CHP'den "Öcalan'a statü" değerlendirmesi

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, MHP Lideri Bahçeli'nin PKK terör örgütü lideri Öcalan için statü önerisiyle ilgili değerlendirmede bulundu. Emir, komisyon raporunu işaret ederek tutarlılık içerisinde olduklarını söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Konuşmasında iktidarın ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Emir; Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) nisan ayı enflasyon verilerine işaret ederek, ekonomik yoksulluğun derinleştiğini söyledi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a yönelik statü talebine ilişkin ise Emir, komisyon raporunu işaret etti.

"TOPLUM ENFLASYON ALTINDA EZİLİYOR"

İktidarın enflasyonla mücadele politikasını eleştiren Emir, "Artık mızrağın çuvala sığmayacağı o kadar açık bir şekilde anlaşıldı ki enflasyonu bitireceklerini iddia ettikleri ekonomik program tamamen çökmüştür, duvara çarpmıştır, tuzla buz olmuştur; Mehmet Şimşek ve ekonomi bürokrasisi çuvallamıştır" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin, dünyada enflasyonun en yüksek olduğu üç ülkeden biri olduğunu kaydeden Emir; asgari ücret ve en düşük emekli aylığıyla geçinenler başta olmak üzere toplumun büyük kesiminin enflasyon altında ezildiğini ifade etti.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmelerine başlanan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde, "varlık barışı" olarak adlandırılan düzenlemenin de bulunduğunu belirten Emir, "Bunu 7 defa getirdiniz. Kimler yararlandı bundan?" sorusunu yöneltti.

Emir, söz konusu düzenlemenin yasalaşması halinde Türkiye'nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından yeniden gri listeye alınma tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

CHP'DEN ÖCALAN'A STATÜ DEĞERLENDİRMESİ

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir; "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan için 'barış süreci koordinatörlüğü' önerisini siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu talep CHP'de nasıl yankı buldu?" şeklindeki soruya şöyle yanıt verdi:

"Biz komisyon sürecinde de, komisyona otururken de, raporumuzu yazarken de ve bugün de, 'Komisyon raporu rafta kalmasın, sözde kalmasın, gelin hem barışı sağlayacak hem de demokratikleşmeyi sağlayacak adımları hep birlikte atalım' derken tutarlılık içerisindeyiz. Türkiye'nin bu sorunlarının aşılması gerektiği noktasında durduğumuz yerde duruyoruz."

CHP'Lİ EMİR'DEN BAHÇELİ'YE YANIT

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin "CHP milletle buluşmayı tercih etsin" sözleri hatırlatılan Emir, "CHP, 19 Mart darbe sürecinden beri milletle iç içe, milletiyle beraber, milli iradeye saygı duyulsun diye eylemler yapan partidir. Milletle buluşma önerisi için kendisine teşekkür ederiz ama biz bunu zaten yapıyoruz. Bu hafta sonu da sahada olacağız. Bu karanlığı nasıl yırtacağımızı konuşacağız" karşılığını verdi.

MHP Genel Başkanı Feti Yıldız'ın CHP'nin "mutlak butlan" davasına ilişkin açıklamasına dair de sorulan soruyu yanıtlandıran Emir, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Artık Türkiye'de yargının bağımsız olmadığı, yargının sarayın talimatı ile iş gördüğü konusunda en ufak bir tereddüt yok. AKP'li yazarlar, yandaş medya, Cumhur İttifakı'nın parçaları... 'Kimse hakimler bağımsız karar verecekler, ona göre hukuk tecelli edecek' demiyor. Herkes 'Hangi karar verilirse hangi sonuç doğar, dolayısıyla saray nasıl bir yol izlemeli?' diye konuşuyor. Yani beyefendiye gidip 'Ya şu CHP'yi parçalasak, bölsek, operasyon yapsak ne iyi olur' diyenler var. Bir de, 'Yapmayalım, bu bütün sistemi çökertir, biz de bunun altında kalırız, Türkiye demokrasisi bunun altında kalır' diyen siyaset bilen kadrolar var diye konuşuluyor. Ama kimse mahkemenin bağımsız karar vereceğini zaten söylemiyor. Dolayısıyla Türkiye'de yargı birazcık bağımsız olsaydı böyle bir dava zaten olmazdı.

Türkiye, çok partili siyasi rejime geçmiş ve 75 yıldır da bunu uygulayan, kırık dökük demokrasisini onarmaya çalışan ama demokrasiyi mutlaka yaşama geçirmesi gereken bir ülke. Bütün sorunlarımızın altında demokrasi ve adalet açığımız yatıyor. Dolayısıyla çok partili siyasi yaşamı böylesine bitirecek, iktidar partisinin yenemeyeceği birinci partiye, 'Ben bunların başkanlarını, yönetimini değiştireyim de daha önceden daha kolay yendiğim kadrolar gelsin, bunun üzerinden yarış yapmış gibi olalım, iktidarımıza sahip çıkalım' diyorsa, bu Türkiye'de çok partili siyasi rejimin bitmesi anlamına gelir. Dolayısıyla bu MHP'nin de sorunudur, diğer siyasi partilerin de sorunudur, AKP'nin de sorunudur. Hepimizin siyaset yaptığı zemin demokratik, çok partili siyasi yaşamdır. Dolayısıyla bizi sandıkta yenmeleri gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin delegelerle seçilmiş yönetimini yenmeleri gerekiyor."

Siyaset Haberleri