklamalarda bulundu. Özel, Suriye'de sağlanan mutabakattan memnuniyet duyduklarını belirterek, "Hem geçtiğimiz yıl varılan mutabakat ve imza altına alınan anlaşma, hem de 30 Ocak’ta varılan mutabakatı önemsiyoruz" dedi. Özel, ayrıca 14 ülkeye açılan Cilvegözü Sınır Kapısı'nın da "tıkır tıkır" işlemesi gerektiğini ifade etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü nedeniyle deprem bölgesinde ziyaretlerde bulunuyor. Özel, ziyaretlerine 2 Şubat'ta başladı. Özgür Özel, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Cilvegözü Sınır Kapısı önüne açıklamada bulundu. Suriye'de sağlanan mutabakata ilişkin konuşan özel, varılan anlaşmadan memnuniyet duyduklarını belirtti.

Özel, 2013'te silahlı terör örgütü IŞİD tarafından düzenlenen terör saldırılarında hayatını kaybeden 71 kişiyi anarak, saldırıları kınadı.

"ORADA HAPİSTE OLAN GAZETECİNİN SERBEST BIRAKILMASINI CHP SAĞLADI"

"Reyhanlı sınır kapısının önündeyiz" diyen Özel, "Arkamız Suriye. Suriye yıllarca çok büyük acılar çekti. Suriye’de yaşananların Türkiye’ye büyük bir göç dalgası olarak da çok ağır maliyetleri oldu. Yıllarca bu sınır kapısının kapalı olması ve buradan 14 ülkeye yapılan hem ihracatın olmamasının ekonomimize verdiği sıkıntıları, yaşattığı zorlukları ifade ettik. Ve Suriye’nin barışını geçmişte sürekli savunan, Suriye rejimiyle diyaloğu, kriz ortamının olmamasını savunan bir parti olarak zaman zaman geçmiş dönemlerde önemli sorumluluklar alındı. Üç kez heyetlerimiz gitti. Normal zamanda, normal diyalog yollarıyla halledilemeyen bazı meseleler halledildi. Orada hapiste olan gazetecinin serbest bırakılmasını Cumhuriyet Halk Partisi’nin heyeti sağladı." ifadelerini kullandı.

CHP'nin Suriye'de yaşanan olaylar ile ilgili pozisyonunu açıklayan özel, Suriye'ye ilişkin hem önemli tedirginliklerin hem de önemli de beklentilerin olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

"Suriye’de geçtiğimiz yıl yaşananlardan sonra Suriye ile ilişkin hem önemli tedirginlikler, önemli de beklentiler var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin pozisyonunu bir kez daha ifade etmek gerekirse: Biz Suriye’de Türküyle, Türkmeniyle, Kürdüyle, Arabıyla, Sünnisiyle, Alevisiyle, Dürzisiyle; Suriye’deki tüm etnik ve tüm mezhepsel ve dini farklılıkların kendilerini anayasal güvence altında hissedecekleri, herkesin kendini birinci sınıf vatandaş hissedeceği bir anayasal güvencenin sağlanacağı bir Suriye’yi; birlik bütünlük halinde, toprak bütünlüğü olan, siyasi istikrarı olan, çatışmaların bittiği barış içinde bir Suriye’yi düşlüyoruz, istiyoruz ve bunun için gayret sarf ediyoruz." dedi.

"SURİYE'DEKİ KÜRTLER DE ARAPLAR DA AKRABAMZIDIR"

Özel, Lazkiye'de Arap Alevilerine karşı girişilen saldırılara da değindiği açıklamasında şunları söyledi:

"Geçtiğimiz süreçte Suriye’de bazı krizli dönemler oldu. Lazkiye tarafında Arap Alevilerine karşı girişilen saldırılar, oradaki katliamlar buradaki akrabalarının ve hepimizin çok canını yaktı. Buradaki insanlar oradaki akrabaları için endişelendi, gözyaşı döktüler. Milletvekillerimiz bu konuyla ilgili çaba sarf ettiler. Biz de bu konuyla ilgili en üst düzeyde duyarlılığımızı ifade ettik, bir kez daha ifade etmek isterim.

Burada tekrarlamak isterim ki; anneannesi Selanik doğumlu, bir dedesi Üsküp doğumlu, bir dedesi Manisa doğumlu bir vatandaş, bir bu milletin evladı olarak, Sünni kökenli Sünni bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hem Türkiye’deki hem Suriye’deki bütün Aleviler benim kardeşimdir, akrabamdır.

Biz nüfusunda 6,5-7 milyon Arap barındıran bir ülke olarak Türkiye’deki Araplarla Suriye’deki Araplar kardeştir, hepsi benim de akrabamdır, hepimizin akrabasıdır. Aynı şekilde Türkiye’deki Kürtlerle Türkler kardeştir, Suriye’deki Kürtlerle Türkiye’deki Kürtler akrabadır; dolayısıyla hepimizin akrabasıdır. Akraba akrabanın kötülüğünü istemez. Akraba akrabanın bırakın ölümünü, burnunun kanamasını istemez. Onun için Suriye’de birinin canı yanıyorsa; o Kürt de olsa, Türkmen de olsa, Arap da olsa, Dürzi de olsa, Alevi de olsa, Sünni de olsa hepimizin canı yanar. Ve bu sebepten dolayı biz barıştan yanayız, diyalogtan yanayız."

"BU BİRLİKTELİKTEN NİYE MEMNUN OLMAYALIM?"

Suriye'de sağlanan mutabakata ilişkin konuşan özel, varılan anlaşmadan memnuniyet duyduklarını kaydederek, söylerine şöyle devam etti:

Ben "diyalogtan yana olalım" dediğim zaman birileri, orada artık çatışmalar devam edecek, büyük kavgalar olacak diye ümitlenen ve ona yatırım yapan birileri bizi duymazdan geliyordu. Hatta bize "diyalogtan yana" olduğumuz için söylediğimizde "Kim kimle müzakere edecek?" diyordu. Şimdi oradaki müzakereler sonuç vermiş ve bir mutabakat sağlanmış, yeni bir anlaşma yapılmış görülüyor. Bundan memnuniyetimizi söylüyoruz, bütün Türkiye’deki siyasiler memnuniyetini söylüyor. Dönüyorlar şimdi diyorlar ki "Allah Allah bu birliktelikten, bu anlaşmadan nasıl memnun oluyorsunuz?". Niye olmayalım? Çatışmaya itiraz eden ve diyalog isteyen bizsek; diyaloğu anlaşma olmasın diye mi isteyeceğiz? Aksine anlaşılsın diye isteyeceğiz.

Hem geçtiğimiz yıl varılan mutabakat ve imza altına alınan anlaşma, hem de 30 Ocak’ta varılan mutabakatı önemsiyoruz. Eğer Suriye’de çatışma duracaksa, iç savaş olmayacaksa, barış olacaksa ve biraz önce söylediğim herkesin kardeşlik hukukuna dayalı bir anayasal güvencesi olacaksa buna kim niye karşı çıksın?"

"CİLVEGÖZÜ SINIR KAPISINDA İNSANLARIMIZI KAYBETTİĞİMİZ SALDIRIYI LANETLİYORUM"

2013'te silahlı terör örgütü IŞİD tarafından düzenlenen terör saldırılarında hayatını kaybeden 71 kişiyi anarak, saldırıları kınayan özel, "İlçe olarak Reyhanlı’mızdayız. Reyhanlı’dan bahsederken 11 Mayıs 2013 günü 53 insanımızı kaybettiğimiz IŞİD saldırısını bir kez daha lanetleyip; yine burada Cilvegözü sınır kapısında 2013’te 18 insanımızı kaybettiğimiz saldırıyı lanetleyip, hepsini rahmetle andığımızı ve ailelerinin acılarını, üzerinden geçen 12 yıla rağmen bir kez daha paylaştığımızı ifade etmek isterim." dedi.

Terörün ve şiddetin her türlüsünün kınanması gereken bir coğrafyada yaşadığımıza dikkat çeken Özel, "Ne ölenin ne öldürenin dininden, mezhebinden bir mana, bir ayrılık çıkarmamak gereken; terörün her türlüsünü, şiddetin her türlüsünü kınamak gereken bir coğrafyadayız. Aksi davranışların hepsi, yani faili ya da mağduru kimliğine göre nitelendirmek, kodlamak, konuşurken bunlardan bahsetmenin ne kadar tehlikeli ve bu coğrafya açısından ne kadar sakıncalı olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim." diye konuştu.

"BU SINIR KAPISININ İŞLEMESİ, TÜRKİYE’NİN TİCARET AÇISINDAN KAR ETMESİ ANLAMINA GELİYOR"

Cilvegözü Sınır Kapısı'nın 14 ülkeye açıldığını kaydeden Özel, bu sınır kapısının yeniden açılması ve "tıkır tıkır" işlemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Bu sınır kapısına dair de şunu söylemek isterim: Bu sınır kapısı Türkiye’nin 14 ülkeye açılan sınır kapısıdır. Ve bu sınır kapısının tıkır tıkır işlemesi, beklemeden işlemesi sadece buradaki nakliyat emekçisi kardeşlerimizin, tırcı kardeşlerimizin zulüm çekmemesi anlamına gelmiyor; Türkiye’nin ticaret açısından kar etmesi, daha karlı işler yapması, daha çok üretmesi, daha çok kazanması ve kazandırması anlamına geliyor.

Bugün burada sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına uygulanan 50 dolarlık kapı vizesi ticaret açısından, maliyetler açısından son derece sorunlu. Buna yapılan itirazları son derece haklı ve yapılan uygulamayı da hakkaniyetsiz buluyoruz.

Ayrıca buradan bugün Sayın Erdoğan Suudi Arabistan’da. Ümit ederim bu konuda bir ilerleme sağlarlar, ümit ederim ajandasında vardır. Çünkü Suudi Arabistan deyince buradaki insanların aklına, Kaşıkçı cinayetinden beri aradaki ilişkilerin bozulması sonucunda Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye ikili vizeyi kaldırması ve transit vize açısından da sadece 4 günlük vize vermesini; böylelikle de fiilen transit bir yolculuğun ve ardından ticaretin mümkün olmamasını sağlıyor. Çünkü Suriye’de ve diğer ülkelerde geçen zaman Suudi Arabistan’a gidilmesini ve dönülmesini bu sürede imkansız hale getiriyor.

Biz buradan Suudi Arabistan mercileriyle -ki milletvekilimiz Sayın Güzelmansur da bunu birçok kez hem dile getirdi hem diplomatik muhataplara da söylüyoruz- burada mutlaka eskiden olduğu gibi bir ikili vize uygulamasına ve en az, en az vizenin 10 günlük olmasına ihtiyaç vardır. Bunu da ticaret açısından, ihracat açısından son derece kıymetli bulduğumuzu ifade ediyorum.

Hem Türkiye’ye hem Suriye’ye barış, kardeşlik ve huzur ve hep birlikte el ele kalkınma diliyorum. Tabii bu dediklerimiz olduğu anda, hatta bu sürece girildiği anda Türkiye’deki sığınmacıların da memleketlerine dönmesinin imkanları genişleyecektir ve memleketlerine dönmeleri sağlanacaktır. O konuda da önemli teşvik paketlerinin yapılmasını ve Suriye’nin huzuruna sağlanmasıyla birlikte Türkiye’deki zorunlu misafirlerimizin de memleketlerine, ülkelerine bir an önce ulaşmalarını temenni ediyoruz."

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi