Dervişoğlu'ndan Öcalan'a Umut Hakkı talebine çok sert tepki

Dervişoğlu'ndan Öcalan'a Umut Hakkı talebine çok sert tepki
MHP Lideri Bahçeli'nin Öcalan için bir kez daha Umut Hakkı çağrısında bulunmasına İYİ Parti Lideri Dervişoğlu, "Anadolu huzura binlerce Türk'ün Kürt'ün ve bebeklerin katili İmralı canisi umuda değil mezara kavuşuncaya kadar biz buradayız" sözleri ile tepki gösterdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Grup Toplantısı'nda İmralı Süreci ve Suriye'deki gelişmelere de değindi.

Dervişoğlu, Suriye hakkındaki konuşmasında Türkiye'nin son adımlarının partilerinin çizdiği yolu teyit ettiğini savundu. Dervişoğlu, “Devlet bizim dediğimize gelmiştir değerli dava arkadaşlarım. Onlar bozdular. İYİ Parti yaptı. Bundan emin olabilirsiniz.” dedi.

Suriye politikasında uzun süredir yaptıkları uyarıların dikkate alınmadığını belirten Dervişoğlu, sahadaki gelişmelerin haklılıklarını gösterdiğini söyledi. Dervişoğlu, “Mesele terör olunca sonuç üretecek şey askeri kararlılıktır, devlet ciddiyetidir ve sahayı okuyabilen güvenlik aklıdır dedik.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti lideri, Şam yönetimiyle YPG arasında varılan mutabakata ilişkin yorumunda, bu durumun devletin kararlı duruşunun sonucu olduğunu vurguladı:

“Bu Türk Güvenlik bürokrasisinin kararlılığı ve askeri seçeneklerin masada tutulması sayesindedir. Türkiye'nin bekası adına elde edilen ve edilebilecek kazanımların terörist başının yahut yeni yetme APO'cuların dahliyle elde edilmediği ve edilemeyeceği açıktır. PKK'nın ve YPG'nin geri adamı adımı askeri baskı sonucuyla gelmiştir. Gerisi sonradan yazılmış masallardır.

Terör örgütü PKK'nın lideri Öcalan’a siyasi rol biçenleri eleştiren Dervişoğlu şöyle konuştu:

“Öcalan'ı muhatap almanın, onu bir pazarlık unsuru gibi sunmanın ona bir rol siyasi bir rol atfetmenin ne kadar akıl dışı, ne kadar ahlaksız, ne kadar devlet ciddiyetine aykırı olduğu bizzat sahada görülmüştür.

EPSTEİN'DAN GİRİP ÖCALAN'A ATIF YAPTI

PKK ve YPG’nin geri adım atmasının yalnızca askeri baskıyla sağlandığını savunan Dervişoğlu, şöyle bir uyarı da bulundu::

“PKK'yı Suriye'de siyasal makyajla yeniden üretmeye çalışan hiçbir modele ve açılıma asla ama asla göz yummayın.”

“PKK'yı tam ve kalıcı biçimde ezecekken onu dolaylı yollarla yeniden ayağa kaldıracak hiçbir siyasal manevraya sakın ha sakın izin vermeyin” diyen Dervişoğlu, terör örgütünün askeri ve siyasi kapasitesinin tamamen tasfiye edilmesi gerektiğini belirtti.

Son günlerde Türkiye ve dünya kamuoyuna oturan Epstein belgelerine atıf yapan Dervişoğlu, hem İsrail hem de sürece ilişkin partisinin görüşlerini şöyle ifade etti:

"Medyada günlerdir boca edilen şeytani belgeleri resimleri, videoları düşünürken de bu söylediklerimi unutmayın. Şeytanı komplolarda aramaya hiç gerek yok. Depremde kaybolan çocuklarımızı araştırmayan bir zihniyetin kime ve neye hizmet ettiği malumdur. Gazze'de, Doğu Türkistan'da bebeklerin, masumların öldürülmesi ve yok edilmesi de şeytanlığın ta kendisidir. İmralı'daki bebek katilini barış güvercini yapmaya kalkışmak da şeytanlığın ta kendisidir.

Al bayrağa el uzatmak terörü, teröristi kutsamak da şeytanlığın ta kendisidir. Tüm bunlar gizli saklı adalarda ve ayinlerde yaşanmadı. Ben ülkemizde yaşananları söylüyorum. Gözümüzün önünde gerçekleşti. Şeytan ayrıntıda falan gizli değil. Şeytan ayan beyan açıktadır açıkta."

Dervişoğlu, sözlerinin devamında Türkiye’nin süreç ile birlikte 'Başka bir Türkiye' yapılmak istendiğini iddia etti:

"Tüm bunlar bizi kimin yönettiği veya yönetmeye talip olduğu sorusuna götürmektedir. O soruya götürmektedir bunlar bizi. Büyük İsrail'i mi arıyorsunuz? İktidar ve ortaklarının pusulasına bakın. Çeyrek asırdır yaşadıklarımıza bakın. Açın haritaya bakın. Ortadoğu'da hakim ve etkili güç haline getirilmiş olan İsrail nasıl ortaya çıkmıştır? Ayinlerle ve komplolarla mı? Yoksa gün be gün gözümüzün önünde olup bitenlerle mi? Bugün bir İmralı süreci yürütülüyor. Türkiye'yi başka bir Türkiye yapmak istiyorlar. Kim istiyor bunu? Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ortaklığı aynı anda ise iktidar ve komisyoncu tüm ortakları istiyor. "

Dervişoğlu, terör örgütü PKK'nın İsrail tarafından kullanılma ihtimalini öne sürenlere karşı da şöyle konuştu:

"Bize diyorlardı ki İsrail PKK'yı kullanacakmış. Ne yapacakmış kullanıp? Türkiye'yi bölecekmiş. E peki siz ne yapıyorsunuz? Terörist Başı Abdullah Öcalan'ı muhatap alarak Türk yerine Türkiyeli diyerek eşit yurttaşlık adı altında çift kimlikli bir anayasa propagandası yaparak siz neyi yapmış oluyorsunuz. Ey şeytanın ortakları siz neyi yapmış oluyorsunuz?

Türkiye'yi var eden tarihi eğip bükerek, Türk milletini var eden tüm değerleri çiğneyerek bizi önce zihinlerde bölerek ne yapmış olacaksınız. Ey şeytanın ortakları soruyorum size. Bütün bunlar komplo mu? Yoksa gözümüzün önünde yaşananlar mı? İktidar oy peşinde de diğer muhalefet unsurları sanki bunun dışında mı?

Türk bayrağı ile sorunu olanın bizimle selamı olmaz diyorlar. Çok güzel. Güzel de toplumsal barış adı altında cici demokrasi toplantılarına katılanlara bakınca selamdan çok daha fazlasını aldıklarını görüyoruz.

Toplumsal barış diye tarif edilen şey Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti yüzyıllık zulüm düzeni diyenlerle mi olacakmış soruyorum onlara.

Toplumsal barış Lozan'a lanet okuyanlarla mı olacakmış soruyorum onlara. Büyük Türk milletinin aziz evlatları Cumhuriyetin eşit yurttaşları depremle başladık depremle bitirelim. Türkiye'nin sorunu ne imkansızlık ne de kadersizliktir. "

BAHÇELİ'NİN 'ÖCALAN UMUDA' SÖZLERİNE YANIT

Dervişoğlu, konuşmasının sonunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına" sözlerine atıf yaparak şu ifadeleri kullandı:

"Cumhuriyet herkes için adalet demektir. Cumhuriyet geleceği el birliğiyle kurmaktır. Sorumlu siyaset Türk bayrağı ile sorumlu olanlara selam çakmak değil onlara selam bile vermemektir.

Emin olun. Türkiye'yi iyilik kurtaracaktır. O yüzden tavsiyem odur ki kimse kötülerin kayığına binmesin. Gün gelir hesap vermek mecburiyetinde kalırlar. 86 milyon vatandaşımıza vatan olmuş bu mübarek Anadolu huzura binlerce Türk'ün Kürt'ün ve bebeklerin katili İmralı canisi umuda değil mezara kavuşuncaya kadar biz buradayız. Ve artık Cumhuriyeti devlet aklıyla millet vicdanıyla sorumlulukla ve umutla ayağa kaldırmanın vakti gelmiştir. "

"CANİYE UMUT YEŞERTME SİYASİLERİN GÖREVİ DEĞİLDİR"

Öte yandan Dervişoğlu, Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli'nin sözleri hakkında Dervişoğlu şunları ifade etti:

"Anayasa Mahkemelerinin kararlarının uygulanması gecikmiş bir durumdur. O bu zamana kadar söylediklerimiz olaya bakışımızın kefaleti altındadır. Ama bir caniye umut vermeye ya da onun adına bir umut yaşartmaya kalkışmak siyasilerin görevi değildir. Dolayısıyla mahkemelerin karar vereceği meselelere artık siyasetçiler böyle ellerinin hamuruyla bulaşmasınlar diye istiyor ve umudu ediyorum."

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi